Saim Bülent Ulusu, Türkiye’nin en çalkantılı dönemlerinden birinde hem askeri hem de siyasi alanda direksiyon başına geçmiş son derece etkili bir devlet adamıdır. 1 Temmuz 1923 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen ve ömrünü vatan hizmetine adayan tecrübeli asker, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yaptıktan sonra ülkenin 18. başbakanı olarak görev almıştır. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kurulan hükümete liderlik eden Bülent Ulusu, Millî Güvenlik Konseyi’nin direktifleri doğrultusunda ülkeyi yönetmiş ve yeniden demokratik seçimlerin yapıldığı 1983 yılına kadar bu makamda kalmıştır. Kendisi, askeri disiplin ile sivil idare arasında kurduğu hassas denge ve üstlendiği stratejik rollerle yakın tarihimizin en çok konuşulan simalarından biri haline gelmiştir.
Askerî Hayatı ve Deniz Kuvvetlerindeki Yükselişi
Bülent Ulusu, askerî yaşantısına 1 Mayıs 1940 tarihinde Deniz Harp Okulu’na girerek adım atmış ve 15 Ekim 1941 günü güverte asteğmen rütbesiyle bu kutsal yuvadan mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından muhriplerde branş subaylığı ile bölüm amirliği yapan genç subay, farklı karargâhlarda da görev üstlenmiştir. 1955 yılına gelindiğinde Deniz Harp Akademisi’ni başarıyla bitiren Ulusu, ardından TCG Gaziantep Komutanlığı, çeşitli karargâh görevleri ve II. Muharip Filotilla Komodorluğu vazifelerinde bulunmuştur.
1964 yılında tuğamiral rütbesine terfi eden askeri deha, bu unvanla Deniz Kuvvetleri Harekât Daire Başkanlığı ve Mayın Filosu Komutan Vekilliği görevlerini icra etmiştir. Takvimler 1967 yılını gösterdiğinde tümamiral olan Ulusu, Harp Filosu Komutanlığı ile Deniz Kuvvetleri Harekât Başkanlığı makamlarında ülke savunmasına katkı vermiştir. 1970 senesinde koramiralliğe yükseltilerek Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı ve Donanma Komutanlığı gibi hayati görevleri üstlenmiştir. 1974’te oramiral rütbesine terfi ederek kariyerinin en yüksek noktasına ulaşan Ulusu, bu süreçte Yüksek Askerî Şûra üyeliği ve Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı gibi son derece kritik idari görevlerde bulunmuştur. 1980 yılının Ağustos ayında emekliye ayrılan tecrübeli komutan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini 1977-1980 yılları arasında başarıyla yerine getirmiştir.
12 Eylül Darbesi, Başbakanlık Yılları ve Siyasi Mücadelesi
Emekliliğinin hemen ardından Türkiye, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesiyle yeni bir döneme gözlerini açtı. Aslında müdahaleden önce, 11 Temmuz günü icra edilmesi planlanan Bayrak Harekâtı ertelenmeseydi, Ulusu da bu kadronun içinde yer alacaktı. Ancak harekatın tehir edilmesi, Ağustos ayında emekliye ayrılan eski komutanın darbeyi gerçekleştiren çekirdek ekibin dışında kalmasına yol açtı. Ordunun yönetime el koymasının ardından hükümeti kurma görevi, sivil idareye geçiş sürecini yönetmesi için Millî Güvenlik Konseyi tarafından Bülent Ulusu’ya tevdi edildi. Böylece 18. başbakan olarak kabineyi kuran Ulusu, serbest seçimlerin yeniden yapıldığı 1983 yılına kadar bu kritik görevi sürdürdü.
Başbakanlığı süresince Millî Güvenlik Konseyi’nin aldığı tüm ekonomik ve siyasi kararları en üst düzeyde uygulayan isimlerin başında yer aldı. Konseyin de desteğini alarak merkez sağ çizgide yeni bir siyasi oluşum kurmak istese de yeterli toplumsal desteği sağlayamadığı için bu liderliğe açıkça soyunmadı. Siyasi arenadan tamamen kopmayan eski başbakan, 6 Kasım 1983 genel seçimlerinde Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) listelerinden İstanbul bağımsız milletvekili olarak Meclis’e girdi.
Son Yılları, Akademik Görevleri ve Vefatı
Parlamentodaki çalışmalarını tamamladıktan sonra aktif siyaseti bırakan Bülent Ulusu, eğitim ve akademi dünyasına yöneldi. Uzun yıllar Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği yaparak birikimini genç nesillerle paylaşmaya gayret etti. 2012 yılında ise yakın tarihin en önemli hesaplaşmalarından birinde tanık olarak yer aldı. TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesindeki 12 Eylül 1980 darbesi alt komisyonuna giderek, milletvekillerinin o çalkantılı sürece dair sorularını yanıtladı.
Askeri disiplini ve devlet adamlığı ciddiyetiyle tanınan Bülent Ulusu, 22 Aralık 2015 günü doğduğu şehir olan İstanbul’da 92 yaşında hayata veda etti. Cenazesi 24 Aralık günü kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Evli ve bir çocuk babası olan Ulusu, geride hem askeri hem de siyasi açıdan derin izler bırakan bir miras bıraktı.
