Eşsiz davudi sesi ve kahramanlık türküleriyle Türk halk müziğinde derin izler bırakan ses sanatçısı Hasan Mutlucan, 1 Mart 1926'da İzmir'de doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetmenin acısıyla sarsılan genç Hasan, henüz on üç yaşındayken annesiyle birlikte yeni bir başlangıç yapmak üzere İstanbul'un yolunu tuttu. Sanat serüvenini konservatuvar eğitimiyle taçlandıran usta müzisyen, seksen beş yaşında vefat edene dek halk kültürüne hizmet etmeyi sürdürdü. Bu, azimle örülen bir yaşam öyküsüdür.
Tiyatro Sahnesinden Konservatuvara Uzanan Yolculuk
Ortaokul yıllarında bir tiyatroda dekoratör çırağı olarak çalışan Mutlucan'ın hayatı, beklenmedik bir gelişmeyle tamamen değişti. Oyunculardan birinin aniden rahatsızlanması üzerine tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral, kısa bir rol için bu genç çırağı sahneye çıkarmaya karar verdi. Sahnede yalnızca "Burası Kaf Dağı, ne işin var senin burada" cümlesini söyleyen Mutlucan, sergilediği doğal yetenekle izleyiciler arasında bulunan ünlü yönetmen Muhsin Ertuğrul'un dikkatini çekmeyi başardı. Bu olay onun için bir dönüm noktası oldu. Tiyatroda küçük roller almaya başlayan genç yetenek, bir süre sonra Muhlis Sebahattin ile tanışarak onun operet kumpanyasına dahil oldu.
Sebahattin'in vefatının ardından eğitimine odaklanan sanatçı, Münir Nurettin Selçuk'un yönetimindeki İstanbul Belediye Konservatuvarı'na girdi. Sahip olduğu nadir bas tınılı davudi ses, ona Faust operasında rol alma fırsatını sundu. Ancak halk kültürüne ve türkülerin samimiyetine gönülden bağlı olan Mutlucan, bu cazip opera teklifini geri çevirerek kendi yolunu çizmeyi tercih etti. Siyasi nedenlerle 1962 yılında TRT'deki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Bunun üzerine İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu bünyesine katılarak çalışmalarına devam etti.
Davudi Sesin Türkiye ile Buluşması ve Plak Çalışmaları
Yıllar 1973'ü gösterdiğinde, TRT radyosunda yayınlanan on beşer dakikalık programlar sayesinde Hasan Mutlucan'ın o gür ve etkileyici sesi tüm Türkiye'de yankılanmaya başladı. Halk müziğinin duayen isimlerinden Sadi Yaver Ataman'ın yoğun ısrarları sonucunda kahramanlık türkülerini seslendirmeye karar veren sanatçı, bu eserleri bir araya getirdiği bir plak çalışmasına imza attı. Albümde yer alan yiğitlik ve vatan sevgisi temalı eserler kısa sürede büyük beğeni topladı.
Usta sanatçının kariyerindeki en önemli başarılar ve dönüm noktaları şunlardır:
- Münir Nurettin Selçuk yönetimindeki İstanbul Belediye Konservatuvarı eğitimi
- 1973 yılında TRT radyosunda sesini tüm Türkiye'ye tanıtan programları
- Duayen müzisyen Sadi Yaver Ataman'ın ısrarıyla çıkardığı kahramanlık türküleri plağı
Darbelerle Özdeşleşen İsim ve Yaşanan Kırgınlıklar
Takvimler 12 Eylül 1980 sabahını gösterdiğinde, askeri darbe bildirisinin hemen ardından TRT radyosunda Hasan Mutlucan'ın sesinden "Yine de Şahlanıyor" türküsü çalındı. Dönemin getirdiği olağanüstü şartlarla birleşen bu yayın, sanatçının sesinin ve adının toplum hafızasında askeri müdahalelerle özdeşleşmesine yol açtı. Ancak bu durum, hayatı boyunca sosyal demokrat ve darbe karşıtı duruşuyla bilinen sanatçıyı derinden yaraladı ve büyük bir huzursuzluğa sürükledi. Ünlü gazeteci Halit Kıvanç'ın kendisi için kullandığı "darbe sanatçısı" yakıştırmasından son derece rahatsız olan Mutlucan, bu kırgınlığını her fırsatta dile getirdi.
Kendisini hiçbir gücün adamı olarak görmeyen sanatçı, ecdadının kahramanlık öykülerini halka ulaştırmaktan başka bir gayesi olmadığını belirtti. Propaganda aracı haline getirilmekten rahatsızdı. Siyasi çevrelerin kendisini kullanmasından dolayı türkülerinden dahi soğutulduğunu ifade eden Mutlucan, 2006 yılında verdiği bir röportajda "Kendi sesimle kendimi uyandırmaktan bıktım artık" diyerek içinde biriken derin sitemi paylaştı. 28 Aralık 2011'de, seksen beş yaşında aramızdan ayrıldı.
