Akademik başarıları ve tıp alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, 5 Aralık 1954 tarihinde Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde hayata gözlerini açtı. Türk tıp dünyasında hekim ve yönetici olarak önemli roller üstlenen Hilmioğlu, özellikle gastroenteroloji alanındaki uzmanlığı ve İnönü Üniversitesi rektörlüğüyle geniş kitlelerce tanınmaktadır. Yaşamı boyunca hem bilimsel çalışmalara öncülük etti hem de zorlu hukuki süreçlerle mücadele verdi. Hekimlik mesleğine duyduğu bağlılıkla bilinen tecrübeli akademisyen, günümüzde de sağlık sektöründe aktif olarak görev yapmaktadır.
Tıbbi Eğitim ve Akademik Gelişim Süreci
Eğitim hayatına gençlik yıllarında Ankara'da yön veren Hilmioğlu, 1972 yılında Ankara Cumhuriyet Lisesi'nden mezun olarak yükseköğrenim adımlarını attı. Tıp eğitimini tamamlamak amacıyla girdiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1979 senesinde başarıyla bitirerek doktor unvanını kazandı. Mesleki uzmanlık hedefini dahiliye alanına yönlendirerek, 1986'da mezun olduğu fakültenin İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisasını tamamladı. Ardından gastroenteroloji alanına yöneldi. Bu doğrultuda Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi bünyesinde gerçekleştirdiği yan dal çalışmalarıyla ikinci uzmanlığını da hanesine yazdırdı. Akademik basamakları kararlılıkla tırmanan başarılı hekim, 1991 senesinde doçentlik unvanını alırken, 1997 yılında ise profesör kadrosuna yükseldi.
Hilmioğlu'nun akademik kronolojisi şu şekildedir:
- 1972 yılında Ankara Cumhuriyet Lisesi mezuniyeti
- 1979 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorluk diploması
- 1986 yılında aynı üniversitede İç Hastalıkları uzmanlığı
- Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi bünyesinde gastroenteroloji yan dal ihtisası
- 1991 yılında doçentlik ve 1997 yılında profesörlük unvanlarının kazanılması
İnönü Üniversitesi ve Yöneticilik Yılları
Profesör Hilmioğlu'nun idari kariyeri, 1992 yılından itibaren İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde görev almasıyla yeni bir boyut kazandı. Fakültedeki başarılı çalışmaları ve akademik vizyonu sayesinde, 1998 senesinde tıp fakültesine dekan olarak atandı. Bu görevde gösterdiği yönetim performansı, onu üniversitenin en üst makamına taşıyacak süreçin zeminini hazırladı. Rektörlük makamı onun için yeni bir dönemdi. Üniversitede 2000 yılında gerçekleştirilen rektörlük seçimlerinde ikinci sırada yer almasına rağmen, YÖK listesindeki gelişmeler neticesinde dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından rektör olarak görevlendirildi. Ağustos 2000'de başladığı bu zorlu ve onurlu görevi, üniversite camiasının takdiriyle iki dönem boyunca başarıyla sürdürdü. Rektörlük koltuğunda sekiz yıl geçiren Hilmioğlu, ilgili yasal mevzuat gereği iki dönemlik sınırın dolmasıyla 2008 yılında görevini devretti. Böylece üniversitedeki idari görevi sona erdi.
Hukuki Mücadeleler, Sağlık Sorunları ve Cezaevi Süreci
Rektörlük görevinin sona ermesinden kısa bir süre sonra Hilmioğlu, Türkiye gündemini sarsan hukuki süreçlerin hedefi haline geldi. Kamuoyunda Ergenekon davası olarak adlandırılan soruşturmalar kapsamında, 13 Nisan 2009 tarihinde Ankara'da kolluk kuvvetlerince gözaltına alındı. İstanbul Adliyesi'nde gerçekleştirilen sorgu ve yargılama işlemlerinin ardından, sevk edildiği nöbetçi mahkemenin kararıyla 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne nakledildi. Cezaevinde bulunduğu bu çetin dönemde, derin bir ailevi trajediyle sarsıldı. 2012 yılında oğlunu feci bir trafik kazasında kaybeden akademisyen, cenaze merasimine ancak alınan özel izinle katılabildi. Büyük acının yanında, cezaevi koşullarında sağlığı da bozuldu. Tutuklanmadan önce mevcut olan siroz hastalığı, cezaevinin olumsuz şartlarında kronikleşti ve ilerleyen süreçte kendisine karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Tıp fakültesi heyeti acil tahliyesi yönünde rapor verdi. Bu rapor referans gösterilerek yapılan tahliye başvurusu, Anayasa Mahkemesi tarafından 20 Şubat 2014 tarihinde tedbiren tahliye kararıyla sonuçlandı. Hukuki yargılama cephesinde ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ağustos 2013'teki karar duruşmasında Hilmioğlu'na 23 yıl hapis cezası vermişti. Fakat davanın temyiz incelemesini yürüten YargŁtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016'da yerel mahkemenin mahkumiyet kararını tamamen bozdu.
Cumhuriyet Ödülü ve Güncel Yaşamı
Yaşadığı tüm ağır sınamalara rağmen dik duruşunu bozmayan hekime, toplumsal alanda önemli bir taltif sunuldu. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), 2014 yılında kendisini prestijli Cumhuriyet Ödülü'ne layık görerek onurlandırdı. Bu anlamlı ödül, onun hem akademik kimliğine hem de karşılaştığı zorluklara karşı sergilediği duruşa bir saygı duruşuydu. Fatih Hilmioğlu, cezaevi sonrası dönemde asıl mesleği olan hekimliğe ve bilimsel faaliyetlerine hızla geri döndü.
Gastroenteroloji alanındaki derin tecrübelerini hastalarına aktarmaya devam etmektedir. Deneyimli profesör, aynı zamanda günümüzde Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi bünyesinde hastalarına şifa dağıtmayı sürdürmektedir. Tıp dünyasında yarım asra yaklaşan büyük birikimi sayesinde hem geleceğin hekimlerini yetiştirmekte hem de hastanede kritik vakaların takibini üstlenerek bilime katkı sunmaktadır.