Seyyal Taner, 28 Eylül 1952'de Şanlıurfa'da dünyaya geldi. Babası, Farsçada "her yüz yılda bir dünyanın etrafını dolaşan, yerinde durmayan yıldız" anlamına gelen Seyyal ismini ona yakıştırdı; bu isim zamanla bir karakter tanımına dönüştü. Aile İstanbul'a yerleşince ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı, Amerikan Kız Koleji'nden mezun oldu. Aynı yıllarda İstanbul Devlet Konservatuarı'nda dışarıdan bale dersleri aldı.
Müzik ve Sinemaya İlk Adımlar
Müziğe olan ilgisi onu 1965'te Şerif Yüzbaşıoğlu'nun kapısına götürdü; burada aldığı dersler kısa sürede meyvesini verdi ve Kanat Gür Orkestrası'nda amatör olarak sahneye çıkmaya başladı. İstanbul'daki bir konser gecesi İspanyol grubu Los Bravos ile tanışması ise hayatının seyrini değiştirdi. Grubun daveti üzerine 1968'de İspanya'ya giden Taner, bir müzikal filmde rol aldı; yoğun çekim sürecinde ayrıca Villa Rides yapımında da küçük bir rol üstlendi. Türkiye'ye döndükten sonra sinema kariyerine hız vererek 1968-1975 yılları arasında onlarca yapımda vamp kadın rollerinde izleyiciyle buluştu.
Bu dönemde kısa bir süre Almanya'ya gitti. 1969'da Los Bravos'un gitaristi Peter Harold ile evlendi; 1970'te kızı Melani dünyaya geldi. Evlilik bir buçuk yılda sona erdi ve 1972'de Türkiye'ye kalıcı olarak döndü.
Sahnelerin Kurallarını Yeniden Yazan Dönem
1975'in son aylarında Osman Kavran'ın Lalezar Gazinosu'nda Emel Sayın kadrosuna katılması profesyonel sahne hayatının başlangıç noktası oldu. Arkasında Neşet Ruacan gibi cazcılar, Mazhar Alanson, Fuat Güner, Özkan Uğur (MFÖ) gibi vokal isimler ve balerinlerle kurduğu ekip, o döneme dek gazinolarda alışılmamış bir rock-show estetiği ortaya koydu. Asım Can Gündüz'ün gitarı, Kerim Çaplı'nın davulları ve koreograf Aysun Aslan'ın tasarladığı danslarla saatlerce hem söyleyip hem hareket etmesi, onu döneminin diğer vokalistlerinden net biçimde ayırdı.
1976'da yayımlanan "Son Verdim Kalbimin İşine" adeta bir dönüm noktası oldu; ardından gelen "Kalbimi Affettim" ve "Gülme Komşuna" ile üst üste üç altın plak kazandı. 1979'da hazırladığı Çırpınış, TRT tarihinin ilk TV müzikali olarak kayıtlara geçti. 1981'de Naciye, 1986'da yeniden gündeme gelen Leyla ve Naciye tekrar çıkışlarıyla müzik listelerindeki yerini korudu.
Leopar Deseni ve Bodrum Dönemi
Türkiye'de leopar desenli kıyafet denince ilk akla gelen isim olması tesadüf değildi; sahne kostümleri de tıpkı müziği gibi sınır tanımıyordu. 1989'da profesyonel sahne çalışmalarını noktalayarak Bodrum'a yerleşti. 1987'de Mehmet Dirim ile kurduğu evlilik 2009'da ayrılıkla kapandı ve ardından İstanbul'a döndü. 2002 yılında Seyyalname albümüyle müziğe yeniden merhaba dedi; 2012'de ise Ethnic Rock albümü raflarla buluştu.
Uzun filmografi listesi, geniş diskografi ve kırk yılı aşan sahne geçmişiyle Seyyal Taner; Türk pop-rock müziğine rock dinamiğini taşıyan, gazino geleneğini sorgulayan ve kalıpların dışında var olmayı seçen bir karakter olarak müzik tarihine adını yazdırdı.