Vedat Dalokay, Cumhuriyet döneminin en yenilikçi çizgilerine imza atmış efsanevi bir mimardır. Aynı zamanda yerel yönetim anlayışını kökten değiştiren cesur bir siyasetçi olarak da tanınır. 10 Kasım 1927 tarihinde Elazığ'da dünyaya gelen Dalokay, özellikle 1973 ile 1977 yılları arasında yürüttüğü Ankara Belediye Başkanlığı döneminde kentin çehresini modern dokunuşlarla yeniden şekillendirmiştir. Başkentin ulaşım ağından yeşil alanlarına kadar geniş bir yelpazede unutulmaz izler bırakmıştır. Vizyoner tasarımları ve toplumsal belediyecilik felsefesiyle adını Türkiye'nin şehircilik tarihine yazdırmıştır.
Eğitim Hayatı ve Mimarlık Serüveni
İlk, orta ve lise eğitimini memleketi Elazığ bünyesinde tamamlayan Dalokay, yükseköğrenim için İstanbul'un yolunu tuttu. 1949 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi diplomasını alarak meslek hayatına ilk adımını attı. Mezuniyetinin hemen ardından, 1950-1951 yıllarında PTT ve Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde mimarlık görevini üstlendi. Kendini geliştirmek amacıyla Fransa'ya giden genç mimar, 1951-1952 döneminde Paris'teki ünlü Sorbonne Şehircilik Enstitüsü kapsamında lisansüstü çalışmalar gerçekleştirdi. Türkiye'ye döndükten sonra, 1954 yılında başkent Ankara'da kendi özel mimarlık atölyesini kurarak bağımsız tasarımlar üretmeye başladı. Mesleki örgütlenmeye büyük önem veren Dalokay, 1964-1968 yılları arasında Ankara Mimarlar Odası Şube Başkanlığı ve oda genel sekreterliği görevlerinde bulunarak meslektaşlarının haklarını savundu.
Ankara'da İz Bırakan Belediye Başkanlığı
Vedat Dalokay, 1973 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında girdiği yerel seçimlerde, Ankaralı seçmenlerin %62 gibi rekor bir desteğini kazanarak Ankara Belediye Başkanı seçildi. Görevini 1977 yılına kadar büyük bir gayretle sürdürdü. Bu süreçte ulaşımı kavşaklar yoluyla düzenledi. Bu özgün kavşak düzenlemeleri nedeniyle halk arasında kendisine sevecen bir yaklaşımla "Göbekçi Dalokay" lakabı takıldı. Şehrin kalbi sayılan Sıhhiye meydanına yerleştirilen ikonik Hitit Güneşi Anıtı ve Lozan Meydanı onun başkanlığı döneminde hayata geçirildi. Dalokay, yeşil alan üretimine büyük önem vererek bugün de kentin akciğerleri olan önemli rekreasyon alanlarını başkente kazandırdı. Bu vizyoner çabaların meyvesi olarak şu yeşil alanlar kuruldu:
- Altınpark rekreasyon alanı onun döneminde inşa edildi.
- Abdi İpekçi Parkı yeşil alanı başkente kazandırıldı.
- Kuğulu Park dinlenme bölgesi halkın hizmetine sunuldu.
- Seğmenler Parkı doğal yaşam alanı kuruldu.
Ayrıca modern şehirciliğin Türkiye'deki öncü adımları niteliğindeki devasa yerleşim hamleleri olan Batıkent ve Uydukent projelerinin hazırlık çalışmaları yine onun döneminde tamamlandı. Dört yıllık yoğun mesainin ardından, 1977 yerel seçimlerinde belediye başkanlığı koltuğunu %52 oyla seçilen Ali Dinçer'e devretti. Kent yönetimi tekrar odağında olmadı. Bu dönemden sonra serbest mimarlık yapmaya devam etti. 1984 mahalli seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti (SODEP) üzerinden Ankara belediye başkanlığı için tekrar adaylığını koysa da seçilemedi.
Uluslararası Başarılar ve Mimari Mirası
Yeniden serbest mimarlık faaliyetlerine ağırlık veren Dalokay, geleneksel yapı kalıplarını yıkan avangart tasarımlara yöneldi. Çeşitli mesleki yayınlarda kentleşme, gecekondu sorunları, yerel yönetimler ve dinsel mimarlık üzerine ufuk açıcı makaleler kaleme aldı. Çok sayıda ulusal ve uluslararası yarışmaya katılan dahi mimar, kariyeri boyunca 13 tanesi birincilik ödülü olmük üzere pek çok saygın derece kazandı. Küresel çapta ses getiren ve birincilik elde ettiği en önemli projeler şunlardır:
- İslamabad Kral I. Faysal Camii tasarımı Pakistan'da birinci oldu.
- Pakistan Ulusal Anıtı projesi birincilik kazandı.
- Cidde İslam Kalkınma Bankası Genel Merkezi Suudi Arabistan'da birinci seçildi.
- Pakistan Başbakanlık Kompleksi projesiyle birincilik elde etti.
- İstanbul Taksim Alanı projesi yarışmasında birinci oldu.
Ayrıca Akdeniz kıyısındaki ünlü Alanya Belediyesi hizmet binası da onun çizdiği özgün projeler arasında yer alır. Ancak Dalokay'ın meslek hayatında derin iz bırakan bir haksızlık da yaşandı. 1958 yılında Ankara Kocatepe Camii için açılan tasarım yarışmasında birinci olan projesinin inşasına başlanmıştı. Temelleri atılmış olmasına rağmen, geleneksel cami mimarisi dışına çıktığı gerekçesiyle muhafazakar kesimlerin yoğun baskısı sonucunda proje durduruldu ve yerine klasik Osmanlı çizgileri taşıyan bugünkü yapı inşa edildi.
Edebi Yönü, Ailesi ve Beklenmedik Ayrılık
Vedat Dalokay sadece bir mimar değil, aynı zamanda kalemini çocukların dünyasını renklendirmek için kullanan hassas bir yazardı. Kaleme aldığı "Kolo" isimli çocuk öyküsüyle, 1980 yılında prestijli Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü'ne layık görüldü. Eser, vefatından sonra da ödüllendirildi. American Library Association tarafından 1995 yılında verilen Mildred L. Batchelder Ödülü bu başarının tescili oldu. Özel hayatında iki evlilik gerçekleştiren mimarın ilk eşi Birsel Onaran'dan Belemir, Hakan ve Sibel isimli üç çocuğu dünyaya geldi. İkinci eşi Ayça Dalokay'dan ise Barış ve Gözde isminde iki evladı oldu.
Hayatının son döneminde Kayseri Kocasinan Belediyesi'nin düzenlediği hizmet binası proje yarışmasını kazanan ünlü mimar, bu tasarımla ilgili hazırlıkları sürdürmekteydi. Ne yazık ki bu son projesini tamamlayamadan, 21 Mart 1991 tarihinde Kayseri yolculuğu sırasında Kırıkkale yakınlarında feci bir trafik kazası geçirerek aramızdan ayrıldı. Acı kaza Kırıkkale yakınlarında gerçekleşti. Dalokay burada hayata gözlerini yumdu. Kazada eşi ve oğlu da öldü. Henüz 64 yaşındayken gerçekleşen bu acı kazada eşi Ayça Dalokay ve oğlu Barış Dalokay ile birlikte hayata gözlerini yuman usta mimarın cenazesi, başkentteki Cebeci Asri Mezarlığı topraklarında ebedi istirahatgâhına tevdi edildi.