1954 yılında dünyaya gelen Türk iş insanı ve mühendis Cemil Müjdat Altay, Türkiye'nin haberleşme teknolojilerindeki bağımsızlık mücadelesinde öncü roller üstlenmiş, 2004-2020 yılları arasında Netaş'ta CEO olarak görev yapmış önemli bir yöneticidir. İstanbul Teknik Üniversitesi Haberleşme ve Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Altay, yerli Ar-Ge çalışmalarına TÜBİTAK ve Türk Deniz Kuvvetleri projeleriyle adım atmıştır. Kariyeri boyunca yerli üretimi savunan Altay, Netaş çatısı altında hayata geçirdiği projelerle Türkiye'nin dijital dönüşümünü hızlandırmıştır.
Akademik Birikimden Ar-Ge Laboratuvarlarına
İTÜ Haberleşme ve Elektronik Mühendisliği mezuniyetinin ardından Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans derecesi alan Altay, rotasını araştırma ve geliştirme faaliyetlerine çevirdi. Akademisyeni Adnan Kahveci'nin referansıyla TÜBİTAK bünyesine katılan Altay, burada önemli savunma sanayisi projelerinde görev aldı. Kurum bünyesinde 8080 bilgisayarla ilk profesyonel yazılımı yazdı. Askerlik vazifesini yaparken de Ar-Ge odaklı çalışmalarını sürdürerek, Deniz Kuvvetleri'nin Gölcük'teki laboratuvarında Sapan Projesi adıyla yürütülen milli savunma çalışmasında yer aldı.
Netaş'ta Yerli Santral Devrimi ve Küresel Ortaklıklar
Mühendislik birikimini özel sektöre taşımak isteyen Müjdat Altay, 1981 senesinde Türkiye'nin ilk yerli özel araştırma-geliştirme merkezine sahip Netaş kadrosuna katıldı. Altay, alışılagelmiş crossbar tasarımlarını aşarak sıfırdan milli ürünler üretmeyi hedefleyen 10 genç mühendisten biri oldu. Ekip, yerel pazarın ihtiyaç duyduğu PABX adlı otomatik telefon santralini tasarlamak için kolları sıvadı. Küresel ortak Nortel, KOBİ pazarına yönelik alt segment ürün geliştirme vaadiyle ikna edildi. Altay düşük maliyetli bu santrali tasarlamaya başladı. SpaceNET EX-100 adıyla geliştirilen bu ürün ailesi, donanımı ve yazılımıyla tamamen yerli ilk santraller oldu.
Bu atılımın ardından Netaş, VİSA projesi ile ülkenin uluslararası bağlantı altyapısını millileştirdi. İthal ürün bağımlılığını azaltan bu hamleler, şirketin özel pazardaki payını yüzde 20'den yüzde 70'e çıkararak ülke ekonomisine ciddi tasarruf sağladı. Böylece Netaş, telekom pazarında her iki segmente seslenen tek firma oldu.
Anadolu'nun Kürsal Bölgelerine Dijital Erişim
Türkiye'nin kırsal kesimlerindeki iletişim altyapısı eksikliği, PTT'nin sınırlı bütçesi nedeniyle çözülemeyen büyük bir problemdi. Müjdat Altay ve ekibi, bu kez de kürsal bölgeler için özel bir santral tasarlamaya odaklındı. Nortel yönetimi tekrar ikna edildi. Geliştirilen Elif ve Dicle santralleri, ülke geneline hızla yayıldı.
Bu yerli teknoloji hamlesinin etkileri şöyle oldu:
- Küçük yerleşim yerlerinin dünyayla bağlantı kurma oranı 1982'de yüzde 23 iken, 1987 yılında yüzde 64 seviyesine ulaştı.
- Kürsal bölgelerin telefona kavuşma hızında Türkiye, Avrupa genelinde birinci sıraya yerleşti.
- Elif santralinin dijitalleştirilmiş sürümü Dicle ile Türkiye, dijital dönüşüm hızında Avrupa'da Fransa'dan hemen sonra ikinci sıraya yükseldi.
2002 yılında Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcılığına getirilen Altay, 2004 ile 2020 yılları arasında CEO koltuğuna oturarak şirkete uzun yıllar başarıyla liderlik etti.
