Türk çizgi roman tarihine yön veren usta çizer, yazar ve yönetmen Suat Yalaz, 1932 yılında Kırşehir'in Çiçekdağ ilçesinde dünyaya geldi. Yarattığı efsanevi kahramanlarla yediden yetmişe milyonların hayal dünyasını şekillendiren sanatçı, 3 Mart 2020 tarihinde İstanbul'da 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kendine has çizgileriyle edebiyatı ve görselliği harmanlamayı başaran Suat Yalaz, özellikle nesiller boyu sevilerek okunan "Karaoğlan" ve sinema uyarlamasıyla fırtınalar koparan "Son Osmanlı Yandım Ali" gibi kült yapıtları Türk kültür hayatına kazandırarak adını altın harflerle yazdırdı. Çocuk yaşlardan itibaren resme ilgi duyan ve sanat eğitimiyle yeteneğini taçlandıran usta isim, yerli çizgi romanın beyaz perdeye taşınmasında da öncü bir rol üstlendi.
Çizgilerle Başlayan Sanat Yolculuğu
Devlet memuru olan ailesinin işi nedeniyle çocukluğu farklı kentlerde geçen Suat Yalaz, eğitimini de buralarda tamamladı. Sanata olan büyük tutkusu henüz küçük yaşlarda kendini gösterdi. Henüz 16 yaşındeyken çizdiği ilk karikatürün Erciyes Postası gazetesinde yayımlanması, onun gelecekteki parlak kariyerinin ilk habercisiydi. Akademik eğitimi için Türkiye'nin sanat kalbi olan İstanbul'a yerleşen yetenekli genç, o dönemki adıyla İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne kaydolarak burayı başarıyla tamamladı. Vatan gazetesinin 1954 yılında genç yeteneklere kapılarını açması, Yalaz için büyük bir fırsat yarattı. Bu çatı altında Bedri Koraman ve Çetin Özkırım gibi kıymetli ustalarla bir araya gelme şansı yakaladı. Çizimlerindeki olağanüstü estetik, dönemin önde gelen isimlerinin ilgisini hemen çekti.
Karaoğlan Efsanesi ve Yayıncılık Dönemi
Türk çizgi roman tarihinin en parlak dönemlerinden biri, Suat Yalaz'ın 1959 yılında Akşam gazetesinde çalışmaya başlamasıyla şekillendi. Yazar Aptullah Ziya Kozanoğlu'nun kaleme aldığı tarihi hikayeleri resmetmekle görevlendirilen Yalaz, zamanla senaryoya da kendi fikirlerini ekledi. Kozanoğlu'nun 1960 yılında gazeteden ayrılması, efsanevi karakter Karaoğlan'ın tamamen Yalaz'ın kontrolüne geçmesini sağladı. Milyonları peşinden sürükleyen bir macera başladı. Karakterin okuyucular tarafından yoğun ilgiyle karşılanması üzerine kendi adını taşıyan bağımsız bir dergi kurdu. Yayıncılık dünyasına iddialı bir giriş yapan usta çizer, Korku ve Salıncak gibi farklı türlerdeki dergileri de Türk okuruna sundu.
Sinema Yılları, Fransa Macerası ve Devlet Onuru
Çizgilerini sinema perdesine taşımak isteyen Suat Yalaz, 1965 yılında "Altay'dan Gelen Yiğit" filmiyle yönetmenlik koltuğuna oturdu. Gişe rekorları kıran bu yapım, Türk sinema tarihini derinden etkileyecek uzun soluklu bir film serisinin de kapılarını araladı. Kendi film şirketini kuran Yalaz, başrol için dönemin tanınmış jönleri yerine rolün ruhuna tam uyum sağlayan genç Kartal Tibet'i seçti. Bu isabetli karar, genç aktörü Yeşilçam'ın zirvesine taşıdı. Ancak Alman, Fransız ve Türk ortak yapımı "Yüzbaşı Kartal" filminin çekimlerinde yaşanan teknik ve idari aksaklıklar, Yalaz'ı sinemadan uzaklaştırdı. Sinemayı bıraktıktan sonra Fransa'ya göç eden sanatçı, orada da çizgi roman üretmeye devam ederek eserlerini Fransızca yayımladı. Ülkesinden asla bağını koparmayan çizer, Türkiye'deki gazete ve dergilere çalışmalar göndermeyi sürdürdü.
Eski gazete bantlarında yer alan "İslam Tarihi" ve "Son Osmanlı" gibi kapsamlı çalışmalarını albümleştirmek için titiz bir hazırlık sürecine girişti. Bu üstün gayretleri, ona 2002 yılında "Yılın Karikatürcüsü" ödülünü getirdi. Yapıt, televizyon ekranlarında da boy gösterdi. Bir diğer dev eseri "Son Osmanlı Yandım Ali" ise Mustafa Şevki Doğan tarafından yönetilerek Kenan İmirzalıoğlu ve Cansu Dere'nin oyunculuğuyla sinemaya aktarıldı. Sanatçının Türk kültürüne sunduğu katkılar, 2006 yılında PTT Genel Müdürlüğu tarafından çıkarılan özel bir pul serisiyle resmiyet kazandı. Karaoğlan figürlerini taşıyan dörtlü pul koleksiyonu, Yalaz'ı Türk çizgi roman tarihinde çok özel bir konuma taşıdı. Elde ettiği bu tarihi başarıyla usta isim, Cemal Nadir Güler'in unutulmaz kahramanı "Amcabey" ve Turhan Selçuk'un efsanevi karakteri "Abdülcambaz"dan sonra, kendi yarattığı çizgi karakteri devlet tarafından pul üzerine taşınarak onurlandırılan Cumhuriyet tarihindeki üçüncü çizer unvanını elde etti.
Özel hayatında kendisi gibi akademi mezunu olan Necla Hanım ile evlenen Yalaz, Olcayto ve Kaan adında iki erkek çocuk babasıydı. Oğlu Olcayto'nun vefatıyla büyük bir acı yaşadı. İstanbul'da yaşamını yitiren efsanevi isim, Türk sanat dünyasında yeri doldurulamayacak bir boşluk bıraktı.
Suat Yalaz'ın Sinema Eserleri
Kariyeri boyunca senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık üstlenen Suat Yalaz'ın sinema dünyasına kazandırdığı başlıca filmler şunlardır:
