Kolombiya'nın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasını temsil eden Gustavo Francisco Petro Urrego, 7 Ağustos 2022 tarihinden bu yana ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. 19 Nisan 1960 tarihinde Kolombiya'nın kuzeyindeki Córdoba bölgesinde yer alan Ciénaga de Oro kasabasında dünyaya gözlerini açan tecrübeli devlet adamı, uzun yıllar sürdüğü muhalif mücadelesini zirveye taşıdı. Ülke yönetiminin başına geçmeden önce iktisatçı kimliğiyle öne çıkan Gustavo Petro, 2022 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda seçmenlerin yüzde 50,42'sinin desteğini alarak bu onurlu göreve layık görüldü.
Gençlik Yılları ve M-19 Gerilla Hareketi
Petro ailesi, Gustavo henüz küçük bir çocukken Bogotá'nın yaklaşık 50 kilometre kuzeydoğusundaki madencilikle bilinen Zipaquirá kasabasına yerleşti. Genç Gustavo, ilk eğitim hayatına ünlü edebiyatçı Gabriel Garcia Marquez'in de bir dönem eğitim gördüğü Katolik okulu Colegio Nacional de La Salle'de başladı. Buradaki temel eğitimini tamamladıktan sonra başkentteki Kolombiya Externado Üniversitesi'nde ekonomi eğitimi alarak akademik altyapısını güçlendirdi.
Üniversite yıllarında, henüz 17 yaşındayken solcu M-19 gerilla hareketine katılması, onun hayatının en radikal döneçlerinden biri oldu. Adını, 1970 yılındaki şaibeli cumhurbaşkanlığı seçimlerinden alan bu oluşum, iktidarı devirmeyi amaçlayan militan eylemleriyle biliniyordu. O dönemki seçimlerde Ulusal Cephe koalisyonunun adayı Misael Pastrana Borrero, eski diktatör Gustavo Rojas Pinilla karşısında tartışmalı bir zafer kazanmıştı. Petro'nun bu grup içindeki ana sorumluluğu ise çalıntı silahların güvenli bir şekilde depolanmasını sağlamaktı.
Siyasi arenaya adım atan genç ekonomist, 1984 yılında Zipaquirá belediye meclisine seçilerek yerel yönetimde görev aldı. Ancak bir yıl sonra, 1985'te yasadışı silah, el yapımı patlayıcı ve propaganda malzemesi bulundurma suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gustavo Petro demir parmaklıklar arkasındayken, mensubu olduğu M-19 gerillaları başkent Bogotá'daki Adalet Sarayı'nı basarak büyük bir rehine krizine yol açtı. Ordu birliklerinin düzenlediği kanlı askeri operasyon neticesinde, Yüksek Mahkeme hakimlerinin yarısı da dahil olmak üzere yaklaşık yüz kişi hayatını kaybetti.
Cezaevinden 1987 yılında tahliye olan Petro, silahlı mücadeleyi bırakarak hükümetle yürütülen barış müzakerelerinde aktif rol oynadı. Dönemin Devlet Başkanı Virgilio Barco ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda örgüt üyelerine af sağlandı. Bu tarihi uzlaşı, M-19'un silahları bırakarak yasal bir parti olan Alianza Democrática M-19 adıyla demokratik sisteme entegre olmasının yolunu açtı.
Yasal Siyasete Geçiş ve Bogotá Belediye Başkanlığı Dönemi
Demokratik siyasete adım atan Gustavo Petro, 1991 yılında yeni partisinin listesinden Kolombiya Temsilciler Meclisi'ne girmeyi başardı. Fakat aldığı ciddi ölüm tehditleri nedeniyle 1994'te vatanını terk etmek zorunda kalarak Belçika'ya sığındı. Brüksel'de geçirdiği iki yıllık zorunlu sürgünün ardından ülkesine geri döndü ve 1998'de yeniden Temsilciler Meclisi'ne seçildi. Başarılı parlamento performansının ardından 2006 yılında Senato'da koltuk kazandı.
Belediye başkanlığına aday olmadan önce, 2008 yılında cumhurbaşkanlığına talip olacağını duyurdu ve 2010 seçimlerinde yarıştı ancak dördüncü olabildi. Bu yenilginin ardından rotasını yerel yönetime çeviren Petro, 30 Ekim 2011'deki seçimlerde yüzde 32 oy alarak Bogotá Belediye Başkanı seçildi. 1 Ocak 2012'de başladığı görev süreci boyunca muhaliflerinin sert engellemeleriyle ve azil girişimleriyle mücadele etti.
Genel Müfettiş Alejandro Ordóñez Maldonado tarafından 9 Aralık 2013'te görevinden el çektirilen Petro'ya, 15 yıl boyunca siyaset yasağı getirildi. Bu karar başkentte geniş çaplı halk protestolarına yol açtı. Amerika Kıtası İnsan Hakları Komisyonu'nun yaptırımı askıya alan kararına rağmen Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos görevden almayı onayladı. Bunun üzerine Petro, 19 Mart 2014'te makamından ayrılmak durumunda kaldı.
Fakat hukuk mücadelesinden vazgeçmeyen siyasetçi, 23 Nisan 2014 tarihinde Bogotá Yüksek Mahkemesi'nin verdiği iade kararıyla görevine geri döndü. Mahkeme, cumhurbaşkanının uluslararası komisyon kararlarına uymak zorunda olduğunu belirterek adaleti tecelli ettirdi ve Petro'nun belediye başkanlığı dönemini tamamlamasını sağladı.
Zafere Giden Yol ve Özel Hayatı
Büyük hedefleri olan lider, 2018 yılındaki devlet başkanlığı seçimlerinde şansını bir kez daha denese de başarıya ulaşamadı. Ancak yılmadı ve 2022'de yeniden adaylığını koyarak tarihi bir zafer kazandı. 19 Haziran 2022'deki seçimlerin ikinci turunu yüzde 50,42 oyla önde tamamlayan Petro, 7 Ağustos 2022'de resmen cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.
Özel yaşamında üç kez nikah masasına oturan Gustavo Petro'nun evlilikleri ve çocukları şu şekildedir:
- Katia Burgos ile gerçekleştirdiği ilk evliliğinden 1986 yılında oğlu Nicolás Petro dünyaya geldi.
- 1988'de evlendiği ikinci eşi Mary Luz Herrán ile birlikteliğinden 1991 doğumlu Andrea Petro ve 1992 doğumlu Andrés Petro adında iki çocuğu oldu.
- 7 Aralık 2000'de hayatını birleştirdiği üçüncü eşi Verónica Alcocer García ile evliliğinden ise Sofía Petro ve Antonella Petro adlarında iki çocuğu bulunmaktadır. Ayrıca eşinin oğlu Nicolás Alcocer Petro'yu da yasal olarak evlat edinmiştir.
