1967 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Murat Gülsoy, Türk edebiyatının son çeyrek asrına damga vurmuş ödüllü bir yazar ve aynı zamanda seçkin bir akademisyendir. Kabataş Erkek Lisesi'nin ardından eğitim hayatını Boğaziçi Üniversitesi'nde sürdüren çok yönlü kalem, kaleme aldığı roman, öykü ve inceleme türündeki eserleriyle modern Türk yazınında kendine özgü bir yer edinmiştir.
Mühendislikten Beyin Dalgalarına Akademik Yolculuk
İstanbul'un köklü eğitim kurumlarından Kabataş Erkek Lisesi mezunu olan Murat Gülsoy, yüksek öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde başladı. Buradan 1989 yılında mezun olan Gülsoy, akademik merakını farklı bir mecraya taşıyarak aynı üniversitenin Psikoloji Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi aldı. 1992 yılında insan yüzlerine ilişkin uyarılmış beyin potansiyelleri üzerine hazırladığı tezle bu dereceyi elde eden araştırmacı, bilimsel çalışmalarına ara vermeden devam etti. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde biyomedikal mühendisliği alanında doktora yapan Gülsoy, beyin cerrahisinde kullanılacak özel bir lazer sistemi geliştirerek 2000 yılında doktor unvanını kazandı. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü'nde öğretim üyesi olarak uzun yıllar görev alarak genç beyinleri yetiştirdi. Biyofotonik alanındaki derin uzmanlığıyla tanınan başarılı akademisyen; lazer-doku etkileşimi, lazerle doku kaynağı ve yenilikçi cerrahi lazer sistemlerinin tasarımı konularında uluslararası düzeyde çok sayıda bilimsel makale yayımlayarak tıp dünyasına katkıda bulundu.
Hayalet Gemi'den Ödüllü Romanlara Edebi Serüven
Bilimsel kariyeriyle eş zamanlı olarak edebiyat dünyasında da adından söz ettiren Murat Gülsoy, 1992-2002 yılları arasında yakın dostlarıyla Hayalet Gemi dergisini çıkardı. Selçuk Akman ve Nazlı Ökten ile birlikte kurduğu bu yayında öykü ve denemelerini okurla buluşturan yazar, yazı hayatına kararlı adımlarla yön verdi. İlk eseri olan bu derleme 1999'da yayımlandı. Ertesi yıl Abbie Hoffman'ın meşhur yapıtından esinlenerek yayımladığı 'Bu Kitabı Çalın' ile büyük beğeni topladı. Bu başarıyı diğer yapıtları izledi. Yazarın edebiyat dünyasında taçlandırılan başlıca eserleri ve layık görüldüğü prestijli ödüller şunlardır:
- Bu Kitabı Çalın - 2001 Sait Faik Hikâye Armağanı
- Bu Filmin Kötü Adamı Benim - 2004 Yunus Nadi Roman Ödülü
- Baba, Oğul ve Kutsal Roman - 2013 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü
- Gölgeler ve Hayaller Şehrinde - 2014 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
Gerçekliğin aldatıcı doğasını, rüyaları, ölümü ve aklın sınırlarını sorgulayan eserleri; İngilizce, Almanca, Çince ve Arapça başta olmak üzere sekiz farklı dile çevrildi.
Boğaziçi'nde İz Bırakan Yıllar ve Ayrılış Süreci
Akademik ve edebi kimliğini Boğaziçi Üniversitesi çatısı altında birleştiren Gülsoy, idari görevlerde de aktif rol üstlendi. Yayınevinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Ayrıca Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi'nin müdürlüğünü yaptı. Eylül 2023 tarihinde üniversiteden resmi olarak emekliye ayrılan Gülsoy, akademik hayatına yeni bir yön verdi. Ancak emekliliğinin hemen ardından gelen süreç son derece sancılı oldu. 2021 yılından bu yana çeşitli protestoların odağında yer alan üniversite yönetimi, emekli akademisyenin kampüse girişini tamamen yasakladı. Kendisi onuruna düzenlenen veda etkinliğine de hiçbir şekilde izin verilmedi. Bütün bu engellemelere rağmen Gülsoy, Türkçe yazınının en üretken kalemlerinden biri olarak eserler vermeye devam etmektedir.
