Türk çizgi roman ve karikatür sanatının en üretken isimlerinden biri olan Sezgin Burak, 15 Mayıs 1935 tarihinde Adapazarı'nda dünyaya gözlerini açtı. Sanatçı, fırçasıyla Türk kültür dünyasında derin izler bıraktı. Cumhuriyet dönemi basınının ve görsel sanatlarının gelişiminde kilit rol oynayan usta çizer, yarattığı ölümsüz karakterlerle adını altın harflerle yazdırdı. Özgün çizgileri onu Avrupa sahnesinde de tanıttı. 4 Ekim 1978 tarihindeki ani vefatına kadar durmaksızın üreten Burak, çizgi dünyasının efsanevi kahramanlarına hayat vererek toplumun her kesimine dokunmayı başardı.
Akademi Yılları ve Basın Dünyasına İlk Adımlar
Sanatçının çizim serüveni, henüz ilkokul sıralındayken Doğan Kardeş dergisinde basılan ilk karikatürleriyle filizlendi. Akademi yılları onun için dönüm noktası oldu. Profesyonel anlamdaki ilk eserlerini ise İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne adım attığı 1952 senesinden itibaren vermeye başladı. Akbaba dergisinde karikatürler çizen genç yetenek, dönemin önde gelen mecmuaları için de göz alıcı resimler ve kompozisyonlar tasarladı. Sanatçının katkı sunduğu bu mecralar arasında şunlar yer alıyordu:
- Aydabir
- Yirminci Asır
- Bütün Dünya
- Hafta
1957 yılında akademiden mezun oldu. Aynı yıl Cumhuriyet Gazetesi çatısı altında, Fakir Baykurt'un Yunus Nadi ödüllü meşhur eseri Yılanların Öcü'nü görkemli çizgileriyle buluşturdu. Bu başarısını takip eden 1958 senesinde gazetedeki günlük karikatürlerinin yanı sıra tiyatro sahneleri için dekorlar tasarladı ve Alageyik romanını resimlendirdi. Hayat ve Ses mecmuaları için yaptığı hikaye resimleri, kitap kapakları ve sinema reklamları, onun çok yönlü sanatçı kişiliğinin birer göstergesi haline geldi. 1964 yılına gelindiğinde ise geniş kitlelerin sevgilisi olacak Bizimkiler adlı bant karikatür tipini oluşturdu. Sanatçının erken vedasının ardından bu popüler seriyi kardeşi Ersin Burak başarıyla devam ettirdi. Bizimkiler çizgi bandı, 1971 senesinde yapımcı Lale Oraoğlu tarafından Hüdaverdi-Pırtık ismiyle beyaz perdeye de aktarıldı.
İtalya Macerası ve Tarkan Efsanesinin Doğuşu
Burak'ın yeteneği kısa sürede ulusal sınırları aşarak Avrupa'ya uzandı. 1965 yılında İtalya'ya giden sanatçı, burada El Cougar isimli yeni bir çizgi karakter tasarladı. İtalyan sanat ortamı ona yeni kapılar açtı. Milano'da gerçekleştirilen 1966 Avrupa Reklam Yarışması'nda kazandığı iki birincilik ödülü, onun uluslararası başarısını taçlandırdı. Usta çizer, aynı dönemde Milano'da Türk çizgi roman tarihinin en büyük efsanelerinden biri olan Tarkan'ın ilk eskizlerini hazırladı. Tarkan çizgi romanı, 14 Nisan 1967 tarihinden itibaren Hürriyet gazetesinde günlük olarak tefrika edilmeye başlandı. Hun savaşçısının bu epik maceraları o denli sevildi ki, sinema sektörünün de dikkatini çekerek tam beş farklı sinema filmine uyarlandı.
Edebi Eserlerin Çizgiyle Buluşması ve Son Dönem
Usta çizer, sadece kendi kahramanlarını yaratmakla kalmadı, Türk edebiyatının dev yapıtlarını da görsel dünyaya taşıdı. 1968 ve 1969 yıllarında Yaşar Kemal'in dünyaca ünlü başyapıtı İnce Memed'i resimleyen Burak, 1970 senesinde ise yine aynı yazarın Ağrı Dağı Efsanesi romanını çizgileriyle ölümsüzleştirdi. Edebi metinlerin ruhunu çizgiye aktarmadaki yüksek hassasiyeti, bu eserlerin hafızalarda yer etmesinde büyük rol oynadı. Sanatçı, üretkenliğini son yıllarında da sürdürerek 1976 yılında Çoban Çantası adlı resimli romanını okurların beğenisine sundu. Onun çizgileri zamana meydan okumaya devam ediyor. 4 Ekim 1978'de hayata gözlerini yuman usta sanatçının geride bıraktığı zengin miras, bugün de Türk çizgi sanatının en değerli hazinelerinden biri olarak kabul görmektedir.