Antalya'da Vektör Mücadelesi Bilimsel Yöntemlerle Sürüyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sivrisinek ve vektör mücadelesi çalışmalarını Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle bilimsel olarak sürdürüyor.

Fotoğraf: Antalya Belediyesi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi ile ortak yürüttüğü protokol kapsamında kent genelinde vektör mücadelesi çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Belediye meclisinin haziran ayı toplantısında, bu alanda yürütülen faaliyetler hakkında detaylı sunum yapıldı. Yaklaşık 1700 personelin görev yaptığı saha çalışmaları, halk sağlığını korumak amacıyla aralıksız sürdürülüyor. Yetkililer, bilimsel yöntemlerin uygulanmasının önemine dikkat çekiyor.
Projeye bilimsel danışmanlık yapan Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Antalya'nın 19 ilçesinde yıl boyunca ilaçlama yapıldığını belirtti. Ekiplerin rögarlar, fosseptikler ve kanalizasyon hatlarında düzenli denetim gerçekleştirdiği kaydedildi. Çetin, yürütülen çalışmalar sayesinde kentte sivrisinek kaynaklı salgın hastalık vakalarının görülmediğini vurguladı. Antalya’nın yılda yaklaşık 20 milyon yerli ve yabancı turist ağırladığını hatırlatan Çetin, nüfus yoğunluğunun hassasiyeti artırdığına dikkat çekti.
Vektör Mücadelesinde 1700 Personel Görev Yapıyor
Yapılan açıklamada, kentin coğrafi yapısı, yoğun sera tarımı ve su kaynaklarının vektör mücadelesi çalışmalarını zorlaştırdığı ifade edildi. Tüm bu zorluklara rağmen saha ekiplerinin önemli bir başarı elde ettiği dile getirildi. Çalışmalar sonucunda sıtma, Batı Nil virüsü ve Kırım Kongo kanamalı ateşi gibi bulaşıcı hastalıklara rastlanmadığı belirtildi. Prof. Dr. Çetin, sıfır sivrisinek hedefinin bilimsel açıdan mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
Sivrisinekle mücadelenin sadece geceleri yapılan sokak ilaçlamasından ibaret olmadığı vurgulandı. Prof. Dr. Çetin, asıl etkinin larva döneminde yapılan taban mücadelesi ile sağlandığını aktardı. Gece ilaçlamalarının toplam başarıya katkısının yalnızca yüzde 10 ile 20 arasında olduğunu bildirdi. Kentte 500 binden fazla fosseptik ve binlerce tarımsal sulama havuzu bulunduğuna dikkat çekildi. Bu alanların tamamında ekiplerin yıl boyu kimyasal ve biyolojik önlemler aldığı açıklandı.
Mücadele Larva Döneminde Başlıyor
Antalya'nın son 65 yılın en yağışlı Mayıs aylarından birini geçirmesi nedeniyle taban su seviyelerinin yükseldiği belirtildi. Bu durumun üreme alanlarını artırdığı, kıyı kesimlerinde durgun suların çoğaldığı ifade edildi. En küçük su birikintilerinde bile sivrisineklerin üreyebileceğine işaret eden uzmanlar, halkı dikkatli olmaya çağırdı. Özellikle Asya kaplan sivrisineğinin gündüz saatlerinde de aktif olduğu ve hızla çoğaldığı uyarısı yapıldı. Bu sivrisinek türünün tek seferde yaklaşık 400 yumurta bırakabildiği aktarıldı.
Vektörle mücadelede belediye ekiplerinin yanı sıra vatandaşların da önemli rolleri olduğu hatırlatıldı. Evlerin bahçelerinde, saksı diplerinde ve açık alanlarda su biriktirilmemesi gerektiği önemle vurgulandı. Prof. Dr. Çetin, durgun suların sivrisinekler için elverişli üreme noktaları oluşturduğunu belirtti. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bu konuda Türkiye'ye örnek bir çalışma yürüttüğü ve bilimsel uygulamaları ön planda tuttuğu kaydedildi. Çalışmaların başarısı için toplumsal bilincin ve iş birliğinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Kaynak: Antalya Belediyesi
Sıkça Sorulan Sorular
Antalya'da vektör mücadelesinde kaç personel görev yapıyor?
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin vektör mücadelesi kapsamında yaklaşık 1700 personel saha çalışmalarında görev yapıyor.
Gece yapılan sivrisinek ilaçlamaları ne kadar etkili?
Prof. Dr. Hüseyin Çetin'e göre gece ilaçlamalarının toplam başarıya katkısı yalnızca yüzde 10 ile 20 arasında. Asıl etki, larva döneminde fosseptik, rögar ve sulama havuzlarında yapılan taban mücadelesiyle sağlanıyor.
Antalya'da sivrisinek kaynaklı salgın hastalık görülüyor mu?
Yürütülen çalışmalar sayesinde kentte sıtma, Batı Nil virüsü ve Kırım Kongo kanamalı ateşi gibi bulaşıcı hastalık vakalarına rastlanmıyor.
Vatandaşlar sivrisinek mücadelesine nasıl katkı sağlayabilir?
Uzmanlar, ev bahçelerinde, saksı diplerinde ve açık alanlarda su biriktirilmemesini öneriyor; çünkü en küçük su birikintisi bile sivrisinekler için üreme ortamı oluşturuyor.
