Süleyman Ferit Eczacıbaşı, 1885 yılında İzmir'in İkiçeşmelik semtinde doğdu. Kendisi, Eczacıbaşı Topluluğu'nun kurucusu olan Nejat Eczacıbaşı'nın babasıdır. Genç hekim, Ege Bölgesi'nde yerli ilaç üretimini başlatarak tıp tarihinde derin bir iz bıraktı. 18 Nisan 1973'teki vefatına kadar ömrünü toplumsal hizmete ve şifa dağıtmaya adadı. İstanbul'daki eczacılık eğitiminin ardından İzmir'e dönerek burada hummalı bir çalışma dönemi başlattı. Laboratuvarında ürettiği özel formüllerle kısa sürede tüm Ege'nin sevgisini ve takdirini kazanmayı başardı. Süleyman Ferit Bey, vatanına duyduğu büyük sevgiyle elde ettiği tüm kazancı yine halkına sundu.
Genç Bir Dehanın Eczacılık Yolculuğu
Süleyman Ferit Bey'in babası, İzmir Şehremaneti Başkantarcısı görevini yürüten Hacı Hafız Şakir Efendi'ydi. Annesi ise Şerife Hanım'dı. Eğitim hayatına Hamidiye İlkokulunda başlayan Süleyman Ferit, buranın ardından Rüştiye Ortaokulunu da başarıyla tamamladıktan sonra 12 yaşındayken İzmir Lisesi olarak bilinen Sultani İdadisine kaydoldu. Gençlik yıllarında İzmir'de faaliyet gösteren dönemin saygın eczacılarından derinden etkilenen Süleyman Ferit Bey, bu mesleği hayatının merkezine koyma kararı alarak eczacılık eğitimi amacıyla İstanbul'a gitmek üzere yola çıktı. Henüz 15 yaşındayken, 1900 yılında Tıp Fakültesi Eczacılık Yüksek Okuluna girmeyi başardı. Buradaki zorlu dersleri üstün azmi sayesinde hızla verdi. Tıp Medresesi Fenn-i İspençiyari Şubesi olarak da bilinen bu okulu 18 yaşında bitirdi. Böylece 1903 senesinde İzmir'in diplomalı ilk eczacıları arasına en genç unvanıyla katılma şerefine ulaştı.
İlaç Sanayisinde Öncülük ve “Eczacıbaşı” Unvanı
Genç eczacı, İstanbul'da ilk özel Türk eczanesini kuran Hamdi Bey'in laboratuvarında çalışarak mesleki tecrübe kazandı. 1903 yılında ise memleketine dönerek İzmir'deki Guraba-i Müslimin Hastanesine ikinci eczacı olarak atandı. Bu resmi görevinde dur durak bilmeden, günde tam 16 saat havan döverek ilaç üretti. Guraba-i Müslimin Hastanesindeki bu ilk devlet görevi, Süleyman Ferit Bey'in kişiliğini ve düşünce yapısını derinden etkileyerek ona ülkenin ve halkın içinde bulunduğu koşulları çok daha yakından gözlemleme ve tanıma fırsatı sundu. Süleyman Ferit, aynı yıllarda İzmir Aristoteles Eczanesinde sorumlu müdürlük görevini de yürüttü. Aristoteles Eczanesinde gösterdiği üstün başarıların ardından 1905 senesinde Başeczacılık makamına getirilerek sorumluluklarını artırdı. Ancak onun en büyük düşü kendi işine sahip olmaktı. Bu hedef doğrultusunda 1909 yılında Eczane-i Umumi isimli ilk özel eczanesini satın alarak devlet görevinden istifa etti. Bu işletmenin adını ilerleyen dönemde Kanaat Eczanesi olarak değiştirecekti.
