Muğla'da 14 Aralık 1948 günü dünyaya gözlerini açan Havva Selda Bağcan, 1970'li yıllardan bu yana hem Türkiye'de hem de uluslararası müzik arenasında derin izler bırakan, Anadolu rock ve Türk halk müziği türlerini protest bir duruşta harmanlayan öncü bir kadın sanatçıdır. Toplumsal meseleleri ve siyasi eleştirileri güçlü sesiyle buluşturarak ülkesinde muhalif müziğin simgesi haline gelen yorumcu, benzersiz vokaliyle Doğu ezgilerini dünyaya taşımıştır.
Çocukluk Yılları ve Müziğe İlk Adımlar
Kırım Tatarı kökenli öğretmen bir anne ile Makedonya göçmeni veteriner bir babanın tek kız çocuğu olan Selda Bağcan, çocukluk yıllarının önemli bir kısmını babasının görevi sebebiyle taşındıkları Van'da geçirdi. On yaşına kadar bu şehirde büyüyen sanatçı, yüksegörenim için adım attığı Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Mühehdisliği bölümünde okurken profesyonel müzik serüvenine atıldı. Takvimler 1971 yılını gösterdiğinde çıkardığı ilk iki 45'lik plağın bir million satışı aşması, onun kariyer rotasını tamamen müziğe çevirmesini sağladı. Türkiye sınırlarını aşan sesiyle 1972 yılında Bulgaristan'da düzenlenen Altın Orfe Festivali'nde ülkesini temsil eden genç yetenek, özellikle sol eğilimli organizasyonların aranan sesi haline geldi.
Darbe Dönemi Sıkıntıları ve Uluslararası Yükseliş
1980 askeri müdahalesinin ardından sanat yaşamında zorlu bir viraja giren Bağcan, Siyasi baskılar nedeniyle üretim alanında ciddi engellerle karşılaştı. 24 Nisan 1984 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilen sanatçıya, tahliye edildikten sonra da 1987 yılına kadar pasaport verilmedi. Ülke dışına çıkması yasaklanmış olmasına rağmen, 1986'da dünyaca ünlü müzisyen Peter Gabriel destekli Womad Vakfı'nın hazırladığı özel festival albümünde bir eseriyle yer almayı başardı. Vakfın yoğun diplomatik girişimleri sonucunda 1987 yılında yeniden pasaportuna kavuşan usta yorumcu, aynı yıl Avrupanın en önemli müzik buluşmalarında sahne aldı.
- Rotterdam Sanat Festivali (Hollanda)
- Glastonbury Festivali (İngiltere)
- Jubilee Gardens Festivali (Londra)
- Earls Court Festivali (Londra)
- Capital Radio Festivali (Londra)
Bu muhteşem dönüşün ardından 1988'de dört ay boyunca Batı Avrupayı turlayan efsane ses, 1989 ve 1990 yıllarında ise tüm Türkiyeyi gezerek halka açık ve ücretsiz dev konserler verdi. 1990 yılında Hollandadan Yugoslavyaya uzanan yoğun bir konser programı gerçekleştiren sanatçı, aynı yıl İsraile giderek tarihi Osmanlı kalesi Khanel Umdan'da ve önemli salonlarda sahne aldı, televizyon programlarına katıldı. Danimarkanın Århus kentindeki Esintiler Festivalinde de dinleyicilerle buluştu.
Doksanlı Yıllar, Kazalar ve Dünya Sahnesindeki Yankıları
1992 yılında sözleri Aysel Gürel'e ait olan Ziller ve İpler albümüyle müzik listelerini altüst eden Selda Bağcan, aynı dönemde Kurşun Adres Sormaz sinema filminin özgün müziklerine de imzasını attı. Sivas Katliamı'nda hayatını kaybeden aydınlara ithafen seslendirdiği "Canımı Yakanlar Baktı Dumana" ağıtıyla hafızalara kazındı. Ancak 2000 yılında Antakyadaki bir konser yolunda geçirdiği feci trafik kazası, hayatında derin izler bıraktı. Ağır yaralanan ve uzun süre çelik iskelet yardımıyla yürümek zorunda kalan sanatçı, büyük bir azimle yeniden ayağa kalktı.
Selda Bağcanın 1976 yılında çıkardığı albümde yer alan Aşık Mahzuni Şerif imzalı İnce İnce Bir Kar Yağar türküsü, yıllar sonra küresel bir başarıya zemin hazırladı. Brooklynli ünlü hip-hop sanatçısı Mos Def, 2010 Grammy Ödülleri'ne aday gösterilen "The Ecstatic" albümündeki "Supermagic" parçasında bu eseri kullandı. Eser ayrıca Electronic Arts firmasının popüler video oyunu Skate 2'de de yer bulunca, Selda Bağcan ismi tüm dünyada yankı buldu. İspanyol müzik araştırmacısı Vicente Fabuel'in doğu kültürünün en efsanevi seslerinden biri olarak nitelendirdiği ve büyük çöllerin ortasındaki nadide bir vahaya benzettiği Bağcan, saygın Times dergisinin hazırladığı yaşayan dünya efsaneleri listesinde de kendine yer buldu. Günümüzde İstanbulıda yaşamını sürdüren usta sanatçı, kendi kurduğu plak şirketini yönetmeye devam etmektedir.
