Hıdır Aslan, 1 Nisan 1958 tarihinde Tunceli'nin Hozat ilçesine bağlı Taşıtlı köyünde dünyaya gelmiş ve 25 Ekim 1984'te Burdur'da yaşamını yitirmiş olan bir Devrimci-Yol militanıdır. 12 Eyül Askeri Darbesi'nin ardından gerçekleştirilen idam infazlarının Türkiye tarihindeki son halkasını oluşturan Aslan, ülkede cezası infaz edilen son kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Askeri mahkeme tarafından ölüm cezasına çarptırılan genç militan, sol görüşlü mahkumlar grubunda yer almaktaydı.
Ankara'dan İzmir'e Uzanan Örgütsel Faaliyetler
Siyasi faaliyetlerine başkentte adım atan Hıdır Aslan, Ankara'da Sarı Durak takma adıyla çalışmalar yürütmüştür. Buradaki kimliğinin güvenlik güçlerince tespit edilmesinin ardından faaliyetlerini sürdürmek üzere İzmir'e geçmiştir. Ege'nin bu büyük şehrinde Karabağlar, Gaziemir ve Yeşilyurt gibi önemli semtlerin sorumluluğunu üstlenmiştir. İzmir'deki tabanını genişletmek amacıyla propaganda ve örgütleme çalışmalarına ağırlık veren Aslan, Devrimci-Yol'un ideolojisini ve stratejisini benimseterek bölgedeki yapılanmanın gelişmesinde öncülük etti. Bu süreçte çeşitli yasa dışı eylemlerin organizasyonunu üstlendi, planlamalarını gerçekleştirdi ve bizzat bu aksiyonların içinde yer aldı. Ankara'dan gelen ve Yusuf takma adını kullanan Ali Akgün ile ortak bölge çalışmaları yürüttü. Daha sonra, Gültepe sorumlusu Coşkun Üsterci'nin polis tarafından yakalanması üzerine görev sahası değişti. Ayrıca, Karabağlar'da kullandığı Sedat kod adının açığa çıkması da bu görev değişiminde etkili oldu. Yeni sorumluluk alanı olan Gültepe'de faaliyet göstermek üzere görevlendirildi. İnciraltı yurdundaki gizli bir toplantıda İsmail Levent Aksan tarafından örgüt üyelerine Cemal ismiyle takdim edildi. Bu bölgedeki hücreleri komuta etmeye başladı.
Aslan'ın yasa dışı faaliyetleri esnasında üstlendiği farklı kimlikler ve kod adları şunlardır:
- Ankara'daki ilk çalışmaları sırasında kullandığı Sarı Durak kod adı,
- İzmir Karabağlar bölgesinde yürüttüğü faaliyetlerde benimsediği Sedat takma ismi,
- Gültepe sorumluluğuna getirildikten sonra İnciraltı'nda tanıtıldığı Cemal kod adı.
Gültepe Olayları ve Silahlı Çatışmalar
İzmir'de yaşanan ve bir ayaklanma girişimi olarak nitelendirilen Gültepe olayları'nın hazırlık evresinde aktif rol oynamıştır. Olayların patlak vermesinin ardından, sokak hareketlerini ve militanları komuta eden isimler arasında yer aldı. Sıcak çatışmaların bizzat içinde bulundu. Polis memurları İsmail Yürümet ve Mehmet Erol, çatıdan Ali Akgün tarafından açılan ateşle vurulmuştu. Saldırı anında Aslan, elindeki 14'lü tabancasıyla Akgün'ün yanında bulunmaktaydı. Çatışmaların ardından bir aracı gasp ederek kaçış planını uygulamaya koydular. Gasp ettikleri otomobille süratle uzaklaştıkları sırada Boğaziçi Karakolu önünde bekleyen nöbetçi polis memuruna, karakol binasının kendisine, bölgedeki askeri cipe ve resmi polis araçlarına seri şekilde ateş açtı.
Yargılama Süreci ve Burdur'daki İdam İnfazı
Giriştiği eylemlerin ardından yakalanan Hıdır Aslan, İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesi'nde yargılandı. Mahkeme, 29 Temmuz 1981 tarihli kararında Aslan'ı ölüm cezasına çarptırdı. Dosyayı inceleyen Askeri Yargıtay 2. Dairesi, 6 Ekim 1982 tarihinde bu kararı onayarak kesinleştirdi. Burdur'da 25 Ekim 1984 tarihinde infaz edilen bu karar, Türkiye siyasi tarihinde derin bir iz bıraktı. 12 Eyül askeri darbe rejiminin sonrasında cezaevlerindeki infazlar zincirinin bir parçası olarak darağacına gönderilen 50 hükümlüden biri olan Aslan, sol görüşlü 17 mahkum arasında yer almaktaydı. Bu infazın ardından Türkiye genelinde bir daha hiçbir ölüm cezası uygulanmadı. Nihayetinde, 2004 yılına gelindiğinde ölüm cezası yasal mevzuattan tamamen kaldırıldı.