İtalyan sanat dünyasının en gizemli figürlerinden biri olan ve farklı takma isimlerle de tanınan ressam Bruno Amadio, 15 Ocak 1911 tarihinde Venedik’te dünyaya gözlerini açtı. Akademik alanda aldığı disiplinli eğitimle hem ressam hem de restoratör olarak kariyerini şekillendiren Bruno Amadio, savaş sonrasındaki zorlu dönemde Venedik'i ziyaret eden turistler için çizdiği hüzünlü çocuk portreleriyle dünya çapında büyük kitlelerin ilgisini çekmeyi başardı. Sanatçının fırçasından çıkan ve geniş kitleleri peşinden sürükleyen en meşhur çalışması, hüzünlü bakışlarıyla hafızalara kazınan Ağlayan Çocuk tablosudur. Masumiyetin ve acının simgesi haline gelen bu eser, zamanla sadece bir sanat ürünü olmaktan çıkıp küresel çapta dilden dile dolaşan efsanelerin merkezine yerleşti.
Turistik Atölyeden Küresel Fenomene: Ağlayan Çocuk
Amadio, hayatını kazanmak için Venedik’i ziyaret eden yabancılara resimler satıyordu. Venedik sokaklarındaki bu mütevazı başlangıç, 1950’lerden itibaren tüm dünyayı saracak devasa bir akımın öncüsü oldu. Sanatçının bilinen 27 eseri bulunuyordu. Ucuz maliyetlerle ve seri şekilde üretilen bu tablolar, kitlesel tüketim amacıyla piyasaya sürüldü. Avustralya’da 1970 ve 1980’li yıllarda inanılmaz satış rakamlarına ulaşıldı. Aynı zamanda İngiltere’de de 1980’li yıllarda bu melankolik ve gözü yaşlı tablolar adeta kapışıldı. Sanatseverlerin beğenisini toplayan hüzünlü çocuk yüzleri, kısa sürede milyonlarca haneye girmeyi başardı.
Bir Dönemin Şehir Efsanesi ve Türkiye'deki Çiko Kültürü
Türkiye’de Çiko adıyla da sevilen Ağlayan Çocuk resmi, Türk popüler kültürünün ve dekorasyon zevkinin unutulmaz bir parçası haline geldi. Özellikle 1980’li yıllarda Türkiye’deki birçok minibüsün, otobüsün, kahvehanenin, lokantanın ve evlerin duvarlarını süsledi. Eserin Türkiye sınırlarına girişi ise sanat dünyasından bağımsız olarak oldukça ilginç bir iddiaya dayanmaktadır. Söz konusu kapakta yer bularak dikkat çeken hüzünlü çocuk portresi, takma isim kullanan Fethullah Gülen'in kaleme aldığı 'Bu ağlamayı dindirmek için yavru' başlıklı makalesi eşliğinde yayımlanarak kısa sürede popüler Türk kültürünün en tanınan simgelerinden birine düşüşti. Zaman geçtikçe resim hakkında korkutucu söylentiler yayılmaya başladı. İngiliz basınındaki kurnaz haberlerin etkisiyle, tablonun uğursuz ve lanetli olduğu yönünde güçlü iddialar ortaya atıldı. Eserin girdiği her eve hastalık, felaket, yangın ve ölüm taşıdığı ileri sürüldü. Bu iddiaların sonucunda binlerce tablo korkuyla imha edildi.
Sonsuz Evrim ve Ressamın Sessiz Vedası
Akademik geçmişi olan ressamın eserleri, farklı ülkelerin pazarlarına ve değişen tüketici taleplerine göre yıllar içinde inanılmaz değişimler geçirdi. Orijinal eserde ela gözlü ve kumral saçlı olan o masum çocuk, zamanla sarışın ve mavi gözlü bir çehreye büründü. Bunun yanı sıra ceketinin modeli bazen yamalı ve yırtık pırtık, bazen fularlı, bazen de son derece şık olacak şekilde değiştirildi. Değişim bununla da sınırlı kalmadı; çocuğun cinsiyeti kıza dönüştürüldü ve yaşı da sürekli küçültülüp büyütülerek farklı versiyonlar oluşturuldu. Her coğrafyanın zevkine uyum sağlayan bu versiyonlar arasında tek bir şey hiç değişmedi: izleyenin kalbini sızlatan o nemli gözler ve acı dolu bakışlar. Sanat dünyasında derin izler bırakan İtalyan ressam Bruno Amadio, 22 Eylül 1981 tarihinde İtalya'nın Padova şehrinde, 70 yaşındayken yemek borusu kanseri mücadelesini kaybederek yaşama veda etti.
