Bulgaristan’ın Razgrad iline bağlı Gökçesu köyünde 1929 yılında dünyaya gelen Muharrem Tahsin, hayatı boyunca Türk dilinin ve kültürünün yaşatılması amacıyla Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinde öğretmenlik ve gazetecilik yapmış önemli bir aydındır. Eğitimci kimliğiyle okullarda dersler verirken, kalemini de toplumsal gerçekleri aktarmak için kullanmıştır. Razgrad’da başlayan bu ömür, büyük bir kültür hizmetine dönüşmüştür.
Eğitim Hayatı ve Öğretmenlik Yılları
Gökçesu köyünde ilkokul eğitimini tamamlayan Tahsin, daha sonra ortaokulu tamamlamak üzere Razgrad’a gitti. Lise eğitimi için ise yolculuğu Şumnu şehrine uzandı. Yükseköğrenimini Sofya Üniversitesi’nin Türkoloji Anabilim Dalında başarıyla tamamladıktan sonra, ülkede Türk gençliğinin yetişmesine katılmak istedi. Bu doğrultuda, mezuniyetinin ardından Kırcaali Türk Öğretmen Okulu bünyesinde bir yıl boyunca mesleğini icra etti. Buradaki kısa ama verimli eğitimci deneyimi, gelecekteki yazar kimliğinin de temellerini attı.
Basın Dünyasındaki Editörlük Yolculuğu
Öğretmenlik sonrasında başkent Sofya’ya atanan Muharrem Tahsin, burada gazetecilik dünyasına adım attı. Meslek yaşamına ilk olarak Türkçe yıldızı parlayan Piyoner adlı çocuk dergisinde çalışarak başladı. Yayın hayatı son bulan bu çocuk dergisinin ardından, deneyimli gazeteci Halk Gençliği gazetesinde çalışmalarını sürdürdü. Ancak bu gazetenin de kapanması üzerine yeni bir adrese yöneldi. Yoluna Yeni Işık gazetesinde devam eden yazar, burada kültür bölümünün sorumlu editörlüğü görevini uzun seneler boyu sürdürdü. Editörlük yıllarının ardından emekli olan yazar, köşesine çekilmeyip üretmeye devam etti. Halen Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin basın organı olan çocuklara yönelik Filiz gazetesinin çıkarılmasına büyük bir özveriyle liderlik etmektedir.
Eğitim ve Basın Hayatına Katkıları
Muharrem Tahsin, basın çalışmalarının yanı sıra hikaye, eleştiri, portre ve söyleşi türünde zengin eserler üretmiştir. Yazıları ilk dönemlerde çeşitli dergi ve gazetelerin sayfalarını süslemiş, sonrasında kitaplaştırılmıştır. Kendi kültür hazinesini oluşturan bu eserlerin başında şunlar gelmektedir:
- Ayak Sesleri (Hikaye)
- Enser (Hikaye)
- Biz Bize (Deneme)
- Çarıklı Filozof (Bilmece derlemesi)
- Eğil Kulağına Söyleyeyim (1996 yılında çıkan çocuk hikayeleri)
Ayrıca, Bulgaristan'da Türkçe eğitimin yaygın olduğu yıllarda okullarda okutulacak okul kitaplarının hazırlanmasında aktif rol almıştır. Eserlerinde genellikle günün toplumsal gerçeklerini, yaşamın dönüşüm ve yenileşme sancılarını derin bir hayat sevgisiyle ele almıştır. Kaleminden dökülen her satırda, kültürün ve dilin yıpranmadan korunması amaçlanmıştır.