Hasan Asker Özmen, 12 Eylül Darbesi'nin ardından Ankara'da gözaltına alınmasının hemen sonrasında, 5 Ekim 1980 tarihinde tutulduğu merkezde gördüğü ağır işkenceler neticesinde yaşamını yitiren genç bir politik aktivisttir. 1956 yılında Adana'nın Şambayat köyünde dünyaya gelen Özmen, Halkın Kurtuluşu hareketi içerisindeki aktif çalışmalarıyla öne çıkmıştı. Kendisi henüz yirmi dört yaşındayken hayata veda etti.
Gençlik Dönemi ve Teşkilat Çalışmaları
Ortaöğretim yıllarında dönemin politik atmosferinden derinden etkilenen Özmen, erken yaşlarda toplumsal mücadeleye adım attı. Bu süreçte gençlik örgütlenmelerinde çeşitli sorumluluklar üstlendi. Bu kapsamda şu derneklerde aktif roller oynadı:
- Ankara Ortaöğrenimliler Derneği
- Ankara Liseliler Birliği
- Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği
Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü'nü kazanmasının ardından da siyasi faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdü. Üniversite sıralarında sürdürdüğü gençlik çalışmalarının yanı sıra, işçi mahallelerindeki çalışmalara da katıldı.
12 Eylül Sonrası Gözaltı ve Vefatı
Türkiye'de gerçekleşen 12 Eylül Darbesi'nin sonrasında baskı ortamı hızla arttı. Bu dönemde, 2 Ekim 1980 tarihinde nişanlısıyla birlikte Ankara Gençlik Parkı'nda yürürken emniyet güçlerince gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi olarak Halkın Kurtuluşu üyesi olması gösterildi. Yakalanmasının ardından sorgulanmak üzere Derinlemesine Araştırma Laboratuvarı adı verilen merkeze götürüldü.
İşkence İddiaları ve Adli Raporlar
Özmen, sorgu merkezine götürüldükten üç gün sonra, 5 Ekim 1980'de hayatını kaybetti. Ölümünün ardından açılan dava dosyalarında ve hazırlanan resmi adli tıp raporlarında ağır darp bulgularına rastlandı. Otopsi ve inceleme tutanaklarında, genç aktivistin bedeninde ciddi yanık izlerinin bulunduğu açıkça kaydedildi. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, bu yanıkların elektrik akımı ileten sivri uçlu ve sıcak bir aletin vücuda temas ettirilmesi sonucu oluştuğu belirtildi. Nitekim mahkemede tanıklık yapan nişanlısı da Hasan Asker Özmen'e elektrik verilmek suretiyle işkence yapıldığını bizzat gördüğünü ifade etti.
