Necla Işık, Türk edebiyat dünyasında şair, yazar, akademisyen ve çevirmen kimliğiyle iz bırakmış önemli bir isimdir. 1947 yılında Kilis'te dünyaya gelen yazar, gençlik yıllarından itibaren aldığı güçlü yabancı dil ve edebiyat eğitimi sayesinde hem çeviri dünyasında hem de şiir türünde özgün eserler üretmiştir.
Eğitim Hayatı ve Fransa Yılları
Necla Işık, temel eğitim hayatına doğduğu yer olan Kilis'teki Kartalbey İlköğretim Okulu'nda adım atmış, ortaöğrenimini ise Denizli Öğretmen Okulu'nda tamamlayarak yükseköğrenim görmek amacıyla İstanbul'a yönelmiştir. Burada Atatürk Eğitim Enstitüsü'nün Fransızca bölümüne kaydolan Işık, 1964 ile 1967 yılları arasında bu bölümde lisans düzeyindeki eğitimini başarıyla tamamladı. Akademik birikimini güçlendirmek amacıyla 1973 senesinde Montpellier Üniversitesi bursuyla Fransa'ya giden yazar, orada bir süre yaşadı.
Akademik Kariyeri
Fransa'dan döndükten sonra Marmara Üniversitesi bünyesinde yer alan fakültelerde 1980-1996 yılları arasında ileri seviye Fransızca dersleri verdi. Ders verdiği akademik birimler şunlardır:
- Atatürk Eğitim Enstitüsü
- Diş Hekimliği Fakültesi
- Uluslararası İlişkiler Fakültesi
Işık, bu kurumlarda uzun yıllar boyunca çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Başarılı geçen akademik mesaisinin ardından, 1996 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrılmayı tercih etti.
Edebiyat Yolculuğu ve "Göç" Romanı
Mesleki kariyerine ilk olarak çevirilerle adım atan Necla Işık, aynı zamanda yaratıcı yazarlığa da ilgi duyarak zamanla bu alana yöneldi. Ayrıca, kaleme aldığı ilk öykü ve şiirleri dönemin saygın edebiyat dergilerinde okuyucuyla buluşarak edebiyat çevrelerinde ilgi uyandırdı. Eserlerin yayımlandığı mecralar şunlardır:
- Yaşasın Edebiyat
- Sanat Olayı
- In Vivo
- Varlık
Kitaplarında genellikle şiirsel dili tercih eden yazar, beşinci çalışmasında şiirsel anlatım tekniklerinden kopmadan şiir-roman türünde özgün bir kurgu oluşturmuştur. Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan değerlendirmede bu yapıt için "gerçek bir sanat eseri" ifadesi kullanıldı. Tanıtım yazısında yazarın, kanatlı sözler söyleyerek farklı göç olgularını şiir potasında kaynaştırdığı özellikle belirtildi.