Güney Afrikalı cerrah Dr. Christiaan Barnard, 3 Aralık 1967 tarihinde Cape Town'daki Groote Schuur Hastanesi'nde tıp tarihinin ilk başarılı insandan insana kalp nakli ameliyatını gerçekleştirerek dünya çapında büyük bir çığır açtı. Din adamı bir babanın oğlu olarak Cape Eyaleti'nde dünyaya gelen hekim, geliştirdiği yenilikçi operasyon teknikleriyle ölmek üzere olan ağır kalp hastalarına yepyeni bir yaşam umudu aşıladı.
Tıbba Adanan Bir Ömür ve İlk Akademik Adımlar
Tıp dünyasının çehresini değiştiren Christiaan Neethling Barnard, 8 Kasım 1922 günü Güney Afrika Cumhuriyeti sınırları içerisindeki Beaufort West kentinde hayata gözlerini açtı. Beaufort West'in sakin atmosferinde, bir papazın evladı olarak büyüyen Barnard, gelecekte insanlığın kaderine yön verecek ilk adımlarını bu mütevazı kasabada attı. Başarılı eğitim hayatını 1946 yılında Cape Town Üniversitesi'nden mezun olarak taçlandıran genç hekim, mesleki kariyerine adım atmakta gecikmedi. Üniversite eğitiminin ardından Groote Schuur Hastanesi bünyesinde bir süre görev yaparak pratik becerilerini pekiştirdi. Ardından, 1948 ile 1951 yılları arasında Ceres bölgesinde serbest hekimlik yaparak bölge halkına sağlık hizmeti sundu.
Genç hekimin akademik merakı onu her geçen gün daha karmaşık tıbbi problemleri araştırmaya sevk ediyordu. Nitekim 1953 yılında Cape Town Üniversitesi bünyesinde, Koch basilinin yol açtığı menenjit türünün tedavi yöntemlerini konu alan kapsamlı bir tez hazırladı. Bu başarılı tez çalışmasının akabinde kazandığı bir burs, onun kariyerinde dönüm noktası oldu. Kazandığı bu burs sayesinde 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne doğru yola çıktı.
Barnard, Amerika'da bulunduğu dönemde Minnesota Üniversitesi bünyesindeki kalp-göğüs cerrahisi departmanında 1958 yılına dek son derece kritik araştırmalarda yer aldı. Eş zamanlı olarak 1953-1956 yılları arasında Groote Schuur Hastanesi'nde sürdürdüğü cerrahi asistanlığı görevinde çok önemli bir tıbbi keşfe imza attı. Groote Schuur Hastanesi bünyesinde gerçekleştirdiği klinik çalşmalar neticesinde, yenidoğan bebeklerde ortaya çıkan doğuştan ince bağırsak tıkanıklığının hamilelik sürecinde fetüse yeterli miktarda kan akışı gitmemesinden kaynaklandığını tıp literatüründe kesin olarak ispatladı. Başarılarına yenilerini ekleyen Barnard, protez aort kapakçığının geliştirilmesi ve uygulanması üzerine hazırladığı tezle lisansüstü derecesini elde etti. Bununla da yetinmeyerek, doğuştan gelen bağırsak tıkanıklıkları üzerine kaleme aldığı doktora teziyle tıp doktoru unvanını daha da pekiştirdi. Bu üstün akademik başarıların ardından ülkesine geri dönerek Cape Town Üniversitesi ve Groote Schuur Hastanesi'nde aktif görevlerine yeniden başladı. Buradaki hastanede kurulan kalp-göğüs cerrahisi bölümünü yönetmeye başlayan Barnard, sergilediği üstün performans sayesinde 1962 yılında yardımcı profesörlük kadrosuna atandı. Başarılarla dolu akademik kariyeri yükselişini sürdürdürdü ve hekim, 1972 yılında cerrahi kürsüsünde profesör unvanını elde etti.
Tıp Tarihini Değiştiren Mucize: İlk Kalp Nakli
İnsanlarda kalp nakli yapılabilmesi için gerekli olan teknik altyapı esasen 1950'li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde olgunlaşmaya başlamıştı. Özellikle bilim insanı Carrel tarafından başlatılan ve köpekler üzerinde yürütülen deneyler, kalbin alıcı vücut tarafından reddedilmesine kadar normal dolaşımı sürdürebileceğini kanıtlamıştı. Dr. Barnard da bu kıymetli bulguların ışığında hareket ederek cesur bir vizyon ortaya koydu. Kalp işlevini tamamen yitirmiõ çaresiz hastaları ölümün soğuk ellerine bırakmak yerine, yeni bir organla hayatta tutma fikrini benimsedi. Alıcının bağışıklık sisteminin yeni kalbi reddetme ihtimalini en aza indirecek özel önlemler geliştirerek bu büyük operasyonun hazırlıklarına girişti.
