Aydın'ın Çine ilçesinde 1901 yılında dünyaya gelen ve Cumhuriyet tarihine adını altın harflerle yazdıran Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti'nin seçimle göreve gelen ilk kadın muhtarı olarak yerel yönetimde kadın temsilinin öncüsü olmuştur. Genç yaşında üstlendiği bu tarihi misyonla Anadolu kadınının karar alma mekanizmalarındaki gücünü tüm ülkeye kanıtlayan Esin, 1933 yılında Demircidere bucağında muhtarlık makamına oturarak Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını fiilen hayata geçiren ilk isimlerden biri olmuştur. Zorlu yaşam mücadelesini toplumsal bir başarı hikayesine dönüştüren bu Cumhuriyet kadını, hem gerçekleştirdiği sosyal reformlarla hem de cesaretiyle yerel demokrasinin sembolü haline gelmiştir.
Cumhuriyet'in kuruluş yıllarının getirdiği zorlukları bizzat tecrübe eden Gül Esin'in yaşam çizgisi, ülkenin kaderiyle paralellik göstermektedir. Kurtuluş Savaşı'nın patlak vermesinden yaklaşık altı ay önce Muğlalı biriyle hayatını birleştiren genç kadın, savaşın başlamasıyla birlikte büyük bir hüzünle yüzleşmiştir. Eşinin vatan savunması için cepheye gitmesi ve bir daha geri dönmemesi üzerine hayat mücadelesinde tek başına kalmıştır. Bu belirsizlik döneminde, fırıncı olan ağabeyinin yanına, Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demircidere bucağına (sonraki adıyla Karpuzlu ilçesi) sığınmıştır. Yaşadığı tüm kişisel kayıplara ve savaşın getirdiği yıkımlara raşmen ayakta kalmayı başaran Esin, ayrıca ilerleyen yıllarda yeniden evlenerek Çine'ye yerleşmiştir. Hayatındaki şefkat ve sorumluluk bilincini, erkek kardeşinin 1933 doğumlu olan ve "Cumhuriye Şeref" adını taşıyan kız çocuğunu evlat edinerek taçlandırmıştır.
Tarihi Seçim Yarışı ve Demircidere Zaferi
Takvimler 1933 yılını gösterdiğinde, henüz 32 yaşında genç ve azimli bir kadın olan Gül Esin, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir cesaret örneği sergilemiştir. Çine'nin Demircidere bucağında gerçekleştirilen muhtarlık seçimlerinde, tam yedi erkek rakibine karşı tek başına adaylığını koymuştur. Bölgedeki seçmenlerin büyük güvenini kazanan Esin, sandıktan yaklaşık 500 oy alarak büyük bir oy çokluğuyla muhtar seçilmiştir. Bu tarihi zafer, sadece Demircidere için değil, tüm Türkiye için yerel yönetimde bir milat niteliği taşmaktaydı. Nitekim bu olağanüstü başarı, ulusal basında da büyük yankı uyandırmıştır. Seçimden kısa bir süre sonra, 11 Aralık 1933 tarihinde Halkevi Gazetesi, bu tarihi olayı manşetine taşımış ve sayfalarından tüm ülkeye "Büyük inkılabın ilk kadın muhtarı, vazifen kutlu ve mutlu olsun" başlığıyla duyurmuştur.
İki Yıllık Görev Süreci ve Sosyal Dönüşüm
İki yıl boyunca yürüttüğü muhtarlık görevi sürecince sadece idari işlerle yetinmeyen Gül Esin, toplumsal yapıyı dönüştürecek çok yönlü reformlara imza atmıştır. Bu dönemde özellikle şu konular üzerine kararlılıkla eğilmiştir:
- Kahvehanelerde kumar oynanmasını kesin bir kararla yasaklamıştır.
- Çocukların okula kaydettirilerek eğitim hayatına kazandırılması için yoğun çabalar sarf etmiştir.
- Kadınların sosyal yaşama hazırlanması ve toplumsal hayata daha aktif katılım göstermesi yönünde öncü adımlar atmıştır.
- Bölgede kanayan bir toplumsal yara olan kız kaçırma olaylarının tamamen önüne geçmiştir.
- Evlilik işlemlerini yasal bir zemine oturtmak ve aile birliğini korumak amacıyla nikah işlerini sıkı bir düzene sokmuştur.
İki yıllık bu kısa fakat verimli görev süresine sığdırdığı bu reformlar, Demircidere'nin sosyal çehresini köklü bir şekilde değiştirmiştir.
Nazilli Yılları ve Ölümsüz Mirası
Aktif muhtarlık görevinin ardından sakin bir yaşamñ tercih eden Gül Esin, 1970 yılında Aydın'ın Nazilli ilçesine taşınmıştır. Hayatının son dönemini geçireceği bu ilçenin Yıldıztepe mahallesinde tam 26 yıl boyunca saygın bir şekilde yaşamıştır. 18 Aralık 1996 tarihinde, 95 yaşında Nazilli'de hayata gözlerini yuman bu tarihi şahsiyet, geride Cumhuriyet kadınının gücünü simgeleyen büyük bir miras bırakmıştır. Bugün vefat ettiği Nazilli'nin Eğriboyun Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahında bulunan Gül Esin'in anısı, ilk muhtar seçildiği beldede adına dikilen büstüyle yaşatılmaktadır. Türk kadınının yerel siyasetteki ilk ve en güçlü sesi olan Esin, bugün de demokrasinin simge isimlerinden biri olarak saygıyla anılmaktadır.
