1975 yılında Ankara'da dünyaya gelen Zeynep Zeren Göktan, yeni medya, video, fotoğraf ve enstalasyon gibi farklı alanları birleştiren disiplinlerarası çalışmalarıyla çağdaş Türk sanat dünyasının önde gelen isimlerinden biridir. Bilkent Üniversitesi'ndeki eğitiminin ardından ABD'de de sanat eğitimini sürdüren başarılı akademisyen, toplumsal hafızayı diri tutan projeleri ve insan psikolojisini irdeleyen sergileriyle tanınmaktadır. Yaratıcı üretimlerinde sıklıkla yaşam, ölüm ve zaman kavramlarını merkeze alan Göktan, özellikle toplumsal duyarlılık oluşturan dijital çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştır.
Akademik Altyapı ve İlk Sanatsal Serüven
Göktan, yükseköğrenimini Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümünde tamamladı. Sanat eğitimi yolculuğuna aynı üniversitenin Resim Bölümünde yüksek lisans yaparak devam etti. Genç sanatçı, ilk kişisel sergisini 1997 yılında Maçka Sanat Galerisi bünyesinde sanatseverlerle buluşturdu. Bundan iki yıl sonra ikinci kişisel sergisini açtı. "Ekmek Adına, Toprak Uğruna" ismini taşıyan bu sergi, Sabancı Üniversitesi Karaköy İletişim Merkezi Kasa Galeri'de gerçekleştirildi. Akademik çalışmalarına yurt dışında devam etmek isteyen Göktan, 2000-2003 yılları arasında ABD'ye gitti. Boston Tufts Üniversitesi'ne bağlı Boston Güzel Sanatlar Müzesi Okulu'nda medya sanatları alanında çalışmalar yürüten Göktan, buradaki süreci başarıyla tamamlayarak ikinci yüksek lisans derecesini almaya hak kazandı.
Disiplinlerarası Üretimler ve Uluslararası Başarılar
Yurda dönüşünün ardından Göktan, 2004 yılındaki "Günümüz Sanatçıları İstanbul Sergileri" kapsamında özgün bir çalışmaya imza attı. Ses düzenlemesiyle desteklenen tabut şeklindeki zımbalı objesiyle, yaşam ve ölüm ekseninde insanlığın durumunu sorguladı. Ertesi yıl Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi'ndeki bir sergide "Ekmek Kuşağı" isimli animasyonu yer buldu. İdil Elveriş ile "Hepimiz Gönüllüyüz" videosunu hazırladı. Bu eser, 2007'de İstanbul Bienali'nde, ardından Torino ve Moskova'daki uluslararası sanat etkinliklerinde sergilendi. Göktan, 2009 yılında "İade-i Ziyaret" adlı kültür projesi kapsamında bölge ülkelerine seyahat etti. Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve İran'ı kapsayan bu yolculukta katılımcı sanat projeleri yürüttü. 2010 yılında Akbank Sanat'ta "İç-sel" sergisini açtı. Bu çalışmasında, modern yaşamın hızı nedeniyle insanların ıskaladığı zamanı içselleştirme çabasını konu edindi. İstanbul Modern Sanat bünyesindeki "Tekinsiz Karşılaşmalar" sergisine 2011 yılında katıldı. Burada sergilenen "Siyah Kuğu Vakası" adlı fotoğraf serisiyle, öngörülemeyen rastlantısal gelişmeleri görselleştirdi.
Toplumsal Bellek, Kadın Hakları ve Dijital Anıt
Sanatçının geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan en önemli ve etkili çalışması, Türkiye genelinde işlenen kadın cinayetlerine karşı toplumsal bir farkındalık yaratmak amacıyla 2013 yılında hayata geçirdiği Sayaç isimli disiplinlerarası projesidir. Bu proje, boncuklarla dokunan sembolik kefen örtülerinin sergilendiği fiziksel bir sergiyle başladı. Bununla kalmayıp, şiddet kurbanı kadınların isimlerini yaşatmak adına anitsayac.com adresinde dijital bir anıt oluşturdu. Göktan, bu internet sitesinin veri tabanına eklenecek hiçbir vaka kalmayana dek güncelleneceğini belirtmiştir. Toplumsal belleği canlı tutan bu çalışmanın web tabanı halen güncellenmeye devam etmektedir.
Sanatçı, ilerleyen yıllarda Galeri Nev'in "Monomit" ve "Altın Çağ" gibi önemli grup sergilerine katıldı. Maçka Sanat Galerisi'ndeki sergide de yer aldı. Göktan, 2017'de üretimine başladığı siyah beyaz fotoğraflardan oluşan Derin Mavi serisini 2021 yılında tamamladı. Galeri Nev'de sergilenen bu seride, kadın bedeninin varoluşu ve direnişi terazi ağırlıkları kullanılarak görsel bir dille aktarıldı.
Sanatçının öne çıkan sergilerinden bazıları şunlardır:
- Maçka Sanat Galerisi'ndeki ilk kişisel sergi (1997)
- Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri'deki "Ekmek Adına, Toprak Uğruna" sergisi (1999)
- Akbank Sanat bünyesinde açılan "İç-sel" kişisel sergisi (2010)
- İstanbul'da açılan ve geniş ses getiren Sayaç sergisi (2013)