Türk basketbolunun 1980'li ve 1990'lı yıllardaki önemli isimlerinden biri olan Serdar Susmuş, 23 Ekim 1967 tarihinde dünyaya gözlerini açmış ve genç yaşta parkelerde gösterdiği üstün performansla adını duyurmayı başarmış başarılı bir sporcudur. Eczacıbaşı altyapısından yetişerek parkeye adım atan yetenekli isim, henüz çok genç bir yaşta bu prestijli kulübün ilk beşinde kendine yer bularak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç yetenek, 1986 yılının Temmuz ayında İzmir'in ev sahipliği yaptığı Balkan Gençler Basketbol Şampiyonası'nda milli formayı terletti. Deneyimli çalıştırıcı Aydın Örs yönetimindeki Türkiye genç milli basketbol takımının bir parçası olan Susmuş, ay-yıldızlı ekibin tarihinde üçüncü kez ulaştığı bu tarihi şampiyonlukta önemli bir pay sahibi oldu. Milli takımdaki bu büyük başarısı, onun gelecekteki parlak kariyerinin ilk büyük habercisi niteliğindeydi.
Eczacıbaşı ile Gelen Altın Çağ
Eczacıbaşı bünyesinde olgunlaşan basketbolcu, kulüp düzeyindeki en büyük zaferini 1987-88 sezonunda tattı. Başantrenör Mehmet Baturalp'in teknik liderliğinde; Tamer Oyguç, Larry Richard ve Orhun Ene gibi dönemin efsane isimlerinin sürüklediği kadroda kendine yer bulan başarılı oyuncu, kariyerinin ilk Türkiye Ligi şampiyonluğunu bu dönemde kutladı. Ayrıca aynı sezon, Klasman Ligi'ni zirvede tamamlayan güçlü rakip Fenerbahçe'ye karşı alınan 89-87'lik galibiyetle Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın kazanılması bu şampiyonluğu perçinleyen bir başarı oldu. Sezon boyunca sürdürdüğü skorer kimliğini bu kritik final maçında attığı 15 sayıyla taçlandıran Serdar, takımının kupayı kaldırmasında kritik bir rol oynadı. Bu göz kamaştıran performans, onu doğrudan A Milli Takım seviyesine taşıdı. Ertesi sezon olan 1988-89 döneminde de Eczacıbaşı formasıyla bir kez daha lig şampiyonluğu sevinci yaşamayı başardı.
Fenerbahçe Yılları ve Parkede Yeni Maceralar
1988-89 sezonunun tamamlanmasıyla birlikte transfer piyasasında hareketli günler yaşandı ve iddialı bir kadro kurma hedefindeki Fenerbahçe, başarılı oyuncuyu renklerine bağladı. Sarı-lacivertli camiada da kalitesini sergileyen oyuncu, burada geçirdiği süre zarfında Klasman Ligi liderliği ve Cumhurbaşkanlığı Kupası sevinci yaşayarak kupa koleksiyonuna yenilerini ekledi. Fenerbahçe macerasının ardından 1991-92 sezonunda yetiştiği eski yuvası Eczacıbaşı'na geri dönen tecrübeli isim, burada basketbol oynamaya devam etti.
Farklı Renkler Altında Mücadele
Eczacıbaşı basketbol şubesi 1992 yılında kapandı. Bu durum tecrübeli sporcunun kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Yaşanan bu önemli gelişmenin ardından profesyonel kariyerine farklı ekiplerde devam etmek durumunda kalan basketbolcu, Türk basketbolunun çeşitli kulüplerinde ter döktü. Eczacıbaşı'nın basketbol şubesini kapatmasının ardından sırasıyla şu kulüplerde parkeye çıktı:
- Oyak Renault (1992-93 ve 1998-99)
- Yıldırımspor (1993-94)
- Ortaköy (1994-95 ve 1996-98)
- Antalyaspor (1995-96)
- İTÜ (1999-2000)