Yeşil sahaların gelecek vadeden savunma oyuncuları arasında gösterilen Süheyl Çetin, 22 Haziran 1995 tarihinde Bursa'nın Osmangazi ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Futbol aşkıyla yanıp tutuşan Bursalı bir ailenin oğlu olarak büyüyen genç yetenek, meşin yuvarlağın peşinden gitme kararlılığıyla Türk futboluna önemli isimler kazandıran Bursaspor akademisinde kariyerine başladı. Yeşil-beyazlı kulübün renkleri onun için adeta bir tutkuydu. Defans hattındaki güven veren duruşu ve hırsıyla öne çıkan başarılı futbolcu, kısa sürede yeşil-beyazlı camianın en dikkat çeken genç yeteneklerinden biri hâline geldi.
Altyapı Yılları ve Kupalarla Dolu Gençlik Kürsüleri
Henüz on yaşındayken Türk futbolunun önemli figürlerini yetiştiren yeşil-beyazlı kulübün altyapı kapısından giren yetenekli oyuncunun lisansı 17 Ocak 2006'da çıkarıldı. Bu önemli akademi, daha önce Sercan Yıldırım, Volkan Şen, Enes Ünal, Serdar Aziz ve Oğulcan Çağlayan gibi yıldızları futbol vitrinine sunmuştu. Genç savunmacı, 2007'de Vahide Aktuğ İlköğretim Okulu takımıyla birlikte Danone Küçükler Futbol Türkiye Birinciliği şampiyonluğunu göğsleyerek ilk büyük başarısını kazandı.
Kariyer basamaklarını hızla tırmanan yetenekli futbolcu, 2009-2010 sezonunda Coca Cola Akademi U-15 Ligi'nde mücadele etti. Marmara Grubu'nu ikinci sırada tamamlayan takımıyla İzmir'deki play-off grubunda liderlik sevinci yaşadı. Türkiye Finalleri'nde dördüncülükle yetinen Bursaspor'da genç yetenek, 27 lig maçının 26'sında forma giyerek büyük bir istikrara imza attı.
Bursaspor U-16 takımı o yıl fırtına gibi esti. Marmara Grubu'nu en yakın rakibine 12 puan fark atarak 60 puanla zirvede tamamlayan ekip, kalesinde gördüğü 23 golle grubun en az gol yiyen takımı unvanını aldı. Savunmada görev alan genç yetenek, 24 karşılaşmanın tamamında oynadı. Başarılı defans oyuncusu, bu sağlam savunma performansının yanı sıra rakip filelere gönderdiği 7 golle adını adeta golcü savunmacı olarak yazdırdı. Türkiye Finalleri'nde de performansını sürdürerek Altay karşısında 2 gol bulan oyuncu, sezonu toplamda 9 golle taçlandırdı. Finallerde Fenerbahçe'yi mağlup eden Bursaspor U-16 takımı, büyük bir coşkuyla şampiyonluk kupasını kaldırdı. Bu şampiyonluk kulüpte büyük coşkuyla kutlandı.
Yükselen grafiğiyle parlayan defans oyuncusu, 2011-2012 sezonunda da yeşil-beyazlıların yıldızı olmaya devam etti. Sezonu yine zirvede bitiren Bursa ekibinde, 24 maçta şans bularak 5 gol kaydetmeyi başaran genç yıldız, ayrıca üst yaş kategorisi olan U-18 takımında da 3 karşılaşmaya çıkarak deneyim kazandı.
Profesyonel İmzalar ve Süper Lig Arenası
Üst üste gelen şampiyonlukların ardından yeteneğiyle göz dolduran genç futbolcu, Haziran 2012'de kendisini profesyonel yapan sözleşmeye imza attı. 2012-2013 sezonunda hem U-18 hem de A2 takımlarının formalarını giyen savunmacı, U-18 liginde 29 maçta görev alıp Boluspor ağlarına 1 gol gönderirken, A2 liginde de 19 karşılaşmada sahadaki yerini aldı.
2013-2014 sezonu başında takımın sembol isimlerinden Ömer Erdoğan'ın futbolu bırakması ve yeşil-beyazlı kulübün yaşadığı kadro değişimleri sonrasında Bursaspor A Takımı kadrosuna yükseldi. Sezon öncesi hazırlık kampında Alman teknik adam Christoph Daum'un yakından takip ederek şans verdiği genç savunmacı, gelişimiyle teknik heyetin takdirini topladı. Genç futbolcu, Süper Lig'in ikinci haftasındaki zorlu Galatasaray karşılaşmasında 18 numaralı formasıyla ilk kez maç kadrosunda yer bularak profesyonel düzeyde önemli bir eşiği geride bıraktı.
Sezonun ilk yarısının devamında A2 takımında 11 mücadelede görev alıp 1 gol kaydeden stoper, devre arası transfer döneminde daha fazla tecrübe kazanması amacıyla Kahramanmaraşspor'a kiralandı. Akdeniz temsilcisiyle 1. Lig'deki ilk sınavına 95 numaralı formasıyla çıkan başarılı oyuncu, Bucaspor mücadelesinin 77. dakikasında oyuna dahil olarak kariyerinde önemli bir profesyonel adım daha attı. Akdeniz ekibindeki günleri böylece başlamış oldu.