Türk futbolunun bir dönemine adını yazdıran Metin Aktaş, 1 Ağustos 1977 tarihinde Trabzon'da dünyaya gözlerini açtı. Karadeniz'in hırçın dalgaları arasında büyüyen Aktaş, yeşil sahalara ilk adımını şehrin en büyük markası olan Trabzonspor altyapısında attı. İlk durağı kendi şehrinin kulübüydü. Altyapı yılları başarıyla tamamlandı. Trabzonspor bünyesinde aldığı nitelikli futbol eğitimiyle kendisini günden güne geliştiren başarılı sporcu, kariyer basamaklarını hızla tırmanarak Türk futbolunun zirve noktalarından biri olan milli takım seviyesine yükselmeyi başardı.
Milli Takım Başarıları ve Kulüp Kariyeri
Kariyeri boyunca farklı ekiplerde boy gösteren futbolcu, sahada sergilediği performansla milli takımların da vazgeçilmez parçalarından biri haline geldi. Özellikle genç yaş kategorilerinde gösterdiği dirençle 17 kez Ümit Milli takım kadrosunda yer aldı. Milli arena onun için büyük bir tecrübeydi. Bu başarısını bir üst seviyeye taşıyan oyuncu, 3 defa da A milli takım forması giyme onuruna erişti. Kulüp bazında ise Trabzon'daki macerasının ardından Anadolu'nun farklı renklerine yelken açtı. Takvimler 2008 yılını gösterdiğinde Karadeniz temsilcilerinden Giresunspor kadrosuna dahil olan sporcu, burada istikrarlı bir görüntü çizdi. Deneyimli isim, 2010 yılına gelindiğinde ise güneyin köklü ekiplerinden Adana Demirspor renklerine bağlandı.
Kariyerindeki Zorlu Dönemeç
Futbol dünyasının ışıltılı sahnesinde yürürken, her sporcunun hayatında olabileceği gibi Aktaş da bazı zorlu virajlardan geçmek durumunda kaldı. Yetenekli futbolcu, 9 Nisan 2005 tarihinde oynanan Akçaabat Sebatspor - Kayserispor müsabakası öncesinde yaşanan ve spor camiasında büyük yankı uyandıran yasadışı bahis olayına adı karıştığı gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun radarına girdi. Bu gelişmenin ardından federasyon yetkilileri tarafından kendisi hakkında detaylı bir inceleme süreci başlatıldı. Kurul, yapılan değerlendirmelerin sonucunda tecrübeli futbolcuya 5 ay boyunca hak mahrumiyeti cezası verdi. Cezanın süresi beş aydı. Bu askıya alınma süreci, onun futbol yaşantısındaki en çarpıcı ve zorlu dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.
