Türkiye'de vicdani ret ve LGBTT hakları mücadelesinin en simgesel isimlerinden biri olan Mehmet Tarhan, 1978 yılında dünyaya geldi. Kürt kökenli bir aktivist olan Tarhan, genç yaşlardan itibaren barışçıl ve antimilitarist fikirleri savunarak militarizmin karşısında durmayı seçti. Takvimler 27 Ekim 2001 tarihini gösterdiğinde, Ankara'da düzenlediği bir basın açıklamasıyla zorunlu askerlik görevini yapmayacağını tüm kamuoyuna ilan etti. Bu cesur çıkış, hem onun hayatını tamamen değiştirecek hem de ülkedeki vicdani ret tartışmalarını yepyeni bir boyuta taşıyacaktı.
Hak Mücadelesi ve Cezaevi Yılları
İlk bildirisinin ardından savaş karşıtı eylemlerini sürdüren Tarhan, 5 Eylül 2004'te Ankara'daki bir başka etkinlikte okuduğu açıklama nedeniyle soruşturma geçirdi. Temel bir insan hakkı olarak gördüğü vicdani ret hakkını savunarak savcılığa gitmeyi ve ifade vermeyi kabul etmedi. Nihayetinde 8 Nisan 2005'te İzmir kentinde gözaltına alındı. Gözaltı süresince hiçbir resmi evraka imza atmadı. İki gün sonra Tokat'taki askeri birliğine sevk edildiğinde ise askeri üniforma giymeyi ve komutanların emirlerine uymayı kesin bir dille reddetti.
Bu tutumu nedeniyle, askeri kanundaki emre itaatsizlik suçlamasıyla Sivas Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Haziran 2005'te geçici olarak tahliye edilse de Tokat'taki birliğinde duruşunu tekrarlayınca yeniden tutuklandı. Mahkeme, birleştirilen davaların neticesinde Tarhan'ı toplamda dört yıl hapis cezasına mahkum etti. Karar askeri yargıtayca bozulsa da yerel mahkeme kararında ısrar etti. Üstelik yerel mahkeme, eşcinsel kimliğin ordudan ihraç edilmek için tek başına geçerli bir hukuki sebep sayılamayacağını ve şahsa yönelik zorla muayene girişimlerinin açık bir insan hakları ihlali teşkil edeceğini gerekçeli kararında özellikle vurguladı.
Uluslararası Yankı ve Aktivizm
Cezaevinde kaldığı süre boyunca hem psikolojik hem de fiziksel şiddetle mücadele etmek zorunda kaldı. Ancak bu zorlu süreçte yalnız kalmadı. Gerek Türkiye'deki gerekse dünyadaki insan hakları savunucuları ile savaş karşıtı örgütler Tarhan'a çok güçlü bir kamuoyu desteği sağladı. Bu yoğun uluslararası dayanşmanın da katkısıyla, 9 Mart 2006'da Askeri Yargıtay Daireler Genel Kurulu kararıyla özgürlüğüne kavuştu.
Serbest bırakılmasına rağmen yasal olarak askerlikten muaf tutulmayan aktivist, resmi makamlarca hala firari veya kaçak olarak değerlendirilmektedir. Kendisi ise bu temel hakkın yasal güvenceye kavuşması adına mücadelesine kararlılıkla devam etmektedir. Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği bünyesinde gönüllü çalışmalar yürüten Tarhan; hem cinsel kimlik eşitliği hem de militarizm karşıtı sivil direniş ekseninde şekillenen toplumsal hareketlerin en aktif temsilcileri arasında yer almaya devam ediyor. Ayrıca fikirlerini ve deneyimlerini geniş kitlelerle paylaşmak amacıyla bir dönem Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır.
Üstlendiği Roller ve Çalışma Alanları
Tarhan'ın aktif şekilde mücadele yürüttüğü ve sesini duyurduğu başlıca çalışma alanları şunlardır:
- Vicdani ret hakkının yasal olarak tanınması ve antimilitarist sivil hareketler,
- LGBTT (lezbiyen, gey, biseksüel, travesti, transseksüel) bireylerin eşitlik mücadeleri,
- Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği çatısı altındaki sivil toplum projeleri,
- Radikal bünyesinde köşe yazıları yazarak toplumsal sorunları medya aracılığıyla gündeme taşımak.