Türkiye'de sendikal hareketin, işçi sınıfı örgütlenmesinin ve sosyalist mücadelenin en önemli, en kararlı figürlerinden biri olan İbrahim Güzelce, 1922 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Eğitim hayatını Matbaacılık Meslek Okulu bünyesinde tamamladıktan sonra basım sektörünün tozunu yutan Güzelce, dizgi operatörlüğünden sendika liderliğine uzanan onurlu bir yaşam öyküsü kaleme aldı. Hayatını işçi haklarının savunulmasına, emeğin örgütlü gücünün büyütülmesine adayan bu yılmaz mücadele insanı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) gibi yakın tarihin en büyük demokratik kitle örgütlerinin kuruluşunda harç vazifesi görerek ismini emek tarihine silinmeyecek biçimde nakşetti. Ömrünü halkının ve işçi sınıfının hak ettiği refaha ulaşması hedefine adayan Güzelce, takvimler 11 Nisan 1976'yı gösterdiğinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
Matbaadan Çıkan Sendikal Liderlik
Çalıştığı basımevlerinde emek dünyasının sorunlarını doğrudan tecrübe eden Güzelce, 1948 senesinde sendikal mücadeleye adım attı. Sektör çalışanlarının köklü dayanışma birliği olan Mürettibin Cemiyeti'nin ardılı niteliğindeki Basın Teknisyenleri Sendikası bünyesinde genel sekreterlik görevini üstlenerek bu alandaki ilk idari deneyimini elde etti. Bu kritik vazife, onun teşkilatçılık kabiliyetini gözler önüne serdi. O, mücadelenin genişlemesini arzuluyordu. Nitekim 1950 yılına gelindiğinde, emekçilerin siyasi mekanizmalarda da güçlü şekilde temsil edilebilmesi amacıyla kurulan Demokrat İşçi Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer alan Güzelce, partinin genel sekreterliğini de üstlenerek siyasi alanda aktif bir rol üstlendi. Ülke siyasetinde daha etkin rol oynamak isteyen Güzelce, 1957 seçimlerinde Hürriyet Partisi'nden milletvekili adayı olarak şansını denedi, fakat seçmen teveccühü sandığa yansımayınca meclise giremedi.
TİP ve DİSK ile Teşkilatlanan İşçi Sınıfı
Siyasi çalışmalara hız veren Güzelce, 1961 senesinde Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin kuruluş faaliyetlerinde son derece aktif roller üstlendi. Partinin kurucu kadrosu içerisinde yer almasının ötesinde, belirli bir süre boyunca bu siyasi hareketin genel sekreterliği görevini de başarıyla icra etti. Matbaacılık kökeninden gelen mesleki birikimini de hiçbir zaman ihmal etmedi. Bu doğrultuda, 1963-1967 yılları arasında Türkiye Basın Sanayii İşçileri Sendikası (Basın-İş) genel başkanlığı makamında bulunarak sektör çalışanlarının hakları için etkili reformlara öncülük etti.
Tarihi ve dönüştürücü en büyük adım 1967'de atıldı. Başkanı olduğu sendika adına hareket eden Güzelce, Türk emek tarihinin en önemli yapısı olan DİSK'in kurucuları arasında yer aldı. Konfederasyonun ilk genel sekreteri seçilerek işçi sınıfının hak arama mücadelesini daha profesyonel ve merkezi bir boyuta taşımayı başardı. Yaşanan gelişmelerin ardından bir dönem yurt dışına gitmek durumunda kaldı. Almanya'da, Alman Sendikalar Federasyonu (DGB)'nun Berlin'deki Yabancılar Bürosu bünyesinde danışmanlık yaparak gurbetçi işçilerin haklarını korudu.
Vatan hasretiyle dolu geçen Berlin günlerinden sonra yeniden Türkiye'ye dönen deneyimli lider, emek cephesindeki kutsal mücadelesine en ön safta kaldığı yerden devam etmeye karar verdi. DİSK'in 1975 yılında gerçekleştirilen tarihi nitelikteki 5. Genel Kurulu'nda delegelerin ezici çoğunluğunun takdiriyle yeniden genel sekreterlik makamına getirildi. Bu hayati görevi, 1976 yılındaki zamansız vefatına kadar büyük bir özveri, inanç ve kararlılıkla sürdürerek adını unutulmazlar arasına yazdırdı.
İbrahim Güzelce'nin Türk sendikacılık ve siyaset tarihine kazandırdığı başlıca değerleri şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Mürettibin Cemiyeti mirasını devam ettiren Basın Teknisyenleri Sendikası'nda genel sekreterlik yaparak basın çalışanlarının haklarını kurumsal düzeyde korumuştur.
- Demokrat İşçi Partisi ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) bünyesinde kurucu olarak yer alıp işçi haklarının meclis ve parti düzeyinde temsil edilmesini sağlamıştır.
- DİSK'in kurucuları arasında yer alıp ilk genel sekreterliğini üstlenerek Türkiye'deki sendikal birliğin en güçlü yapılarından birini inşa etmiştir.
- Alman Sendikalar Federasyonu (DGB) bünyesinde yürüttüğü danışmanlık göreviyle Türk işçilerinin uluslararası alandaki sorunlarına çözümler aramıştır.
