Mustafa Yılmaz Kurt adıyla bilinen ve Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden biri olan Yılmaz Onay, epik tiyatro ekolünün Türkiye'deki gelişimine yön veren değerli bir yönetmen, oyun yazarı ve mühendistir. 20 Nisan 1937 tarihinde Gaziantep'in Üçkubbe köyünde dünyaya gelen Onay, hem sanat dünyasında hem de mühendislik alanında iz bırakan bir kariyere imza atmıştır. Hayatı boyunca toplumcu gerçekçi bir sanat anlayışını savunan aydın, ülkemizin tiyatro tarihini şekillendiren reji çalışmaları, özgün yazınsal eserleri ve çevirileriyle tiyatro sahnesine derinlik kazandırmıştır. 9 Ocak 2018 tarihinde Bodrum'da hayata gözlerini yuman usta sanatçı, geride devasa bir kültür mirası bırakmıştır.
Mühendislik ve Sanatın Kesişimi
Aslen Elâzığ'nın Ağın ilçesinden olan Yılmaz Onay, ilkokul öğretmeni Cevat Bey ile ev hanımı Sıdıka Hanım'ın oğludur. Çocukluk yıllarında babasının tayini nedeniyle ailesiyle birlikte Ankara'ya taşınmış ve eğitim hayatına burada yön vermıştir. Ankara'daki Ulus İlkokulu'ndan 1948 yılında, Cebeci Ortaokulu'ndan 1951 yılında mezun olduktan sonra lise eğitimini 1955 yılında Gazi Lisesi'nde tamamlamıştır. Yükseköğrenim için İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nü tercih eden Onay, 1960 yılında buradan mezun olmuştur. Öğrencilik yıllarında burs kazanarak dört ay boyunca Batı Berlin'de stajyer öğrenci olarak bulunmuş, bu süreç onun sanat vizyonunu beslemiştir. Üniversiteden mezun olduktan sonra mesleğini icra ederken bir yandan da yüksek lisans eğitimini sürdürmüştür. Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde proje mühendisi olarak on iki yıl boyunca görev alan Onay, daha sonra TÜBİTAK Yapı Araştırma Enstitüsü'nde araştırma uzmanı olarak çalışmış ve 1980 yılında emekliliğe ayrılmıştır. Mühendislik kariyeri boyunca teknik içerikli bilimsel kitaplar kaleme alan Onay, binaların taşıyıcı sistem giderleri üzerine önemli çalışmalar yayımlamıştır. Kendisi iki mesleği bir arada başarıyla yürütmüştür.
Epik Tiyatro ve Toplumsal Mücadele
Tiyatroya olan tutkusu İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarında, İTÜ Tiyatrosu ve Genç Oyuncular topluluğu bünyesinde sahneye çıkmasıyla başlamıştır. Zamanla oyunculuktan yönetmenliğe yönelen sanatçı, Ankara Deneme Sahnesi ve Ankara Sanat Tiyatrosu gibi Türk tiyatrosunun mihenk taşlarında reji çalışmaları yapmıştır. Alman Akademik Değişim Servisi bursuyla gittiği Almanya'da Eugene Ionesco'nun oyunlarını farklı milletlerden gençlerle sahneye koyarak uluslararası tecrübe edinmiştir. Türkiye'ye döndükten sonra tiyatro alanındaki faaliyetlerini hızlandıran Onay, Sermet Çağan'ın yapıtlarından uyarladığı Savaş Oyunu ile ödüller kazanmış, Yaşar Kemal'in eserinden uyarlanan Uzun Dere oyunuyla Nancy Uluslararası Tiyatro Festivali'nde büyük ödüle lâyık görülmüştür. Profesyonel tiyatro alanındaki ilk büyük reji çalışmasını Bertolt Brecht'in eseriyle gerçekleştiren yönetmenin bu oyunu, dönemin sıkıyönetim kararlarıyla yasaklanmış ve topluluk kapatılmıştır. Bu yasak büyük yankı uyandırmıştır. Bu baskıcı sürecin ardından yurt dışında stajyerlik yapan sanatçı, Ankara'da Çağdaş Sahne'nin kuruluşunda yer alarak tiyatro mücadelesini sürdürmüştür. İşçi sınıfının demokratik hak arayışlarına da destek veren Onay, Türkiye İşçi Partisi bünyesinde siyaset yapmış ve İşçi Kültür Derneği'nin genel başkanlığını üstlenmiştir. Darbe sonrasında aydınların sesini duyurmak adına Bilim ve Sanat Dergisi'nin kuruluşuna öncülük etmiş, derginin kültür sanat editörlüğünü yürüterek geniş kesimlerin bir araya gelmesini sağlamıştır.
Uluslararası Başarılar ve Kültürel Miras
Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Amsterdam ve Paris gibi Avrupa şehirlerinde oyunlar sahneleyen sanatçı, çocuk oyunları da yazarak barış temalı eserlerini Alman tiyatrolarıyla buluşturmuştur. Sanatçının Ölümü adlı dramatik eseri birçok ülkede sahnelenmiş ve prestijli ödüller kazanmıştır. Yazılar Filmatik isimli romanı ise beyaz perdeye aktarılarak geniş izleyici kitlelerine ulaşmıştır. İstanbul'a yerleştikten sonra Devlet Tiyatroları'nda uzun yıllar yönetmen olarak çalışan Onay, emekliliğinin ardından da üretmeye devam etmiştir. Kendisi dur durak bilmeden üretmiştir. Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nin geleneksel etkinliklerinde şairin yapıtlarını sahneye koyan sanatçı, tiyatro teorisine dair kitaplar kaleme almış ve Bertolt Brecht, Henrik Ibsen ile Maksim Gorki gibi dünya klasiklerini dilimize kazandıran zengin bir çeviri arşivi bırakmıştır. Yurdanur Onay ile evli olan ve Gökhan adında bir erkek çocuk babası olan usta yönetmen, hayatının son otuz yılını geçirdiği Bodrum'da solunum yetmezliği sebebiyle vefat etmiştir. Geride çok zengin bir külliyat kalmıştır. Sanatçının adını yaşatan belgesel çalışmaları ve tiyatro ödülleri, onun Türk kültür dünyasındaki sarsılmaz yerini simgelemektedir.
Yazarın kaleme aldığı ve tiyatro sahnelerinde geniş yankı uyandıran özgün tiyatro oyunlarından bazıları şunlardır:
- İşçi Sınıfının Açık Oturumu (1978)
- Tren Gidiyor (1984)
- Bu Zamlar Bana Karşı (1985)
- Dev Masalı (1985)
- Şarkılarımız Ölmesin (1985)
- Sanatçının Ölümü (1986)
- Prometheia (1993)
