Türk askeri tarihinin ve istihbarat dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan Naci Aşkun, 1906 yılında Uşak'ta dünyaya gelmiş ve ülkenin yakın dönem siyasi hafızasında derin izler bırakmış önemli bir bürokrattır. Kara Harp Okulu'ndaki eğitimini tamamlayarak orduya adım atan Aşkun, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin farklı kademelerinde üstlendiği sorumluluklarla parlak bir askeri kariyer inşa etmiştir. 1940'lı yıllardan itibaren devletin en kritik güvenlik kurumlarında görev alan tecrübeli asker, özellikle 1950'li ve 60'lı yılların çalkantılı siyasi atmosferinde üstlendiği roller ve karşılaştığı tarihi olaylarla anılmaktadır. 1982 yılında vefat eden Aşkun, hem askeri kimliği hem de istihbarat teşkilatındaki köklü reform girişimleriyle bilinmektedir.
Askeri Yaşamı ve Dokuz Subay Olayı Soruşturması
Aşkun'un profesyonel kariyerindeki ilk önemli istihbarat görevi, 15 Nisan 1940 tarihinde Kurmay Yüzbaşı rütbesindeyken Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti bünyesine atanmasıyla başladı. TSK çatısı altında yürüttüğü çeşitli faaliyetlerin ardından, Demokrat Parti iktidarına yönelik gizli bir askeri yapılanma kurma suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. 26 Aralık 1957 tarihinde bu iddia sebebiyle tutuklanan deneyimli subay, ordu içindeki darbe söylentilerinin odağı haline geldi. Türk demokrasi tarihine Dokuz Subay Olayı olarak geçen bu kritik dava, 26 Mayıs 1958 tarihinde başladı. Davanın mahkeme başkanlığını ise 66. Tümen komutanı Tümgeneral Cemal Tural üstlendi. Yaklaşık altı ay süren yoğun ve gerilimli duruşmaların ardından suçsuz bulunan Naci Aşkun, davadan beraat ederek şerefli üniformasına ve ordudaki görevine yeniden kavuştu.
İstihbarat Teşkilatında Reform ve Millîleştirme Hamlesi
Askeri başarılarını istihbarat alanına da taşıyan başarılı bürokrat, 17 Ocak 1961'de Milli Emniyet Hizmeti Reisliği koltuğuna getirildi. Aşkun, 18 Ağustos 1962'ye kadar sürdürdüğü bu kritik görevde, kurum tarihini derinden etkileyecek reformlara imza attı. Teşkilatın o dönemdeki adı olan MAH bünyesinde millîleştirme adı altında geniş kapsamlı bir operasyon başlattı. Bu dönüşüm projesi kapsamında, kurumun sivil personel yapısı neredeyse tamamen değiştirildi. İstihbarattaki sivil kadroların çok büyük bir kısmı ya devletin farklı resmi kurumlarına tayin edildi ya da zorunlu olarak emekliye sevk edildi. Bu radikal yapısal reformların ardından Naci Aşkun, TSK'daki hizmet süresini tamamlayarak Tümgeneral rütbesiyle ordudan emekli oldu.
Naci Aşkun'un Kariyerindeki Önemli Kilometre Taşları
Türk devlet yapısında hem askeri hem de istihbarat düzeyinde üst düzey görevler üstlenen Naci Aşkun'un meslek hayatındaki en önemli gelişmeler şu şekilde özetlenebilir:
- Kara Harp Okulu mezuniyetinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde göreve başlaması,
- 15 Nisan 1940 tarihinde Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti kadrosuna tayin edilmesi,
- 26 Aralık 1957'de tutuklanmasıyla başlayan ve beraatle sonuçlanan tarihi Dokuz Subay Olayı süreci,
- 17 Ocak 1961 ile 18 Ağustos 1962 tarihleri arasında Milli Emniyet Hizmeti Reisliği görevini yürütmesi,
- Teşkilattaki sivil kadroları başka kurumlara göndererek gerçekleştirdiği büyük millîleştirme operasyonu.