Diyarbakır'da 1975 yılında dünyaya gelen Kürt kökenli Türk ressam ve aktivist Serpil Odabaşı, Türkiye'deki toplumsal kırılmaları, insan hakları ihlallerini ve ayrımcılığı resim sanatı aracılığıyla görünür kılan, eylem-sergileriyle tanınan öncü bir figürdür. Öğretmen bir anne babanın evladı olarak başladığı yaşam yolculuğunda, erken dönem eğitimini doğduğu kentte tamamladı. 1980 askeri müdahalesinin getirdiği zorluklarla mücadele eden ailesinin dağılması nedeniyle genç yaşta çeşitli işlerde çalışmak durumunda kaldı. Sanatçı, bu koşullarda eğitimini sürdürdü.
Akademik yolculuğu, 1995 yılında Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Resim Bölümü'nü kazanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Eğitim hayatını kısmi işlerde çalışarak finanse eden Odabaşı, bu dönemde toplumsal meselelerle de yakından ilgilenmeye başladı. Üç yıl boyunca Türkiye İnsan Hakları Vakfı bünyesinde aktif görev alan sanatçı, bu süreçte hak ihlalleriyle yakından ilgilendi. Savaş, otorite ve cinsiyetçilik karşıtlığı onun sanatsal duruşunu belirledi.
Toplumsal Ayna ve İlk Kişisel Sergiler
İstanbul'da uzun yıllar boyunca resim öğretmenliği yapan Odabaşı, ilk kişisel sergisini 2001 senesinde Ankara'da sanatseverlerle buluşturdu. "Parçalanma" adını verdiği bu ilk sergi; kişi güvenliği, dinlenme ve gözetlenme gibi sarsıcı meseleleri odağına aldı. Sanatçı, ironik ve mizahi bakış açısını tuvaline başarıyla yansıttı. Toplumsal yaşamda karşılaşılan ayrımcılık, nefret cinayetleri ve gündelik hayattaki faşizm gibi can yakıcı konulara dikkati çeken sanatçının öne çıkan kişisel sergileri şunlardır:
- Parçalanma: Bireysel güvenlik ve gözetlenme olgusunu inceleyen ilk kişisel sergisi,
- Sokaktaki Apoletler: Atina'da düzenlenen militarizm karşıtı sergisi,
- Kar Maskesi: İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirdiği üretimi,
- Kat(i)Li Mübah: İzmir Alman Kültür Merkezi'ndeki hak odaklı çalışması,
- Yokluğum Varlığına: Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi'ndeki eylemsel üretimi.
Eylem Sergilerinden Ekolojik Katkılara
Odabaşı'nın hazırladığı sergiler, salt estetik birer gösteri olmaktan öte, çoğunlukla birer "Eylem Sergi" niteliği taşımaktadır. Sanatçı; militarizm, toplumsal cinsiyetçilik, mültecilik, linç ve homofobi konularında çarpıcı eserler üretirken, aynı zamanda bireysel mücadelesini ve sanatsal kimliğini yansıtan etkileyici otoportrelerini de ulusal ve uluslararası sanat dünyasıyla paylaştı. Sosyal duyarlılığını her fırsatta ön plana çıkaran ressam, TMK mağduru çocuklara destek sağlamak amacıyla farklı illerde etkinlikler yaptı. Bu çerçevede İstanbul, Van, Diyarbakır ve Hakkâri'de özel sergiler açtı. Birçok karma sergide yer alan Odabaşı, festival ve üniversite şenliklerinde de eserlerini izleyicilerle buluşturdu. Ayrıca kolektif çalışmalara ve fanzinlere özel tasarlanmış eserleriyle katkıda bulundu. Emet Değirmenci tarafından derlenen "Kadınlar Ekolojik Dönüşümde" isimli kitaba çizimleriyle destek verdi. Sanatçı, kitap ve dergiler için kapak tasarımları da gerçekleştirdi.
Aktif sanat hayatını sürdüren ressam, Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği'nin de üyeleri arasında bulunmaktadır. Kendisini ve sanatçı kimliğini açıklarken toplumsal sorunlara önem veren bir aktivist olduğunu her fırsatta gösterdi. Odabaşı, "Türkiye'de yaşananlara benim üzerimden bir ayna tutmak istedim" sözleriyle sanatsal misyonunu ifade etmektedir.