Türk siyasi tarihinin en hareketli ve kritik dönemlerinde önemli roller üstlenen devlet adamı Yasin Haşimoğlu (Yasin Akdağ), Oltu Şura Hükümeti'nin Türkiye Cumhuriyeti ile bütünleşmesinde tarihi bir köprü görevi görmüştür. Erzurum'un Oltu ilçesinde 1895 senesinde dünyaya gelen Haşimoğlu, bölgesel direniş hareketlerinden parlamentoya uzanan çok yönlü kariyeriyle dikkat çeker. Başarılı siyasetçi, 15 Nisan 1986'da aramızdan ayrılmıştır. Onun mirası bugün saygıyla anılmaktadır. TBMM'nin ilk dönem milletvekilleri arasında yer alarak yerel idareden ulusal meclise geçiş sürecinin öncülerinden biri olmuştur.
Siyasi ve askeri arenada adından söz ettiren Haşimoğlu, ömrü boyunca milli davaya hizmet ederken çok sayıda kritik vazife üstlenmiştir:
- Rus Hükümeti bünyesinde devlet memurluğu ve öğretmenlik hizmetleri,
- Bakü İslam Hayır Cemiyeti Yetim Yurdu Müdürlüğü gibi insani faaliyetler,
- Kars Tabyaları Muhafız Bölük Komutanlığı ile askeri ve savunma alanındaki kritik görevler,
- Osmanlı Meclis-i Mebusanı ve sonrasında TBMM Birinci Dönemi bünyesinde mebusluk.
Rusya'daki Eğitim Yılları ve İlk Kamu Görevleri
Yasin Haşimoğlu, eğitim hayatının önemli bir bölümünü sınırın ötesinde geçirerek Rusya'da ortaokul öğrenimini tamamlamıştır. Bu süreçte kazandığı birikimle Rus Hükümeti çatısı altında devlet memurluğu görevinde bulunarak idari mekanizmaları yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Burada edindiği tecrübeler, onun ilerleyen yaşlarda yürüteceği büyük idari sorumlulukların temelini oluşturmuştur. Aldığı eğitimi ve edindiği derin tecrübeleri kendi insanına aktarmak amacıyla Bağçecik Köyü'nde öğretmenlik yaparak genç nesillerin yetişmesine katkı sağlamıştır. Eğitime verdiği bu destek, onun toplumsal kalkınmaya olan inancını en net şekilde ortaya koyan adımlardan biridir. Sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden idealist isim, ardından Bakü İslam Hayır Cemiyeti bünyesindeki Yetim Yurdu Müdürlüğü pozisyonunu üstlenmiştir. Orada kimsesiz yavruların korunması, barınması ve eğitimiyle yakından ilgilenerek hayati bir insani göreve imza atmıştır.
Cephelerden Parlamentoya Direniş Ruhu
Doğu sınırlarında yaşanan büyük çalkantılar ve askeri hareketlilik, Haşimoğlu'nu vatan savunmasında da aktif vazifeler üstlenmeye yönlendirmiştir. Kars Tabyaları Muhafız Bölük Komutanlığı görevini başarıyla yürüterek askeri strateji ve güvenlik konularında önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu kritik süreçte gösterdiği liderlik yetenekleri, bölgesel güvenliğin sağlanmasında büyük bir pay sahibi olmasını sağlamıştır. Vatan topraklarının korunması adına Oltu Hükümet Kuvvetlerine katılarak yerel savunma hattının kurulmasında aktif bir rol oynamıştır. Bölgenin kurtuluşu için canla başla mücadele eden direniş kuvvetlerine verdiği destek, onu bölge halkının gözünde bir kahramana dönüştürmüştür. Buradaki üstün gayretleri, kendisini bölgesel temsilde ön plana çıkarmış ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meclise taşımıştır. Nitekim Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın son dönemi olan dördüncü yasama döneminde Oltu mebusu sıfatıyla görev yapan Haşimoğlu, bölge halkının haklarını savunmak ve milli davanın sesini duyurmak adına payitahtta aktif faaliyetler yürütmüştür.
Oltu Şura Hükümetinden TBMM'ye Tarihi Katılım
Milli Mücadele'nin en kritik ve en hassas safhalarından birinde bölgesel bir irade olarak Oltu Şura Hükümeti kurulmuştur. Haşimoğlu, bu yerel yönetimin ve halkın meşru temsilcisi olarak Ankara'da yeni kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilmiştir. Temsil yetkisiyle Ankara'ya gelen deneyimli siyasetçi, TBMM bünyesine resmen kabul edilerek yasama çalışmalarına hızlıca başlamıştır. Onun bu meclise kabulü, Anadolu'daki bütünleşme hareketinin ve milli birliğin sağlanmasının en güzel örneklerinden birini teşkil etmiştir. Tarihler 17 Mayıs 1920'yi gösterdiğinde, Oltu Şura Hükümeti'nin Türkiye Cumhuriyeti ile birleşme kararı resmen yürürlüğe girmiştir. Bu tarihi entegrasyon neticesinde Yasin Haşimoğlu, TBMM Birinci Dönem Oltu Milletvekili unvanını kazanarak parlamento tarihindeki seçkin yerini almıştır. Ankara'daki yasama faaliyetlerinde aktif çalışarak yeni devletin kuruluş aşamasında tarihi nitelikteki pek çok kararın altında imzası bulunmuştur.