Beklenen o büyük gün 3 Aralık 1967 tarihinde geldi çattı. Güney Afrika'nın Cape Town şehrindeki Groote Schuur Hastanesi, dünya tıp tarihinin en görkemli ameliyatlarından birine ev sahipliği yaptı. Dr. Christiaan Barnard liderliğindeki 20 uzmandan oluşan cerrahi ekibi, olağanüstü bir operasyona başladı. Ağır kalp hastası olan Louis Washkansky'nin işlev göremez hale gelen kalbi vücudundan titizlikle çıkartıldı. Bunun yerine, talihsiz bir kaza sonucu yaşamını yitiren genç bir adamdan alınan sapasağlam kalp nakledildi. Operasyon başarıyla sonuçlandı. Tüm dünya bu gelişmeyi şaşkınlıkla izledi. Washkansky'nin göğsündeki yeni kalp tam on sekiz gün boyunca sorunsuz şekilde atmaya devam etti.
İlk naklin ardından Dr. Barnard, operasyon tekniklerini daha da mükemmelleştirmek amacıyla çalşmalarını kararlılıkla sürdürdü. Sonraki dönemlerde gerçekleştirdiği kalp nakli ameliyatlarında başarı oranını kademeli olarak artırmayı başarıdı. Özellikle 1970'li yılların sonlarına gelindiğinde, Barnard'ın ameliyat ettiği bazı hastalar nakledilen kalple uzun yıllar boyunca sağlıklı bir ömür sürebildiler. Bu başarılar, kalp naklinin tıp dünyasında kalıcı bir tedavi yöntemi olarak kabul görmesini sağladı.
Zirveden Emekliliğe Uzanan Yol ve Özel Yaşamı
Christiaan Barnard, tıp alanındaki öncü rolünü sadece cerrahlıkla sınırlamadı. Uzun yıllar boyunca Groote Schuur Hastanesi bünyesindeki kalp hastalıkları kliniğinin başkanlığını yürüterek birçok genç hekime rehberlik etti. Ancak her parlak kariyer gibi onun cerrahlık serüveni de fiziksel engellerle karşılaştı. Cerrahlık hayatı boyunca sayısız insana umut olan hekim, parmaklarında etkisini gösteren ve hassas operasyonları gerçekleştirmesini tamamen imkansız kılan şiddetli eklem iltihabı rahatsızlığı sebebiyle bin dokuz yüz seksen üç yılında mesleğine veda etti. Aynı sene hastane bünyesindeki klinik başkanlığı görevinden de emekli olarak tıp dünyasındaki aktif kariyerini noktaladı.
Ünlü cerrahın çalkantılı özel yaşamı da kamuoyu tarafından yakından takip edilen konular arasındaydı. Hayatı boyunca üç evlilik gerçekleştiren Barnard, bu evliliklerden toplam altı çocuk sahibi oldu:
- İlk Evliliği (1948 - 1969): İlk evliliğini 1948 senesinde hemşire Aletta Gertruida Louw ile gerçekleştiren Barnard, bu birliktelikten Deirdre (1950) ve Andre (1951) adında iki çocuk sahibi oldu. Çift, 1969 yılında evliliklerini sonlandırdı.
- İkinci Evliliği (1970 - 1982): İkinci evliliğini 1970 yılında Barbara Zoellner ile yapan ünlü cerrahın bu ilişkiden Frederick (1972) ve Christiaan Jr (1974) adlarında iki oğlu dünyaya geldi. Çift, 1982 yılında boşanmayla yollarını ayırdı.
- Üçüncü Evliliği (1988 - 2000): Üçüncü evliliğini ise 1988 senesinde Karin Setzkorn isimli genç bir modelle yapan hekimin Armin (1990) ve Lara (1997) adlarında iki evladı daha oldu. Bu evlilik 2000 yılında resmi olarak sona erdi.
Tıp tarihine yön veren bu büyük isim, ömrünün son demlerinde dinlenmek amacıyla gittiği Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Baf kentinde tatil yapıyordu. Ne yazık ki 2 Eylül 2001 tarihinde, konakladığı otel odasında aniden gelişen şiddetli bir astım krizi neticesinde 79 yaşında yaşama veda etti. Geride tıp bilimine kazandırdığı eşsiz bir miras bıraktı.
.jpg?width=640)