Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının en bilinen simalarından biri olan Erhan Yazıcıoğlu, 9 Temmuz 1951 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Sanat kariyerine İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde adım atan usta sanatçı; oyunculuk, yönetmenlik, seslendirme sanatçılığı ve sunuculuk alanlarında gösterdiği üstün performansla Türkiye'nin kültür-sanat hayatına derin izler bıraktı. Babasının karşı çıkmasına rağmen henüz on yedi yaşındayken sahne tozunu yutan Yazıcıoğlu, yarım asrı aşan sanat yolculuğunda sergilediği tiyatro oyunları ve sunduğu efsanevi yarışma programlarıyla geniş kitlelerin sevgisini kazandı.
Şehir Tiyatroları'ndan Televizyon Ekranlarına Uzanan Başarı Yolu
Sanayici bir babanın evladı olarak dünyaya gelen Yazıcıoğlu, ailesinin muhalefetine rağmen tiyatro tutkusunun peşinden gitmeyi tercih etti. Henüz 17 yaşında genç bir delikanlıyken İstanbul Şehir Tiyatroları'na figüran olarak giriş yapan sanatçı, böylece ömrünü adayacağı sahneye ilk adımını atmış oldu. Kurum bünyesinde emekliliğine kadar geçen uzun yıllar boyunca çok sayıda farklı eserde birbirinden farklı karakterlere can vererek oyunculuğunu pekiştirdi. Şehir Tiyatroları'ndaki daimi görevlerinin haricinde, Tiyatro İstanbul ve Sadri Alışık Tiyatrosu gibi saygın özel tiyatro topluluklarında da misafir oyuncu ya da konuk yönetmen sıfatıyla sorumluluklar üstlendi.
Sahne sanatlarının yanı sıra seslendirme stüdyolarında da aktif bir kariyer yürüten usta isim, uzun dönemler boyunca seslendirme sanatçılığı ve seslendirme yönetmenliği görevlerinde bulundu. Tiyatrodaki yirmi altı yıllık yoğun emeğin ardından, takvimler 1990'lı yılları gösterdiğinde televizyon ekranlarında yeni bir dönem başlattı. TRT ve diğer Türk televizyonlarında yayımlanan ikonik yarışma programı 'Seç Bakalım'ın sunuculuğunu üstlenen sanatçı, bu yapımla birlikte adını tüm ülkeye duyurarak büyük bir şöhrete ulaştı. Televizyon dünyasındaki bu parlak yıllarında ticari hayata da atılan Yazıcıoğlu, bir süre boyunca beyaz eşya ticaretiyle meşgul oldu. 2000'li yıllara gelindiğinde ise ekran projelerine hız kesmeden devam ederek 'Şemsi Paşa Pasajı' ile 'Yeter Anne' gibi komedi türündeki sevilen televizyon dizilerinde önemli roller üstlendi.
Sağlık Mücadeleleri ve Sanata Yeniden Dönüşü
Sanatçının kariyeri, 1995 senesinde tiroit kanserine yakalanmasıyla zorlu bir dönemece girdi. Geçirdiği kritik cerrahi operasyon esnasında ses tellerinden birini kaybetmek zorunda kalan tecrübeli oyuncu, bu ağır rahatsızlık nedeniyle tam sekiz ay boyunca hiç konuşamadı. Ancak tiyatroya ve yaşama olan güçlü bağlılığı sayesinde gördüğü zorlu tedavilerin ardından iyileşerek sahnelere muhteşem bir dönüş yapmayı başardı. Sağlık sorunları bununla da sınırlı kalmadı. 2011 yılında bu kez mide ve ince bağırsağında beliren tümör sebebiyle kapsamlı bir tedavi sürecinden geçti. Bu mücadeleyi de kazanarak sağlığına yeniden kavuştu.
Yaşadığı tüm bu inişli çıkışlı hayat tecrübelerini, acı tatlı anılarını kaleme alan Erhan Yazıcıoğlu, 2013 senesinde 'Kenar Mahallenin Delikanlısı' adını verdiği otobiyografik kitabını yayımlayarak okurlarla buluşturdu. Kitap, usta sanatçının çocukluğundan sahneye adım atışına ve kanserle mücadelesine kadar pek çok detayı içermekteydi.
Genel Sanat Yönetmenliği ve Güncel Sanat Hayatı
Yazıcıoğlu'nun uzun yıllar hizmet ettiği yuvasına en üst düzeyde dönmesi ise 18 Temmuz 2014 tarihinde gerçekleşti. Sanatçı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Genel Sanat Yönetmenliği makamına atandı. Şehir Tiyatroları'nın yüzüncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu tarihi senede repertuvarın zenginleşmesi için yoğun bir mesai harcayan usta yönetmen, kadroya seçkin oyunlar kazandırdı. Bu kapsamda Şehir Tiyatroları sahnesine şu oyunlar dahil edildi:
- Çürük Temel
- Lillian
- Kerbela
- Cibali Karakolu
- On İki Öfkeli Adam
Bu önemli yapımların seyirciyle buluşmasında büyük rol oynayan sanatçı, kurum içi yönetimsel süreçlerin ardından Aralık 2015'te Genel Sanat Yönetmenliği görevinden istifa ederek ayrıldı. İstifasının ardından oyunculuk kariyerine bağımsız olarak devam etti. 2017 senesinde 'Aşk-ı Memduh' adı verilmiş olan komedi ve aşk temalı tiyatro oyununda sahne aldı. 2019 yılına gelindiğinde ise kendi hayat serüvenini mizahi ve eğlenceli bir dille harmanladığı, stand-up tarzındaki 'Fikrim Firarda' isimli tek kişilik gösterisini izleyicilerle buluşturmaya başladı. Sanatçı bu sahne şovuyyla izleyicilere eğlenceli anlar sunmaktadır. Tiyatroya olan büyük aşkı ilk günkü gibi sürmektedir.
