Umut Sarıkaya, 26 Nisan 1980 tarihinde Sivas'ın Divriği ilçesinde dünyaya gelen, Türk mizahının en kendine özgü karikatürist ve yazarlarından biridir. İlkokul öğretmeni bir baba ve işçi bir annenin evladı olarak hayata gözlerini açan sanatçı, henüz bir yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Çayırbaşı mahallesine yerleşti. Lise eğitimini babasının yönlendirmesiyle fen bilimleri alanında tamamlayan Sarıkaya, bu süreçte ağabeyinin eve getirdiği Leman dergisi vesilesiyle karikatür dünyasına adım attı. İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi mezunu olan ünlü çizer, kısa süren mühendislik kariyerini geride bırakarak tamamen çizgiye ve yazıya odaklandı.
Mühendislikten Mizah Dünyasına Geçiş
Karikatür çizmeye lise yıllarında heves eden Sarıkaya, 1996 yılında girdiği İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesindeki eğitimi boyunca da bu tutkusundan kopmadı. Amatör çizimleri Leman dergisinin genç çizerler köşesinde okuyucuyla buluştu. Ahmet Yılmaz ve Cem Yılmaz gibi isimlerden esinlenerek ürettiği bu ilk işleri, Kaan Ertem tarafından özgünlükten uzak olduğu gerekçesiyle eleştirildi. Bu süreçte pek çok dergiye katkı sundu:
- HBR Maymun
- Aksak Kurbağa
- Soytarı
- Solak
- Atom
2001 senesinde "Gemi Kökenli Deniz Kirlenmesi" başlıklı bitirme teziyle mezuniyetini alan Sarıkaya, vatan borcunu kısa dönem askerlik olarak ödedikten sonra Tuzla'da dört ay boyunca mesleğini icra etti. Sosyal olma zorunluluğunun getirdiği baskı nedeniyle mesleğe veda eden çizer, 2002 yılında Kemik dergisinde hazırladığı köşelerle profesyonel mizah yolculuğuna başladı.
Penguen ve Uykusuz Yılları
Kemik macerasının ardından Penguen dergisine geçiş yapan usta mizahçı, burada adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Bülent Üstün'ün isim babalığını üstlendiği "İşimdeyim Gücümdeyim" köşesi ve kendi hayatından izler taşıyan "Benim de Söyleyeceklerim Var" başlıklı samimi yazılarıyla büyük bir hayran kitlesi edindi. Çizerlik serüveni sürerken, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü çatısı altında akademik kariyerini de sürdürmeye çalışıyordu. Dönüm noktası ise 2007 yılında yaşandı. Penguen'den ayrılan arkadaşlarıyla Uykusuz'u kurdu. Bu gelişmeyle birlikte lisansüstü eğitimini de yarıda bıraktı. Uykusuz bünyesinde uzun yıllar boyunca en popüler köşelere imza atan çizer, 2014 senesinin sonlarına doğru sürpriz bir kararla dergiden ayrılarak çalışmalarına ara verdi.
Bağımsız Bir Girişim: Naber Dergisi
Uykusuz'daki köşesini aniden bıraktıktan sonra tamamen kendi projesine odaklanan Sarıkaya, 2015 yılında Naber adlı üç aylık mizah dergisini çıkardı. Aslında bu projenin fikri ilk kez 2008 yılında gündeme gelmiş ancak o dönem hayata geçirilememişti. YouTube üzerinden paylaşılan "Perpetium Mobile" isimli çizgi hikayenin fragmanıyla müjdelenen dergi, 26 Şubat 2015 günü okurlarla buluştu. İlk sayısı tamamen tek bir ismin, yani Sarıkaya'nın kaleminden ve fırçasından çıkan Naber, kısa sürede şirketleşerek kurumsal bir kimlik kazandı. Sonraki sayılarda kadrosunu genişleten dergiye Bülent Üstün 'Rak Müzik' bölümüyle, Cihan Kılıç ise 'Kral'ın Dönüşü' ve 'Bir Cinayetin Anatomisi' çizgi hikayeleriyle katkı sağladı. Sarıkaya, bu özgün yayını çıkarmaya devam etmektedir.