Türkiye'nin havacılık tarihinde çığır açan Bedriye Tahir Gökmen, tüm engellemelere göğüs gererek gökyüzüyle buluşan ilk Türk kadın pilottur. 1932 yılında Vecihi Uçuş Okulu bünyesinde havacılık eğitimi alan cesur kadın, o dönem Gökmen Bacı adıyla efsaneleşti. Hem devlet memurluğu görevini yürütüp hem de zorlu uçuş derslerine katılarak Türk sivil havacılığının öncüsü olmayı başardı.
Gökyüzüne Uzanan Tutku ve Zorlu Mücadele
Genç kadının havacılık serüveni, 1932 senesinde adım attığı Vecihi Uçuş Okulu ile resmiyet kazandı. Gündüzleri memur olarak çalışan Bedriye Tahir, mesai saatlerinin dışındaki tüm vaktini göklerde geçirdi. Gösterdiği üstün gayret sayesinde 1933 yılında uçuş brövesini almaya hak kazandı. Kendisine duyulan derin hayranlığın bir nişanesi olarak, dönemin önemli havacısı Abdurrahman Türkkuşu ona 'Gökmen' lakabını verdi. Bu anlamlı lakap, 1934 yılında yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile birlikte onun resmi soyadı haline geldi.
Ağır Bedeller ve Kapanan Okul Kapıları
Bedriye Tahir Gökmen, sadece gökyüzünün zorlu fiziksel koşullarıyla değil, aynı zamanda toplumun önyargılarıyla da mücadele etmek zorunda kaldı. Dönemin muhafazakar çevrelerinden büyük tepkiler aldı. Havacılık tutkusundan vazgeçmediği gerekçesiyle aylığından cezalar kesildi. Yaşadığı ağır engellemeler ve psikolojik baskılar, en nihayetinde onun işinden kovulmasıyla sonuçlandı. Karşılaştığı zorluklar bunlarla da sınırlı kalmadı:
- Havacılık sevdası yüzünden karşılaştığı toplumsal engellemeler ve işinden kovulma süreci
- 1933 yılında büyük bir özveriyle elde ettiği brövesinin onaylanması için girilmesi gereken resmi sınavlar
- Sınav günü okulun tek faal uçağının kırım geçirmesiyle yaşanan büyük talihsizlik
Tarihler 1934 yılını gösterdiğinde, Vecihi Uçuş Okulu öğrencilerinin lisanslarının onaylanması amacıyla Hava Kuvvetleri Müsteşarlığı tarafından bir sınav düzenlenmesi talep edildi. Ancak sınav heyeti okula ulaştığında, kurumun tek çalışır durumdaki uçağı kaza geçirmişti. Uçak kırım geçirdiği için sınav gerçekleştirilemedi. Sınav komisyonunun tekrar gelmeyi reddetmesi üzerine okul faaliyetlerine son vermek zorunda kaldı. Bu talihsiz olay neticesinde Gökmen Bacı'nın pilotluk brövesi resmi makamlarca onaylanamadı.
Havacılık Tarihindeki Ölümsüz Mirası
Uçuş okulunun kapatılması ve işinden çıkarılmasının ardından, Bedriye Tahir Gökmen sessizliğe büründü. Tarihi kayıtlarda, bu dönüm noktasından sonraki yaşamına dair hiçbir bilgiye rastlanmamaktadır. Gökmen Bacı'nın sonraki ömrünü nasıl geçirdiği bilinmese de, onun cesareti ve göklere olan tutkusu asla unutulmadı. O, adını Türk havacılık tarihine altın harflerle yazdırarak kendisinden sonraki nesillere yol gösteren ebedi bir meşale oldu.
