1959 yılında Trabzon'da dünyaya gözlerini açan Tayfun Pirselimoğlu; Türk sineması, edebiyatı ve görsel sanatlarında derin izler bırakmış çok yönlü bir sanatçıdır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ndeki eğitimini tamamladıktan sonra Avusturya'ya yönelen Pirselimoğlu, Viyana Uygulamalı Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim ve gravür alanlarında uzmanlaştı. Yaratıcı serüvenine ressamlıkla başlayan usta isim, eserlerinde toplumsal ve bireysel temaları özgün bir dille işlemektedir.
Tuvalden Kaleme Ulaşan Sanat Yolculuğu
Viyana'da aldığı nitelikli akademik eğitimin ardından Tayfun Pirselimoğlu, fırçasını ve gravür yeteneğini dünyanın dört bir yanına taşıdı. Bu serüvende Viyana, İstanbul, Ankara, Budapeşte ve Tallinn gibi önemli kültür başkentlerinde kişisel ve ortak sergiler düzenledi. Sanatçı, kurucularından olduğu Akademie Genius adlı bağımsız sanat inisiyatifinde sinema, senaryo yazımı ve resim alanlarında dersler verdi. Viyana, Atina ve Ankara'da düzenlediği sinema atölyeleriyle yeni nesil sinemacılara rehberlik etti. Pirselimoğlu'nun üretken dünyası sadece resimle sınırlı kalmadı. Edebiyatta da son derece üretken bir portre çizdi. 1996 yılında yayımlanan ilk romanı Çöl Masalları ile başlayan yazın yolculuğu, zaman içinde zenginleşerek devam etti. Yazar, romanlarının yanı sıra 2009 yılında Otel Odaları isimli bir öykü kitabını da okurların beğenisine sundu.
Yazarın edebiyat dünyasına kazandırdığı başlıca eserler şunlardır:
- Çöl Masalları (1996)
- Kayıp Şahıslar Albümü (2002)
- Malihulya (2005)
- Şehrin Kuleleri (2005)
- Otel Odaları (2009)
- Harry Lime'in En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adam'a Övgü (2012)
- Kerr (2014)
- Berber (2016)
- Çölün Öbür Tarafı (2018)
- Kadastrocu (2021)
Beyaz Perdede Özgün Bir Yönetmenlik Ekolü
Sinema kariyerine ilk olarak senaryo yazarlığı ile başlayan Tayfun Pirselimoğlu, bu alanda birçok kısa ve uzun metrajlı filme imza attı. Yönetmenlik koltuğuna ilk kez 1999 yılında Dayım adlı kısa filmle oturdu. Bu başarılı başlangıcı, 2002 yılında çektiği ve yapımcılığı ile senaristliğini de üstlendiği Il Silenzio è d'Oro (Sükut Altındır) takip etti. Yönetmenin ilk uzun metrajlı sinema filmi olan Türkiye-Almanya ortak yapımı Hiçbiryerde, 2002 yılında izleyicilerle buluştu. Uluslararası festivallerde büyük beğeni toplayan bu yapım, Montreal Dünya Film Festivali'nde Jüri Özel Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Pirselimoğlu, ardından sinema tarihinde derin izler bırakan üçlemesini sırasıyla Rıza (2007), Pus (2009) ve Saç (2010) filmleriyle hayata geçirdi. Bu üçlemede yönetmen, senarist ve yapımcı rollerinin tamamını üstlendi. İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale kazanan Saç filmi, Pirselimoğlu'nun yönetmenlik gücünü bir kez daha tescilledi.
Kerr ve Uluslararası Başarılar
Yönetmenlik kariyerini 2013 yapımı Türkiye-Yunanistan-Fransa ortaklığıyla çekilen Ben O Değilim ile sürdüren Pirselimoğlu, bu yapımla Roma Film Festivali'nde En İyi Senaryo Ödülü'nü kazandı. 2017 yılında sinemaseverlerle buluşan Yol Kenarı filmi ise yurt içi ve yurt dışındaki prestijli festivallerden En İyi Yönetmen ödülleriyle döndü. Tayfun Pirselimoğlu'nun son uzun metrajlı filmi olan Kerr ise 2021 yılında izleyiciyle buluştu. Kendi romanından beyaz perdeye uyarlanan bu film, babasının cenazesi için geldiği kasabada beklenmedik bir cinayete tanık olan Can karakterinin gizemli hikayesini konu almaktadır. Başrollerini Erdem Şenocak, Jale Arıkan ve Rıza Akın'ın paylaştığı bu sarsıcı yapım, 58. Antalya Altın Portakal Film Yarışması'nda En İyi Yönetmen ve En İyi Müzik ödüllerini kazanma başarısı gösterdi. Ayrıca İstanbul Film Festivali'nden de En İyi Yönetmen ödülüyle dönen film, 95. Akademi Ödülleri'nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye'nin resmi aday adayı seçilerek uluslararası alanda büyük gurur yaşattı.
Yönetmenin sinemaseverlerle buluşturduğu uzun metrajlı filmler şunlardır:
- Hiçbiryerde (2001)
- Rıza (2006)
- Pus (2009)
- Saç (2010)
- Ben O Değilim (2013)
- Yol Kenarı (2017)
- Kerr (2021)
