Türk basın tarihinin en fırtınalı dönemlerinden birine objektifiyle ve kalemiyle tanıklık eden gazeteci Deniz Teztel, 12 Eylül askeri darbesinin ardından kurulan sıkıyönetim mahkemelerindeki hak ihlallerini ve toplu davaları cesaretle takip eden, mesleğine tutkuyla bağlı bir muhabirdi. 1959 yılında İstanbul'da doğan Deniz Teztel, İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ndeki eğitimini tamamladıktan sonra, 1980'de Türk Haberler Ajansı çatısı altında muhabirliğe başladı. Genç gazetecinin yolu kısa süre sonra Cumhuriyet gazetesine çıktı.
Tarihe Not Düşen Sembol Fotoğraf
Ülkenin üzerine karabasan gibi çöken 12 Eylül darbesinin ardından Selimiye Kışlası ve Metris Baştabya askeri cezaevlerindeki tarihi siyasi davaları izlemekle görevlendirildi. 1984 yılı, meslek yaşamındaki en büyük dönüm noktasıydı. Sıkıyönetim Komutanlığı 2 Nolu Askeri Mahkemesi'nde görülen 123 sanıklı THKP/C Üçüncü Yol davasında cezaevindeki tek tip elbise dayatmasına karşı büyük bir protesto gerçekleştirildi. Sanıklar mahkeme heyetinin salona girmesiyle birlikte üzerlerindeki tek tip elbiseleri yırtarak direnişe geçtiler. İşte o tarihi anda deklanşöre basan Deniz Teztel, tek tip kıyafet dayatmasına karşı duruşu belgeleyen ve dönemin sembolü haline gelen o ünlü fotoğrafı çekmeyi başardı. Bu kare, kamuoyunun cezaevlerindeki direnişten ilk kez haberdar olmasını sağladı.
Tutukluluk Süreci ve Uluslararası Tepkiler
1991 yılında Güneş gazetesinin İnsan Hakları Şefi olarak hak mücadelelerini yakından takip ediyordu. Mesleki faaliyetleri sebebiyle Devrimci Sol örgütü üyelerinin dışarıyla iletişimini sağlamakla suçlanarak aynı yılın haziran ayında cezaevine gönderildi. Eskişehir Cezaevi'ndeki ağır işkence koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen açlık grevlerine o da katıldı. Teztel'in gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yedi ay boyunca demir parmaklıklar arkasında tutulması, sınırları aşan büyük bir yankı uyandırdı. Uluslararası Af Örgütü ve dünya genelindeki birçok gazetecilik kuruluşu, bu haksız tutuklamaya karşı seslerini yükselterek süreci yakından izledi. Genç muhabir, 17 Ocak 1992 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde çıktığı ilk duruşmada serbest bırakıldı.
Meslek Aşkı ve Erken Veda
Tahliye edildikten sonra hemen çok sevdiği mesleğine geri dönen usta kalem, uzun yıllar boyunca Cumhuriyet gazetesi, Nokta ve Güncel Hukuk dergilerinde muhabirlik ve yazarlık yapmaya kararlılıkla devam etti. Mesleğine duyduğu derin aşkla çalışmalarını sürdürürken, yakalandığı amansız kanser hastalığı nedeniyle uzun süre tedavi görmek zorunda kaldı. Türk basınının cesur sesi Deniz Teztel, 24 Eylül 2013 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Geride bıraktığı onurlu gazetecilik mirası, bugün de genç meslektaşlarına ışık tutmaya devam etmektedir.
Deniz Teztel, kariyeri boyunca farklı basın mecralarında önemli sorumluluklar üstlenmiştir. İşte usta gazetecinin görev yaptığı kurumlardan bazıları:
- Türk Haberler Ajansı
- Cumhuriyet Gazetesi
- Güneş Gazetesi
- Nokta Dergisi
- Güncel Hukuk Dergisi