Süleyman Ferit Bey, Guraba-i Müslimin Hastanesinden ayrılırken İzmir Vilayeti Genel Meclisi tarafından ödüllendirildi. Kendisine, henüz çok genç yaşta laboratuvarda gösterdiği üstün başarılardan ötürü Eczacıbaşı unvanı verildi. İzmir'de kendi imkanlarıyla ilaç üreten ilk Türk eczacı olarak büyük bir öncülük üstlendi. Eczane-i Umumi adını verdiği ilk özel eczanesinde gerçekleştirdiği titiz çalışmalar ve yenilikçi metotlar sayesinde Ege Bölgesi genelinde son derece kritik bir ilaç üretim sürecini başlatarak bölge halkına şifa dağıtmayı sürdürdürü. Başarılı eczacı, 1911 yılında Kemeraltı semtinde yer alan tarihi Şifa Eczanesini de bünyesine kattı. Bununla da yetinmeyerek Birinci Beyler Sokağı'ndaki laboratuvarında meşhur kolonyalarının üretimine girişti. Özellikle ürettiği bazı özel markalar halk tarafından çok yoğun bir ilgiyle karşılandı. Bu şifalı ilaçlar ve kişisel bakım ürünleri zamanla İzmir'in günlük yaşamının vazgeçilmez birer parçası haline geldi.
Ürettiği ve büyük beğeni toplayan şifalı ilaçlardan bazıları şunlardır:
- Ferit Kuvvet Şurubu ve Ferit Nane Ruhu
- Ferit Hafakan Ruhu ve Ferit Diş Suyu
- Ferit Selamet Nezle İlacı ve Ferit Kudret Hapı
- Ferit Asit Borik Merhemi, Ferit Oksitdözenk Merhemi ve Nasır Kremi
Kişisel bakım dünyasına sunduğu popüler ürünler ise şöyle sıralanabilir:
- Ferit Saç Suyu, Briyantin ve Ferit Tuvalet Pudrası
- Ferit Yağsız Krem, Acı Bademli Gece Kremi ve Ferit Diş Macunu
- Talk Pudrası, Çiçeksuyu ve Gülsuyu
- Tuvalet Sabunu, Katranlı Sabun, Ferit Sterilize Pamuk ve kentin simgesi Altın Damlası
Aile Hayatı ve Toplumsal Mirası
Süleyman Ferit Bey, 1911 senesinde İzmir'in tanınmış ve saygın tüccarları arasında yer alan Caferizade Kemal Bey'in büyük kızı Saffet Hanım ile hayatını birleştirerek son derece köklü bir aile birliğinin temellerini atmış oldu. Bu evlilikten Melih, Nejat, Vedat, Kemal, Haluk ve Şakir isminde altı çocuk dünyaya geldi. 1934 yılında Soyadı Kanunu yürürlüğe girdi. Başarılı eczacı, kendisine vaktiyle layık görülen Eczacıbaşı unvanını soyadı olarak gururla benimsedi. Hayatı boyunca topluma katkı sunmayı kutsal bir görev bildi. Yurdunuzdan aldığınızı yine yurdunuza veriniz düsturunu tüm yaşamı boyunca kendine temel ilke edindi. Bu doğrultuda, Birinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren çok sayıda sosyal projeye öncülük etti. Zorlu savaş günlerinde İzmir Askeri Hastanesinde özveriyle görev yaptı. Cumhuriyet döneminde de bu hizmetlerini hız kesmeden sürdürdü. 1933 yılında İzmir Milli Kütüphanesinin yeniden kapılarını açmasına çok büyük destek sağladı.
İzmir'in sağlık, eğitim ve sosyal alanlardaki kalkınmasına katkıda bulunmak adına durmaksızın çalışan Süleyman Ferit Eczacıbaşı, Ege Bölgesi'ne ve çok sevdiği bu şehre adını yaşatan sayısız kalıcı eser ve hayır kurumu armağan etti. Halkın sağlığı, eğitim ve refahı için inşa edilmesine vesile olduğu önemli kurumlar şunlardır:
- Kahramanlar semtindeki Süleyman Ferit Eczacıbaşı Verem Dispanseri
- İzmir Huzurevi bünyesindeki Kemal-Şefika Caferi Pavyonu
- Kızılay İzmir Şubesi ve Kan Merkezi
- Bayraklı Süleyman Ferit Eczacıbaşı İlkokulu ve Karataş Hacı Şakir Eczacıbaşı Ortaokulu
- Cicipark Sedat Eczacıbaşı Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezi
- İkiçeşmelik Şerife Eczacıbaşı İlkokulu
- İzmir Devlet Hastanesi Saffet Eczacıbaşı Anestezi ve Reanimasyon Servisi
- Ege Üniversitesi Tñp Fakültesi Radyoloji Kürsüsü Onkoloji Pavyonu