Türkiye'nin siyasi tarihine damgasını vurmuş, araştırmacı gazeteciliğin en önemli isimlerinden biri olan Cüneyt Arcayürek, 6 Mart 1928 tarihinde öğretmen bir çiftin üçüncü evlâdı olarak Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Siyasi gazeteciliğin usta ismi, 23 Haziran 2015'te yine doğduğu şehirde hayata veda etti. Basın tarihine yön veren manşetleriyle tanınan ve Ankara'nın fikir dünyasında pişen usta yazar, yarım asrı aşan aktif meslek yaşamı boyunca kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması adına kesintisiz mücadele etti. Türkiye'nin en hareketli dönemlerine şahitlik eden kalem, kaleme aldığı onlarca araştırmacı kitapla arkasında devasa bir arşiv bıraktı. Duayen isim, ilkeli duruşu sayesinde Türk medyasının sembol figürlerinden biri haline geldi.
Gazeteciliğe İlk Adım ve Meslekte Yükseliş
Başarılı yazarın çocukluğu Ankara'nın tarihi semtlerinde geçti. Samanpazarı'nda yer alan özel "Bizim Mektep" ilkokulunun ardından Cebeci Ortaokulu'nu bitirdi. Gazi Lisesi'nde başladığı lise eğitimini, daha sonra geçiş yaptığı Atatürk Lisesi'nde 1944 yılında tamamladı. Annesinin arzusuyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. Fakat tıp eğitimi onun için uzun sürmedi. Üniversite ikinci sınıftayken yakın dostu Çetin Altan'ın tavsiyesiyle hayatının akışını değiştiren gazeteciliğe yöneldi. Mesleğe 1947 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayın organı olan Ulus gazetesinde adım attı. Buradaki ilk deneyimlerinin ardından Ankara Akşam Haberleri, Kudret ve Vatan gazetelerinde çalıştı. Vatani görevini 1950 yılında Ankara'da yedek subay olarak yerine getirdi. Askerlik sonrası 1954'te yeniden Ulus bünyesine dahil oldu. Ardından Anka Haber Ajansı ve Akis dergisinde görev aldı. 1960 yılına gelindiğinde ise Hürriyet gazetesinin kadrosuna dahil olarak mesleğinde yeni bir sayfa açtı.
Tarihe Yön Veren Johnson Mektubu ve Kıbrıs Gelişmeleri
Usta gazetecinin adını tüm Türkiye'ye duyuran olay, iki yıl boyunca devlet sırrı gibi saklanan gizli bir mektuptu. ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Başbakan İsmet İnönü'ye Kıbrıs müdahalesini engellemek için kaba üsluplu bir mektup göndermişti. Devletin üst kademelerinde iki sene boyunca gizli tutulmaya çalışılan bu tarihi belgeyi üstün gazetecilik refleksleriyle ele geçirmeyi başaran Cüneyt Arcayürek, mektubun tam metnini 13 Ocak 1966 tarihinde Hürriyet gazetesinde manşetten yayımladı. Bu tarihi ifşanın ardından hükümet, 15 Ocak 1966'da İnönü'nün mektuba verdiği resmi yanıtı açıklamak mecburiyetinde kaldı. Ülkede büyük yankı uyandıran bu haber yüzünden Arcayürek hakkında çok sayıda ceza davası açıldı. Ancak bu süreç ona "Yılın Gazetecisi" unvanını getirdi. Bu olay, Türk basın tarihinin en önemli atlatma haberlerinden biri olarak kabul edilir. Cesur muhabir, 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında adaya ayak basan ilk gazeteci unvanını da gururla taşıdı.
Siyasi Danışmanlık, Televizyon ve Cumhuriyet Yılları
Özel hayatında 1960 yılında Esin Hanım ile evlenen yazarın hiç çocuğu olmadı. Meslek yaşantısında ise Güneş ve Milliyet gazetelerinde kritik görevler üstlenmeyi sürdürdü. Metin Toker tarafından çıkarılan Akis dergisi ile Milliyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. Milliyet'ten kısa sürede ayrılarak 1985 yılında Cumhuriyet gazetesi ailesine katıldı. Vefatına kadar bu gazetenin baş sayfasında yer alan "Güncel" isimli köşede siyasetin nabzını tuttu. Mesleki birikimi ve derin Ankara kulisleri bilgisiyle öne çıkan usta kalem, Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresi boyunca kendisine en yakın danışmanlardan biri olarak devlet yönetiminde de kritik bir rol üstlendi. Gazeteciliğini televizyon ekranına da taşıdı. KanalTürk ekranlarında Tuncay Özkan ile birlikte hazırladığı "Politika Durağı" programıyla pazar günleri izleyicilerle buluştu. 87 yıllık ömrünü Ankara'da tamamlayan yazar, ardında yeri doldurulamaz bir gazetecilik mirası bıraktı.
Yakın Siyasi Tarihi Aydınlatan Eserleri
Cüneyt Arcayürek, gazeteciliğinin yanı sıra Türkiye'nin yakın siyasi tarihini aydınlatan çok sayıda esere imza attı. Türkiye'nin geçirdiği askeri darbeleri, gizli servislerin faaliyetlerini ve Çankaya Köşkü'ndeki iktidar mücadelelerini belgesel niteliğindeki kitaplarında topladı. Yazarın geniş kitleler tarafından okunan önemli kitaplarından bazıları şunlardır:
- Demokrasinin İlk Yılları: 1947-1951
- Yeni İktidar Yeni Dönem: 1951-1954 (1985)
- Bir İktidar Bir İhtilal: 1955-1960 (1985)
- Yeni Demokrasi Yeni Arayışlar: 1960-1965 (1985)
- Çankaya'ya Giden Yol: 1971-1973 (1985)
- Hapishanedeki Ecevit (1986)
- Müdahalenin Ayak Sesleri: 1978-1979 (1986)
- Ku-De-Ta (1987)
- Şeytan Üçgeninde Türkiye (1987)
- Demokrasinin Sonbaharı: 1977-1978 (1987)
- Ku-De-Ta 2 (1988)
- 12 Eylül'e Doğru Koşar Adım (1988)
- Demokrasi Dur: 12 Eylül 1980 (1990)
- Çankaya Hesaplaşması (1990)
- Demirel Dönemi 12 Mart Darbesi: 1965-1971 (1992)
- Demokrasi Dönemecinde Üç Adam (1999)
- Bekleyen Adamın Gerçekleşen Düşü (2000)
- Bir Giden Bir Gelen Bir Bekleyen (2000)
- Kriz Doğuran Savaş (2000)
- Sessiz Darbe (2001)
- Etekli Demokrasi (2001)
- Baba'sının Kızı (2001)
- Çankaya Muhalefeti (2002)
- 28 Şubat'a İlk Adım (2003)
- Geri Gidişe İzin Yok (2003)
- Uzakta Kalan Tarih (2003)
- Darbeler ve Gizli Servisler: 1950-2002 (2003)
- Bir Zamanlar Ankara (2005)
- Bir Özgürlük Tutkunu Bülent Ecevit (2006)
- Derin Devlet: 1950-2007 (2007)
- Çankaya: Gelenler Gidenler (2007)
- Atatürk'ten Sonra Bugünlere Nasıl Geldik? (2008)
- İkinci Dünya Savaşı ve İki Cephede Türkiye (2010)
- Bugünlere Nasıl Geldik? (2010)
- Çankaya (2010)
- Çankaya 2. Cilt [1980 - 2011] (2012)