Spor dalları arasında disipliniyle öne çıkan judo, ülkemizde de her zaman yakından takip edilmiştir. Türkiye'nin uluslararası judo tarihindeki önemli sayfalarında, farklı coğrafyalardan gelerek ay-yıldızlı formayı başarıyla taşımış sporcuların izleri bulunur. Bu izlerin en belirginlerinden biri, Sovyetler Birliği'nde dünyaya gelen ve Çeçen kökenleriyle bilinen judocu Salim Abanoz'a aittir. Milli judocu, spor yaşantısında çok çalıştı. Ülkemiz adına uluslararası minderlerde büyük bir azimle mücadele eden sporcu, özellikle 1990'lı yılların ortasında sergilediği üstün performansla Türk judo tarihinin en unutulmaz isimleri arasına girmeyi başarmıştır. Farklı sıkletlerde gösterdiği teknik beceri ve kazandığı başarılarıyla adından söz ettiren Abanoz, Türkiye'yi en üst seviyedeki organizasyonlarda temsil etme başarısını göstermiştir.
Avrupa Sahnesinde Kazanılan Başarı ve Sıklet Geçişleri
Milli sporcunun kariyer yapısına baktığımızda, judonun en zorlu yönlerinden biri olan farklı ağırlık kategorilerine uyum sağlama yeteneği öne çıkar. Salim Abanoz, kariyeri boyunca tek bir kategoride kalmayıp şu sıkletlerde minderlerde mücadele vermiştir:
- 65 kilo
- 71 kilo
- 73 kilo
Bilindiği gibi judoda bu sıkletler, hem hızın hem de gücün dengeli kullanılmasını gerektiren son derece rekabetçi kategorilerdir. Bu geçişler büyük disiplin gerektirir. Sporcunun antrenman metotlarını ve düzenini sürekli değiştirmesini zorunlu kılar. Bu disiplinli çalışmalarının en büyük karşılığını ise 1994 yılında düzenlenen Avrupa Judo Şampiyonası'nda bronz madalya alarak elde etmiştir. Elde edilen bu Avrupa üçüncülüğü, o dönem Türk spor camiasında büyük bir coşkuyla karşılanmıştır.
Olimpiyat Arenası ve Spor Mirası
Avrupa şampiyonasında elde edilen bu önemli derecenin ardından, başarılı judocunun kariyerindeki bir sonraki büyük hedef küresel ölçekteki en büyük spor etkinliği olmuştur. Salim Abanoz, bu doğrultuda 1996 Yaz Olimpiyatları'nda Türkiye adına yarışarak ülkemizi en üst düzeyde temsil etme hakkı kazanmıştır. Olimpiyat oyunları, her sporcunun rüyalarını süsleyen en üst düzey rekabet alanıdır. Burada her sporcu ülkesini en iyi şekilde temsil etmeyi hedefler. Sovyetler Birliği'nde doğup büyüyen Çeçen asıllı sporcu, Türkiye adına çıktığı bu en büyük sahnede ay-yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırmış ve ülkesini en iyi şekilde temsil etmiştir. Olimpiyat oyunlarında sergilediği mücadeleci ruh, genç judocular için önemli bir örnek teşkil etmiştir. Kariyerine sđğdırdığı Avrupa şampiyonası madalyası ve olimpiyat katılımı ile Salim Abanoz, ülkemizin spor tarihindeki yerini kalıcı hale getirmiştir.