İstanbul'un tarihi semti Beşiktaş'ta 25 Ağustos 1943 günü gözlerini dünyaya açan Sevinç Çokum, Türk edebiyatında özellikle hikaye, roman ve senaryolarıyla tanınan çok yönlü bir yazardır. Türk Hisarcılar akımının en önemli temsilcileri arasında kabul edilen yazar, özgün dili ve zengin tasvir yeteneği sayesinde toplumsal ve tarihi meseleleri eserlerine ustalıkla aktarmıştır.
Eğitim Hayatı ve Sanatla Tanışması
Üç kız çocuklu bir ailenin en küçük evladı olan Çokum, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını doğduğu semtte geçirdi. Eğitim hayatına Beşiktaş Büyük Esma Sultan İlkokulu'nda başlayan Çokum, ortaokul ve lise öğrenimini de yine Beşiktaş'ta tamamladı. Yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Buranın Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1970 yılında başarıyla mezun oldu. Eğitim yıllarında sadece edebiyatla sınırlı kalmayan Çokum, aynı dönemde Umumi Sosyoloji kürsüsünde de öğrenim görerek ufkunu genişletti.
Yazarın sanatla olan bağı yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Gençlik yıllarında yedi yıl boyunca klasik Batı müziği eğitimi alarak keman çalmayı öğrendi. Bu alandaki yeteneğini İstanbul Amatör Senfoni Orkestası'nda ikinci keman sanatçısı olarak sergiledi ve çeşitli konserlerde görev aldı. Müzikle kurduğu bu derin bağ, yazarın edebi üslubunun ritmik ve akıcı yapısına da doğrudan yansımıştır.
Edebiyat Yolculuğu ve Behçet Necatigil'in Etkisi
Üniversiteden mezun olduğundan sonra, 1970 ile 1973 yılları arasında Acıbadem Özel Anadolu Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Aynı süreçte Etfal Hastanesi'ne bağlı hemşire okulunda da genç beyinlere edebiyatı sevdirdi. Ancak onun asıl tutkusu, düşüncelerini kâğıda dökmekti. Nitekim Şubat 1972'de Hisar dergisinde yayımlanan 'Bir Eski Sokak Sesi' adlı öyküsü, onun edebiyat dünyasına attığı ilk resmi adım oldu. Bu ilk başarısının ardından öyküleri Yelken ve Eflatun gibi dönemin saygın dergilerinde de yer bulmaya başladı.
Yazar, Ahmet Nadir Caner'in yönetimindeki Başkent Gazetesi'nde bazı şiirlerini de okurla buluşturdu. Çokum, ilk öykü kitabı olan 'Eğik Ağaçlar'ı 1972 yılında okuyucuyla buluşturdu. Türk edebiyatının usta şairi Behçet Necatigil ile yolları bu dönemde kesişti. Necatigil'in yönlendirmesi ve tavsiyeleriyle tamamen öykü türüne odaklanan yazar, bu sayede Türk edebiyatında derin bir iz bıraktı.
Yayıncılık, Basın Hayatı ve Kültürel Mirası
Sevinç Çokum, 1975 ve 1976 yıllarında Kültür Bakanlığı çatısı altında kurulan Halk ve Çocuk Yayınları Kurulu'ndaki komisyon çalışmalarına katılarak çocuk edebiyatına da emek verdi. 1977-1979 yılları arasında ise Türk Edebiyatı Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğü görevini üstlenerek dergicilik alanında önemli tecrübeler kazandı.
Yazarlık kariyerinin yanı sıra girişimci bir ruh da taşıyan Çokum, 1981 yılında eşi Rıfat İzzet Çokum ile birlikte Cönk Yayınları'nı kurdu. Bu yayınevini 1985 yılına kadar aktif olarak yönettiler. Ardından basın dünyasına adım atan yazar, 1990-2001 yılları arasında Türkiye gazetesinde iki tefrika romanın yanı sıra deneme, inceleme ve gezi yazıları kaleme aldı. 2003 yılının nisan ayından itibaren ise Tercüman gazetesinde haftada iki gün köşe yazıları yazarak geniş kitlelere ulaştı. Kurucuları arasında yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı'nın yanı sıra, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde de aktif bir üye olarak yer almaktadır. Kalemiyle adeta bir köprü kuran yazarın yazıları; Gösteri, Varlık, Hisar, Türk Edebiyatı ve Dünya Kitap gibi prestijli yayın organlarında düzenli olarak yayımlandı.
Edebiyat dünyasında silinmez izler bırakan yazarın en çok ses getiren ve bilinen eserleri şunlardır:
- Zor
- Hilal Görününce
- Eğik Ağaçlar
- Makine