Fatoş Sezer, Yeşilçam'ın hüzünlü ve çarpıcı öykülerinden birine sahip olup, aynı zamanda 1980'li yıllarda Türk sinemasında fırtınalar estirmiş önemli bir oyuncudur. 31 Ocak 1958 tarihinde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde Polonyalı bir sığınmacı ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelen Sezer, dramatik çocukluk yıllarından zirveye uzanan sıra dışı bir yaşam sürdü. Sinemaya ve tiyatroya adadığı ömrünü, 1 Haziran 2011 tarihinde henüz 53 yaşındayken İstanbul Şişli'de geçirdiği kalp krizi sonucu noktaladı. Yaşamı boyunca sergilediği güçlü performanslar ve aldığı prestijli ödüllerle adını Türk sinema tarihine altın harflerle yazdırdı.
Acılarla Dolu Çocukluktan Mankenlik Yıllarına
Sezer'in anne ve babası, İkinci Dünya Savaşı'nın dehşet verici Nazi kamplarından kaçarak Türkiye'ye sığınan Polonyalı göçmenlerdi. Üç kardeşin en küçüğü olarak hayata gözlerini açan oyuncu, henüz altı yaşındayken babasını kaybetmenin acısını yaşadı. Bu büyük kaybın ardından, henüz on yaşındayken annesinin de vefat etmesiyle tamamen kimsesiz kaldı. Erken yaşta hayatın acımasız yönüyle karşılaşan Sezer, on üç yaşında bir arkadaşının evinde misafir olarak kalırken korkunç bir saldırıya uğradı. Eğitim hayatını lise ikinci sınıfta yarıda bırakmak zorunda kalan genç kız, hayata tutunabilmek adına erken yaşta evlilik yolunu seçti. 1975 yılında, henüz on yedi yaşındayken Nakipoğlu ailesinin bir üyesiyle evlendi ve bu evlilikten Çağrı adını verdiği oğlu dünyaya geldi. Ancak kalbi, kendisinden yirmi beş yaş büyük olan usta tiyatrocu Beklan Algan için atmaya başladığında ilk evliliği sona erdi. Beş yıl süren bu büyük aşkın ardından Sezer, 1980 yılında mankenlik sektörüne adım atarak profesyonel kariyerine ilk yönünü verdi. Mankenlik onun için dönüm noktasıydı.
Beyaz Perdede Yükseliş ve Paris Yılları
Fatoş Sezer, sinemadaki ilk deneyimini 1983 yılında rol aldığı "Hayat Acıları" filmiyle yaşadı. Oyunculuğunu daha ileriye taşımak isteyen sanatçı, 1984 senesinde BİLSAK Tiyatro Atölyesi bünyesinde çok yönlü eğitimler aldı. Burada ayrıca Ayla Algan'dan Macit Koper'e, Taner Barlas'tan Ergüder Yoldaş'a kadar dönemin pek çok seçkin sanatçısından oyunculuk, dekor, kostüm ve yaratıcı drama dersleri aldı. Aynı yıl Oksal Pekmezoğlu imzalı "Gönlüm ve Ben" filminde kamera karşısına geçtikten sonra, sanatsal ufkunu genişletmek amacıyla Fransa'ya gitme kararı aldı. Başkent Paris'e yerleşen Sezer, ünlü Sorbonne Üniversitesi'nde Fransız Dili ve Edebiyatı eğitimi alarak kendini geliştirdi. 1986'da Paris'te tiyatro yönetmeni Mehmet Ulusoy ile hayatını birleştirdi. Eşinin kurduğu "Theatre de Liberte" kadrosuna katılarak, Fransız devlet tiyatrosunda ve prestijli ekiplerde önemli roller üstlendi. 1994 yılında Mehmet Ulusoy'dan boşandı. Ardından doktor Selçuk Gerede ile dokuz yıl süren yeni bir birliktelik yaşadı.
Ödüller, Efsanevi Kadrolar ve Son Yılları
Sanatçı için başarı dolu günler yakındı. Özellikle 1980'li yılların ikinci yarısında yönettiği filmlerle tanınan usta yönetmen Halit Refiğ'in yapımlarında boy gösteren Fatoş Sezer, sinemadaki başarısını prestijli bir ödülle taçlandırdı. Yönetmenliğini Refiğ'in üstlendiği 1987 yapımı "Kurtar Beni" filmindeki üstün performansı, ona 1988 yılındaki 25. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu dönemde Türk sinemasının kült yapıtlarından "Aaahh Belinda" ve "Hayallerim, Aşkım Ve Sen" gibi filmlerde rol alarak Türkan Şoray, Müşfik Kenter ve Müjde Ar gibi dev isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Yetenekli oyuncunun zengin kariyeri boyunca yer aldığı diğer önemli projeler şunlardır:
- Yoksul ve Kuyucaklı Yusuf
- Hanım ve Gülümse Biraz
- Garip ve Patron Duymasın
Doksanlı yılların başında sinema çalışmalarını azaltan Sezer, bu dönemde daha çok tiyatro sahnelerine ağırlık vererek Mehmet Ulusoy yönetimindeki oyunlarda kendini gösterdi. Kariyerinin son demlerinde televizyon dizilerinde de rol üstlenen Sezer, ayrıca "Rugby Türkiye" ile "Auto Türkiye" dergilerinde sanat yönetmenliği görevini yürüttü. Yaşamı boyunca her zorluğa göğüs geren güçlü sanatçı, 1 Haziran 2011 tarihinde İstanbul Şişli'deki evinde geçirdiği kalp krizi neticesinde 53 yaşında hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı onlarca nitelikli filmle Türk izleyicisinin hafızasındaki yerini korumaktadır.
