Türkiye'de sosyal antropoloji alanının kurumsal bir bilim dalı olarak gelişimine öncülük eden ve bu alanda akademik ilkleri başaran Prof. Dr. Nermin Erdentugğ, 25 Aralık 1917 tarihinde Malta'da dünyaya gözlerini açtı. Babası Birinci Dünya Savaşı esnasında Arabistan'da vazifesini yaparken İngiliz kuvvetlerince esir alınan bir tıp doktoruydu. İngiliz esaretindeki bu doktor babanın çocugğu olarak sürgün hayatının getirdiği zorlukları erken yaşta tecrübe etti. Bu sebeple ilk çocukluk yıllarını sürgünde geçiren Erdentugğ, ilkokul ve ortaokul öğrenimini Çanakkale'de başarısıyla tamamladı. İstanbul Kız Lisesi'ndeki eğitimini 1936 yılında tamamladıktan sonra yükseköğrenim görmek amacıyla rotasını başkent Ankara'ya çevirdi. Aynı sene Ankara'da eğitime yeni başlayan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Kürsüsüne kabul edildi. Bu okul, Cumhuriyet biliminin merkeziydi. Fakültenin ilk mezunları arasında yer almayı başaran Erdentugğ, 1940'ta mezun olduktan sonra aynı okulda asistanlık görevine başladı.
Akademik Başarılar ve Etnolojide Bir İlk
Kan gruplarını incelediği doktora tezini 1942 yılında tamamlayarak fizik antropoloji alanındaki uzmanlaştı. Genç araştırmacı, fiziksel antropoloji alanındaki bu başarılı başlangıçtan sonra çalışmalarını etnolojiye yönlendirdi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç araştırmacı, 1944 senesinde doçent unvanını elde etti. Böylece Türk üniversitelerinde etnoloji alanında doçent unvanını alan ilk Türk bilim insanı olarak tarihe geçti. Akademik vizyonunu genişletmek isteyen Erdentugğ, 1949 ile 1951 yılları arasında İngiltere ve İskandinav ülkelerinde bilimsel araştırmalara katıldı. Burada özellikle modern sosyal antropoloji kuramları ve araştırma yöntemleri üzerinde yoğun çalışmalar gerçekleştirdi. Avrupa ülkelerindeki incelemelerinin ardından vatanına döndüğünde, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesinde sosyal antropoloji ve saha araştırması derslerini ilk defa açarak bu bilim dalının Türkiye'deki akademik temellerini attı.
Elazığ Köylerinde Çığır Açan Saha Çalışmaları
Sadece teoride kalmak istemiyordu. O, bilimin sahada yapılması gerektiğine inanıyordu. Bu inançla 1952 ve 1955 yılları arasında Elazığ'da kapsamlı saha araştırmaları yürüttü. Araştırmasını Sünni nüfuslu Hal köyü ile Alevi nüfuslu Sün köyünde gerçekleştirdi. Köy yaşamını derinlemesine inceleyen bilim insanı, derlediği bilgileri şu ana başlıklar altında gruplandırarak monografik metinler ortaya koydu:
- Maddi hayat ve sosyal hayat yapıları
- Doğum ve sünnet törenleri
- Düğün gelenekleri
- Ölüm adetleri ve ritüelleri
Kürsü Başkanlığı ve Amerikan Antropolojisi Ekolü
Erdentugğ, 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek oradaki saygın üniversitelerde incelemelerde bulundu. Buralarda konferanslar ve seminerler vererek Türk akademisini temsil etti. Amerika'daki farklı akademik çevrelerle yakın temaslar kurdu. 1959'da Türkiye'ye dönmesinin ardından etnoloji profesörü ünvanını aldı. İki yıl sonra bağımsız bir yapıya kavuşan Etnoloji Kürsüsü'nün başkanlığına getirildi. Buradaki eğitim programını Amerikan kültürel antropolojisinin modern yaklaşımlarını yansıtacak şekilde baştan aşağı yeniledi. Öğrencilerine çağdaş metodolojik yaklaşımları aktarmayı hedeflediği bu önemli vazifeyi 1980 yılına kadar kesintisiz olarak sürdürdü. Etnoloji bölümü 1980 yılında Sosyal Antropoloji ve Halk Kültürü olarak ikiye bölündü. Erdentugğ, bu ayrımın ardından Sosyal Antropoloji Kürsüsü'nün başkanlığını üstlendi. Türkiye'de antropolojinin yaygınlaşması için ömrünün sonuna dek büyük gayret sarf etti. Cumhuriyet tarihinin bu kıymetli bilim çınarı, 26 Haziran 2000 tarihinde hayatını kaybetti. Cumhuriyet döneminin bu eşsiz bilim insanı, yetiştirdiği öğrenciler ve geride bıraktığı zengin bilimsel mirasla Türk akademi dünyasındaki o saygın yerini her daim korumaya devam edecektir.