Zonguldak'ın Kilimli beldesinde 1877 yılında dünyaya gelen ve ömrünü maden işçilerinin hak mücadelesine adayan Hasan Karabacak, yerin metrelerce altındaki kömür ocaklarından Türkiye Büyük Millet Meclisi sıralarına uzanan ilham verici bir yaşam öyküsüne imza attı. İlkokul eğitiminin ardından çalışma hayatına atılan bu azimli isim, kazma salladığı Zonguldak kömür madenlerindeki tecrübesiyle dört dönem boyunca parlamentoda halkın ve emekçinin sesi oldu. 14 Şubat 1945'te hayata gözlerini yuman Karabacak, Türk siyasi tarihinde emeğin ve azmin en somut temsilcilerinden biri olarak yerini aldı. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında işçi sınıfının gür sesi haline gelen bu saygın devlet adamı, her kesimden insanın takdirini toplamayı başarıdı.
Kömür Tozundan İşçi Liderliğine Uzanan İlk Yıllar
Hasan Karabacak'ın kariyer yolculuğu, Zonguldak'ın zengin kömür havzasında kazma sallayarak başladı. Genç yaşta adım attığı ocaklarda gösterdiği çalışkanlık ve yetenek sayesinde kısa sürede Zonguldak Kömür Madenlerinde Kazmacı Ustalığı derecesine erişti. Yalnızca fiziksel gücüyle değil, zekasıyla da öne çıkan Karabacak, dönemin denizcilik bakanlığına bağlı Bahriye Nezareti Maden Kömür İşletme Yazıcılığı görevini üstlendi. Bu idari rol ona geniş bir bakış açısı kazandırdı. Maden ocaklarındaki zorlu şartları bizzat tecrübe eden Karabacak, işçiler arasındaki dayanışmayı örgütleme konusunda da doğal bir lider haline geldi.
Karabacak, azmi sayesinde hızla yükseldi. Havzada sırasıyla Maden Çavuşluğu ve ardından Başçavuşluğu gibi önemli denetim kademelerinde çalıştı. Yıllarını kömür ocaklarında geçiren tecrübeli isim, işçilerin yaşadığı zorlukları yakından gözlemleme şansı buldu. Bu derin saha deneyimi, onu Türkiye'nin ilk işçi sosial yardım kuruluşu olan Amele Birliği İşçi Temsilciliği makamına ulaştırdı. Karabacak, bu önemli görevde işçi haklarının savunulmasında ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinde son derece aktif roller üstlenerek bölge halkının ve madencilerin sevgisini kazandı.
Karabacak'ın mesleki yaşamı boyunca üstlendiği bu kritik sorumluluklar, onun halkla iç içe olan karakterini şekillendirdi:
- Zonguldak Kömür Madenleri Kazmacı Ustalığı: Yerin altında alın teriyle kazanılan ilk tecrübe.
- Bahriye Nezareti Maden Kömür İşletme Yazıcılığı: Bürokrasi ve idari işlerin yönetiminde kazanılan yetkinlik.
- Maden Çavuşluğu ve Başçavuşluğu: Üretim sahasında liderlik ve organizasyon becerisi.
- Amele Birliği İşçi Temsilciliği: Sendikal haklar ve çalışanların hak mücadelesinde öncülük.
Zonguldak'tan Ankara'ya: Parlamento Yılları ve Siyasi Hayatı
Amele Birliği'ndeki başarısı ve yerel halk üzerindeki güçlü etkisi, Hasan Karabacak'a siyasetin kapılarını sonuna kadar araladı. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde mecliste işçi sınıfının doğrudan temsil edilmesi hedefleniyordu. Kendisi bu misyon için en doğru isimdi. TBMM IV. Dönem Zonguldak Milletvekili seçilerek parlamentoya adım atan tecrübeli sendikacı, bu onurlu görevi sonraki dönemlerde de başarıyla sürdürdü. Seçmenlerinin güvenini boşa çıkarmayarak V., VI. ve VII. dönemlerde de üst üste Zonguldak Milletvekili olarak meclisteki koltuğunu korudu.
Dört dönem boyunca meclis çatısı altında Zonguldak'ı ve maden emekçilerini başarıyla temsil eden Karabacak, Ankara'da işçilerin sorunlarını dile getirdi. İlkokul mezunu olmasına rağmen pratik zekası ve sahadan gelen bilgi birikimiyle yasama çalışmalarına yön verdi. Zonguldak'ın kalkınması için durmaksızın çalştı. Madencilerin haklarının yasalarla güvence altına alınması hususunda yaptığı çalşmalarla meclis arşivlerinde silinmez izler bıraktı.
Özel Yaşamı, Aile Bağları ve Vefatı
Yoğun mesleki ve siyasi koşturmacasının ardında, her zaman örnek gösterilen düzenli bir aile yaşantısına sahipti. Evli olan Hasan Karabacak, beş çocuk babasıydı. Ailesine ve geleneksel değerlerine olan bağlılığıyla tanınan Karabacak, çocuklarının eğitimine ve vatansever bireyler olarak yetişmelerine büyük önem verdi. Hem maden ocaklarında hem de Ankara'nın siyaset koridorlarında dürüstlüğüyle, mütevazı yaşantısıyla büyük saygı kazandı.
Ömrünün son anına kadar memleketine ve Zonguldak halkına hizmet etmeye odaklanan değerli devlet adamı, 14 Şubat 1945 tarihinde aramızdan ayrıldı. Hayatını adadığı Zonguldak topraklarında ve Türk işçisinin kalbinde ebediyen yaşayacak olan Hasan Karabacak'ın geride bıraktığı en büyük miras, emeğin yüceliğine olan sarsılmaz inancı ve meclisteki onurlu duruşudur. Onun biyografisi, azmin ve dürüst çalşmanın insanı nerelere taşıyabileceğinin en güzel kanıtı olarak gelecek nesillere örnek teşkil etmektedir.