Niels Henrik Abel, 5 Ağustos 1802 tarihinde Norveç'in Stavanger kenti yakınlarındaki Finnoy Adası'nda dünyaya gelen, yirmi yedi yıllık kısa ömrüne çağları aşan matematiksel keşifler sığdıran efsanevi bir Norveçli matematikçidir. Yoksulluk içinde geçen ömrüne rağmen beşinci dereceden genel denklemlerin cebirsel olarak çözülemeyeceğini ispatlayarak bilim tarihinin en büyük düğümlerinden birini çözen Abel, genç yaşta yakalandığı verem hastalığı yüzünden Froland'da trajik bir şekilde hayata gözlerini yummuştur.
Ailesi, Niels Henrik'in doğumundan kısa süre sonra güneydoğu Norveç'teki Risor kasabası yakınlarında bulunan Gjerstad cemaatine yerleşti. Abel'in babası Soren Georg Abel, yedi çocuklu kalabalık ailesini geçindirmekte zorlanan yoksul bir Lutherandı. Annesi Ane Marie Simonson ise ailenin diğer temel direğiydi. Abel, eğitim hayatında ilk büyük adımını 1815 yılında Oslo'daki katedral okuluna kaydolarak attı. Okulda gösterdiği üstün yetenek, 1817 yılında katedral okuluna atanan matematik öğretmeni Bernt Michael Holmboe tarafından fark edildi. Holmboe, genç dehayı keşettikten sonra onu klasik matematik dünyasının kapılarını aralayan eserlerle tanıştırdı. Abel, Newton, Euler, Lagrange ve Gauss gibi devlerin orijinal çalışmalarını derinlemesine inceleme şansı buldu.
Matematik Dünyasında Bir Yıldızın Doğuşu
Genç matematikçi, öğretmeninin yönlendirmesiyle yaklaşık üç asırdır çözülemeyen beşinci dereceden polinom denklemleri problemiyle karşılaştı. Babasının 1820 yılındaki vefatı aileyi derin bir maddi darboğaza sürüklese de öğretmeni Holmboe'nin topladığı burslar sayesinde Abel, 1821 yılında Christiania Üniversitesi'ne girmeyi başardı. Buradan 1822 yılında ön derece alan genç bilim insanı, 1823 yazında Danimarka'nın Kopenhag kentine giderek dönemin saygın matematikçisi Ferdinand Degen ile tanıştı. Kopenhag'da Fermat'ın Büyük Teoremi ve eliptik fonksiyonlar üzerine çalışmaya başlayan Abel, aynı dönemde Christine Kemp ile tanışarak kısa süreli bir nişanlılık evresi geçirdi.
Abel'in ilk akademik makaleleri 1823 yılında fonksiyonel denklemler ve integraller üzerine yayımlandı. Kendisi, eliptik integral denklemini başarılı bir şekilde formüle edip çözen ilk bilim insanı unvanını kazandı. Onun bu dehasını gören dostları, Almanya ve Fransa'daki eğitim kurumlarında görev alabilmesi amacıyla Norveç hükümetine çağrılarda bulundu. Devletten aldığı bursla 1825 ve 1827 yılları arasında Avrupa seyahatine çıkan genç araştırmacı, Berlin'de inşaat mühendisi ve matematik tutkunu August Leopold Crelle ile tanıştı. Crelle, Abel'in yeteneğini hemen sezerek kuracağı yeni matematik dergisi için ondan makale talep etti. Derginin ilk cildinde Abel'in yedi farklı makalesi yayımlandı. Bu yayınlar genç matematikçinin akademik çevrelerde tanınmasını sağlayan en önemli dönüm noktası oldu.
Avrupa Sınavı ve Trajik Son
Akademik ününü pekiştirmek ve kalıcı bir kürsü bulabilmek amacıyla dönemin matematik merkezi olan Paris'e yönelen Abel, Paris Fen Akademisi'ne en önemli çalışması olan Abel Teoremi'ni sundu. Ne yazık ki Fransız akademisyenlerden beklediği ilgi ve kabulü göremedi. Randevu talepleri yanıtsız kalan, parası tükenen ve borçlarını ödeyemez hale gelen genç dahi, büyük umutlarla gittiği Fransa'dan hayal kırıklığıyla döndü. Norveç'e döndükten sonra geçimini özel dersler vererek ve üniversitenin sağladığı çok kısıtlı bir aylıkla sürdürmek zorunda kaldı. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen matematik çalışmalarına ara vermeden devam etti.
Genç dahi, bilim dünyasında kendi adıyla anılacak önemli teorileri tamamladı:
- Abel denklemi ve bununla ilişkili cebirsel yapılar
- Abel fonksiyonu ve karmaşık analizdeki uygulamaları
- Abel integrali ve eliptik fonksiyonlar kuramı
- Grup teorisinde devrim yaratan Abel grubu (Abelyen grup) kavramı
Fakat yoksulluk ve ağır çalışma koşulları Abel'in bünyesini zayıflatmıştı. Paris dönüşünde verem hastalığına yakalanan genç bilim insanı, Froel Hansteen ile nişanlı olduğu bu dönemde sağlığını tamamen kaybetti. Niels Henrik Abel, 6 Nisan 1829 tarihinde Norveç'in Froland kentinde, henüz 27 yaşındayken derin bir yoksulluk içinde hayata gözlerini yumdu. Acı bir tesadüf eseri, ölümünden sadece iki gün sonra Berlin Üniversitesi'nden gönderilen mektupta, onun dehasının nihayet fark edildiği yazıyordu. Mektupta genç matematikçiye prestijli bir öğretim üyeliği kadrosu teklif edilmekteydi.
Ölümsüz Miras ve Abel Ödülü
Abel'in kaybı bilim dünyasında büyük bir boşluk yaratırken, onun matematikte gerçekleştirdiği devrim sonraki nesiller tarafından hayranlıkla incelendi. Norveç hükümeti, bu büyük dehanın anısını yaşatmak için çeşitli dönemlerde pullar bastı. Ayrıca resmi, 500 Norveç Kronu banknotunun üzerine yerleştirildi. Doğumunun 200. yılı vesilesiyle 2001 yılında ortaya atılan bir fikirle, matematikte Nobel Ödülü eksikliğini gidermek amacıyla Abel Ödülü kuruldu.
İlk kez 2003 yılında verilmeye başlanan ve maddi değeri yaklaşık 1 milyon ABD doları olan bu prestijli ödül, her yıl uluslararası beş matematikçiden oluşan bağımsız bir jüri tarafından belirlenmektedir. Ödül, Norveç Bilim ve Edebiyat Akademisi aracılığıyla sahiplerine sunulmaktadır. Ödülün temel gayesi, matematiğin özellikle genç nesiller arasında hak ettiği değeri görmesidir. Bugün Niels Henrik Abel adı, sadece çözülemez denilen denklemleri aşan formüllerinde değil, dünya çapında bilime yön veren genç beyinlerin aldığı bu en prestijli ödülde yaşamaya devam etmektedir.
