Mehmet Özcan, 1949 senesinde İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Kayaköy'de dünyaya gelmiş olan Türk hukukçu, eğitimci ve siyasetçidir. Çift meslekli kariyeriyle tanınan Özcan, Ağrı Kız İlköğretmen Okulu ile Ödemiş Lisesi'nde tarih öğretmenliği yaptı. Hukuk dünyasındaki faaliyetlerinin ardından TBMM çatısı altında 21. Dönem İzmir Milletvekili olarak halkı temsil etti.
Eğitim Hayatı ve Mesleki Başarıları
Gençlik döneminde yükseköğrenime son derece büyük önem veren Mehmet Özcan, hem sosyal bilimler alanında derinleşmek hem de adalet sisteminde rol oynamak gayesiyle kendisini çok yönlü bir biçimde yetiştirdi. Bu doğrultuda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü tamamladı. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Eğitimcilik kariyerinin ardından serbest avukatlık mesleğine yönelerek hukuki alanda çalışmaya başladı. Atatürkçü Düşünce Derneği yöneticiliği gibi çeşitli toplumsal roller üstlenen Özcan, bir yandan mahalli gazetelerdeki köşe yazarlığı ve televizyon program yöneticiliği görevlerini yürütürken diğer yandan da serbest avukatlık yaptı. Geniş bir yelpazeye yayılan bu kariyer adımları, onun toplumsal meselelere farklı pencerelerden bakabilmesine katkı sağladı. Tecrübeli siyasetçi, meslek hayatı boyunca şu önemli sorumlulukları üstlenmiştir:
- Ağrı Kız İlköğretmen Okulu ve Ödemiş Lisesi'nde tarih öğretmenliği
- Hukuk alanında bağımsız olarak yürütülen serbest avukatlık
- Atatürkçü Düşünce Derneği bünyesinde yöneticilik
- Mahalli basın organlarında köşe yazarlığı ile televizyon program yöneticiliği
- TBMM çatısı altında yürütülen 21. Dönem İzmir Milletvekilliği
Siyasi Yaşamı ve Dönüm Noktaları
Mehmet Özcan, edindiği toplumsal ve mesleki tecrübeyi ülke yönetimine taşımak amacıyla aktif siyasete katıldı. Genel seçimlerin neticesinde 21. Dönem İzmir Milletvekili olarak parlamentoda görev üstlendi. Demokratik Sol Parti bünyesindeki milletvekilliği süreçinde, partinin iç işleyişindeki antidemokratik uygulamalara karşı çıktı. DSP kongresinde genel başkan adayı Sema Pişkinsüt'ün konuşturulmamasının antidemokratik olduğunu savundu. Bu duruma Nazire Karakuş ile birlikte ses çıkararak 1 Mayıs tarihinde partiden ayrıldı. İstifanın ardından üç milletvekili, Sema Pişkinsüt liderliğinde Toplumcu Demokratik Parti'yi kurdu. Sonrasında üç milletvekili Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne geçiş yaptı. Bu geçiş süreci, Türk siyasi tarihinde önemli bir demokratik duruşun sergilenmesiyle neticelendi. Tecrübeli siyasetçi, evli ve iki çocuk babasıdır. Aynı zamanda iki torun sahibi bir dede olarak hayatına devam etmektedir.