Türkiye'nin yakın tarihinde sıra dışı giyim tarzı ve radikal fikirleriyle ses getiren Müslüm Gündüz, 1941 yılında Elazığ'ın Hankendi Nahiyesi'ne bağlı Ağcakale köyünde dünyaya gözlerini açtı. 1985 senesinde temellerini attığı Aczmendi tarikatının lideri olarak bilinen Gündüz, özellikle 1990'lı yılların çalkantılı siyasi atmosferinde televizyon ekranlarında ve gazetelerde yaptığı keskin çıkışlarla ülke gündemine oturdu. Gündüz, takipçileriyle birlikte gerçekleştirdiği dini sohbetler ve mevcut rejime yönelik sert eleştirileriyle 28 Şubat sürecine giden yolda en çok konuşulan isimlerden biri haline geldi.
Eğitim Hayatı ve Nur Cemaati ile Tanışması
Gençlik yıllarında mesleki eğitim almayı tercih eden Müslüm Gündüz, Kastamonu Akşam Sanat Okulu'ndan 1959 yılında başarıyla mezun oldu. Eğitiminin ardından memleketine dönse de orada geçimini sağlayacak uygun bir iş imkanı bulamadı. Bir gazete ilanında Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın teknik okul mezunları aradığını görünce hemen oraya başvurup çalışmaya başladı. Burada geçirdiği yıllar, inanç dünyasında önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi. 1961 yılının Ocak ayında, cezaevinde bulunan arkadaşları vasıtasıyla ulaştığı kitaplar sayesinde Nurculuk hareketiyle ilk bağını kurdu.
Fikirlerini yayma konusunda aktif bir rol üstlenen Gündüz, 1962 yılında Karabük'ten hareket eden bir otobüs dolusu arkadaşıyla Safranbolu Bağlar'daki bir konferansı engelledi. Vatani görevini yerine getirmek amacıyla 1963'te Isparta'daki acemi birlişine katıldı. Askerlişini 1965 yılında İskenderun'daki 39. Tümen'de tamamlayarak terhis oldu. Dönüşünde Zonguldak E.K.İ. İşletmeleri bünyesinde işe girdi ve buradaki dini faaliyetlerini 1967 yılına kadar sürdürdü. Ardından buradaki görevinden istifa ederek Ankara'ya yerleşti. Başkentte, Said Nursi'nin önde gelen talebelerinden Said Özdemir'in Bent Deresi'ndeki dershanesinde çalışmalarına devam etti.
Aczmendi Tarikatı ve 1996 Yılındaki Tartışmalar
Müslüm Gündüz, takvimler 1985 yılını gösterdiğinde kendi memleketi olan Elazığ merkezli Aczmendi tarikatını kurduğunu ilan etti. Kendine has kıyafetleri ve sakal tarzıyla dikkat çeken bu topluluğun başında, dini sohbetler düzenleyerek etrafında geniş bir çevre topladı. Ancak asıl büyük tartışmalar 1996 yılında yaşandı. Gündüz, 12 Haziran 1996 tarihinde HBB televizyonuna katılarak laik ve demokratik sisteme yönelik çok sert ifadeler kullandı. Bu yayında cumhuriyet değerlerine doğrudan karşı çıktığını ilan etti.
Aynı yılın Ekim ayında Milliyet Gazetesi'ne verdiği demeçte ise laik sistemin yıkılacağını, ordunun bunu engelleyemeyeçeğini ve İran benzeri bir sürecin yaşanacağını iddia etti. Gündüz'e göre şeriatın tesisi için şu üç aşamadan geçilmesi gerekmektedir:
- Kalple isteme
- Dille söyleme
- Elle düzeltme
Gözaltı Hadisesi ve Hukuki Mücadeleleri
Hakkındaki tutuklama kararı sonrasında polis ekipleri, 29 Aralık 1996 tarihinde Kadıköy'de yazar Hüseyin Üzmez'e ait eve bir baskın gerçekleştirdi. Müslüm Gündüz, kameralar eşliğinde yapılan bu operasyonda Fadime Şahin adındaki bir kadınla uygunsuz bir vaziyette yakalanarak gözaltına alındı. Televizyon kanallarında geniş yankı uyandıran bu olayın ardından iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaşanan bu olaylar, Türkiye'de 28 Şubat sürecine giden yolda önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Cezaevi sürecinin ardından hukuk mücadelesine girişen tarikat lideri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye aleyhine davalar açtı. Kendisini yargılayan Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde askeri üyelerin bulunması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savundu. Yüksek mahkeme, Gündüz'ün bu başvurusunu haklı bularak Türkiye'yi suçlu buldu. Ayrıca daha önce ifade özgürlüğünün kısıtlandığı gerekçesiyle açtığı bir diğer davayı da kazanmayı başardı.
Yakın Dönem Faaliyetleri ve Aile Yaşamı
Uzun yıllar sessizliğini koruyan Gündüz, Temmuz 2018'de katıldığı bir televizyon programında Cumhuriyet Halk Partisi'ni hedef alarak sert söylemlerde bulundu. Son dönemde ise sosyal medya mecraları üzerinden takipçilerine seslenmeye devam etmektedir. YouTube'da yayınlanan bir videosunda, Türk Lirası'nın değer kaybı ve hükümetin ekonomi politikalarına dair görüşlerini paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarına uyulması gerektiğini savunan Gündüz, evde veya bankada döviz biriktirenleri vatan hainliğiyle suçladı.
Özel yaşamında iki evliliği bulunan Müslüm Gündüz'ün, 1969 yılında dünya evine girdiği ilk eşi Endam Gündüz, 24 Temmuz 2008 tarihinde vefat etmiştir. Bu evlilikten Ahmet adında bir erkek evladı dünyaya gelmiştir.
