Türkiye'de bilimsel Türkoloji çalışmalarının kurucularından olan ünlü dilbilimci ve akademisyen Reşid Rahmeti Arat, 15 Mayıs 1900 tarihinde Rus İmparatorluğu'na bağlı Kazan yakınlarındaki eski Üçüm köyünde, Türk dilinin tarihi kaynaklarını karşılaştırmalı yöntemlerle aydınlatmak amacıyla dünyaya geldi.
Savaş Rüzgarları ve Harbin Yılları
Asıl adı Abdürreşid Rahmeti Arat olan bu büyük bilim insanı, Müderris İsmetullah Bey ile Mahbeder Hanım'ın evladı olarak çocukluğunu doğduğu köyde geçirdi. İlk eğitimini burada alan Arat, amcasının rehberliğinde bugünkü Kazakistan sınırlarında bulunan Kızılyar kentine giderek eğitimine yeni usulle öğretim yapan Türk-Tatar okulunda devam etti. Bu süreçte Rusça öğrenerek Rus Gymnasiumu'nda okumaya başladı. Rusya'daki 1874-1920 yılları arasındaki çalkantılı iç savaş döneminde, cepheye gönderilmek üzere Amiral Aleksandr Vasilieviç Kolçak ordusuna genç yaştaki öğrencilerle birlikte dahil edildi. Askeri eğitimin ardından sđcak cepheye sevk edilen Arat, ordunun mağlubiyeti üzerine yaralanarak Mançurya'nın Harbin kentine sığınmak zorunda kaldı. Kalabalık bir Türk-Tatar nüfusuna ev sahipliği yapan Harbin'de yarım kalan eğitimini tamamladı. Gençlerle birlikte çeşitli kültürel cemiyetlerin faaliyetlerinde aktif roller üstlendi. 1921 yılında lise diplomasını alan Arat, yüksek öğrenim hayallerini gerçekleştirmek üzere 1922'de Almanya'nın yolunu tuttu.
Berlin'de Parlayan Bir Türkolog ve Akademik Adımlar
Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesi'ne kaydolan Reşid Rahmeti, dönemin efsanevi Türkoloğu Willi Bang-Kaup'un en dikkat çeken öğrencilerinden biri oldu. Berlin'deki öğrencilik döneminde hem geçimini sağlamak hem de akademik birikimini artırmak için Uygur yazmaları koleksiyonunda görev aldı. Turfan kazılarından çıkarılan eski Türkçe metinlerin düzenlenmesi ve yayına hazırlanması süreçlerinde aktif olarak çalıştı. 1927 senesinde Altay dillerindeki yardımcı fiiller ve zarf-fiilleri inceleyen "Die Hilfsverben und Verbaladverbien im Altaischen" başlıklı doktora çalışmasını başarıyla tamamladı. Bu eser, karşılaştırmalı dil araştırmalarında çığır açan bir kaynak olarak literatüre geçti. Berlin Şark Dilleri Okulu'nda Kuzey Türkçesi okutmanı olarak dersler verirken, Prusya İlimler Akademisi bünyesinde de araştırmalarını sürdürdü. Bu verimli dönemde meslektaşı Annemarie von Gabain ile birlikte Eski Uygur metinleri üzerinde önemli ortak çalışmalara imza attı. Yine 1927 yılında Berlin'de, hayatı boyunca kendisine en büyük desteği verecek olan tıp mezunu Dr. Rabia Hanım ile evlendi. Düzenli bir aile hayatı kuran çiftin bu evlilikten iki kız çocuğu dünyaya geldi.
İstanbul Üniversitesi Reformu ve Kutadgu Bilig Mirası
Avrupa'da tanınan bir Türkolog haline gelen Arat, 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk'un gerçekleştirdiği üniversite reformu kapsamında Türkiye'ye davet edildi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili profesörü olarak göreve başlayan Arat, karşılaştırmalı Türk dili araştırmalarını Türkiye'de ilk kez sistemli ve modern bir metodolojiyle uygulamaya koydu. Onun Türkiye'deki en muazzam akademik başarılarından biri, XI. yüzyılda Karahanlı Devleti döneminde Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig üzerinedir. Daha önce yabancı araştırmacılar tarafından incelenmiş bu şaheseri, hazırladığı eşsiz metin yayını ve tercümesi sayesinde modern Türkoloji dünyasının temel başvuru kaynağı haline getirdi. Eserin özgün metnini 1947'de, kapsamlı tercümesini ise 1959'da yayımlayarak bilim dünyasına sundu. Edib Ahmed Yükneki'nin Atebetü'l-hakayık isimli eseri üzerinde yaptığı titiz çalışmalarla da eserin doğru adını bilimsel olarak kanıtladı. Tarih yazımına da katkı sunan akademisyen, Babur'un anılarını içeren "Vekayi" adlı eseri Türkçe'ye kazandırırken Orta Asya tarihine ışık tutan zengin notlar ekledi. Yetiştirdiği Muharrem Ergin, Osman Fikri Sertkaya ve Kemal Eraslan gibi değerli isimler, onun açtığı yolda Türk dilini geleceğe taşıdı. Ömrünün son döneminde kalp rahatsızlığı ile mücadele etmesine rağmen çalışmalarından kopmayan Reşid Rahmeti Arat, 29 Kasım 1964 tarihinde İstanbul'da geçirdiği kalp krizi neticesinde 64 yaşında aramızdan ayrıldı.
Başlıca Eserleri
- Die Hilfsverben und Verbaladverbien im Altaischen (1928)
- Zur Heilkunde der Uiguren I–II (1930–1932)
- Die Legende von Oghuz Qaghan (1932)
- Oğuz Kağan Destanı (1936)
- Babur, Vekayi (Tercüme, 1943–1946)
- Kutadgu Bilig I: Metin (1947)
- Atebetü'l-hakayık (1951)
- Kutadgu Bilig II: Tercüme (1959)
- Eski Türk Şiiri (1965)
