İbrahim Niyazi Aslanoğlu, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla ömrünü Türk halk folkloru ve edebiyatı araştırmalarına adamış seçkin bir derlemeci, yazar ve öğretmendir. 1920 senesinde Tokat'ta hayata gözlerini açan ve 14 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da yaşama veda eden değerli araştırmacı, öğretmenlik mesleğinin sağladığı saha imkanlarını kullanarak halk kültürünün kaybolmaya yüz tutmuş unsurlarını titizlikle derlemiş ve kurucusu olduğu süreli yayınlarla bu birikimi geniş kitlelerle buluşturmuştur.
Tokat'tan Sivas'a Uzanan Eğitim ve Meslek Hayatı
Annesi Emine Hanım ile babası Osman Bey'in evladı olarak dünyaya gelen İbrahim Niyazi Aslanoğlu, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını memleketi Tokat'ta geçirmiştir. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehir olan Tokat'ta başarıyla bitiren araştırmacı, öğretmenlik mesleğine adım atmak amacıyla Sivas Öğretmen Okulu'na kaydolmuştur. Buradan 1944 yılında mezun olmuştur. Meslek hayatına Siirt'te öğretmenlikle başladı. Doğu Anadolu'daki bu ilk görev yerinde mesleki tecrübe kazanan genç öğretmen, buradaki hizmetinin ardından vatani görevini yerine getirmek üzere İstanbul'a gitmiştir. Selimiye'de topçu teğmen olarak askerlik yaptı. Askerlik vazifesinin ardından, 1948 senesinde Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan Cumhuriyet İlkokulu'na tayin edilerek görevine devam etti. Sivas genelindeki farklı okullarda uzun yıllar hizmet verdikten sonra, 1975 yılında emekliliğe adım attı. Gençlik döneminde Tokatlı şair Abdullah Azmi'nin tesiriyle halk edebiyatına ilgi duyan Aslanoğlu, Divriği'de çalıştığı yıllarda araştırmalarının kapsamını genişleterek halk kültürünün tamamını mercek altına almaya başlamıştır.
Gazetecilikten Dergiciliğe Folklor Araştırmaları
Araştırmacının yazı hayatındaki ilk adımı, 9 Kasım 1950 tarihinde Ülke Gazetesi'nde yayımlanan makaleleriyle gerçekleşmiştir. "Sivas İli Şairlerinden Notlar" başlığı altında neşredilen bu ilk yazılar, araştırmacının gelecekteki kapsamını derleme faaliyetlerinin habercisi niteliğinde olmuş ve büyük yankı uyandırmıştır. Yazar, 1970 yılına kadar Sivas'taki çeşitli yerel gazetelerde 800'den fazla makale kaleme almıştır. Çalışmalarını yerelle sınırlı tutmayan Aslanoğlu, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunduğu bildirilerle birlikte Türk halk edebiyatı üzerine 170 civarında makale yayımlamıştır. Bu yoğun birikimini dergicilik alanına da taşımıştır. İlk olarak 1973 senesinde neşriyat dünyasına kazandırdığı Sivas Folkloru dergisini, 1979 yılına kadar hiçbir aksama yaşatmadan toplam 78 sayı olarak yayımlamıştır. Sivas'taki bu yayının sona ermesinin ardından İstanbul'a yerleşen yazar, ulusal nitelikteki Türk Folkloru dergisini çıkarmaya başlamıştır. Aslanoğlu'nun vefatından sonra da yayımlanmaya devam eden bu dergi, Mart 1999 tarihine kadar toplam 96 sayı boyunca okurlarla buluşmuştur.
Kültür Hayatında Bıraktığı Derin İzler ve Mirası
Her iki dergi de halk bilimi alanında önemli araştırmalara ve çalışmalara imza atan çok sayıda genç araştırmacının yazın dünyasında tanınmasına zemin hazırlamıştır. Bu dergiler vasıtasıyla yazıları okuyucuyla buluşan bazı isimler şunlardır:
- Emin Kuzucular
- Doğan Kaya
- Müjgan Üçer
- Sabri Koz
- Hayrettin İvgin
Her iki yayın organı, araştırmacıların kıymetli çalışmalarını topluma ulaştırma noktasında adeta birer akademi vazifesi görerek önemli bir misyon üstlenmiştir. Akademisyen Doğan Kaya, Aslanoğlu'nun bu dergileri her ay nitelikli bir şekilde çıkarmak için harcadığı zamanı, emeği ve maddi birikimi vurgulayarak onun Türk kültür hayatındaki benzersiz yerini takdirle dile getirmiştir. O dönemde böylesine kaliteli bir yayını hazırlamak büyük özveri gerektiriyordu. Baskı ve dağıtım süreçlerinde yaşanan tüm maddi zorluklara ve sıkıntılara rağmen, her yeni cildin başarıyla tamamlanması Aslanoğlu için en büyük mutluluk kaynağı haline gelmiştir. İbrahim Aslanoğlu, ardında bıraktığı zengin kültürel miras ve yetiştirdiği araştırmacılarla Türk folklor dünyasında derin bir iz bırakmıştır.