Türk edebiyatının ve şiir dünyasının en seçkin, en özgün kalemlerinden biri olan şair ve yazar Bahaettin Karakoç, 5 Mart 1930 tarihinde Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü kasabasında dünyaya gelmiştir. Kendisi gibi edebiyat dünyasında derin izler bırakan usta şairler Abdurrahim Karakoç ve Ertuğrul Karakoç ile kardeş olan usta edebiyatçı, aileden gelen bu güçlü edebi birikimi ömrü boyunca başarıyla taşımıştır. Usta şair, ömrünü kelimelerin ve mısraların gücüne adamıştır. Ardından, 16 Ekim 2018 günü tedavi gördüğü Kahramanmaraş'taki bir hastanede 88 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Edebi kimliğinin yanı sıra yayıncılık faaliyetleri ve kurduğu kültürel köprülerle de Anadolu'nun o gür sesini tüm ülkeye ve dünyaya duyurmayı başarmış bir kültür insanıdır.
Köy Enstitülerinden Sağlık Hizmetine Uzanan Yaşam Yolculuğu
Bahaettin Karakoç'un eğitim hayatı ve memuriyet yılları, onun halkla iç içe olan karakterini ve eserlerindeki insani derinliği besleyen en önemli unsurların başında gelmektedir. İlk eğitim adımlarını doğduğu köyde atan Karakoç, çocukluk yıllarında edindiğı bu yerel birikimi daha sonra Adana-Düziçi Köy Enstitüsü’ne adım atarak akademik bir düzeye taşımıştır. Buradaki eğitiminin ardından ülkenin en prestijli eğitim yuvalarından olan Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne geçiş yaparak buradan mezun olmuştur. Diplomasını aldıktan sonra sadece yazın dünyasında kalmamış, memleketi Kahramanmaraş’taki çeşitli sağlık kuruluşlarında sağlık memuru sıfatıyla uzun yıllar halka hizmet vermiştir. Meslek hayatının son demlerinde Kahramanmaraş Verem Savaş Dispanseri bünyesinde görev alan usta kalem, 1982 senesinde bu görevinden emekliye ayrılmıştır. Emeklilikle birlikte tamamen şiire odaklanmıştır. Beş erkek ve dört kız olmak üzere toplamda dokuz evlat babası olan Karakoç, aile yaşantısı ile yoğun çalışma hayatını başarıyla dengede tutmuştur.
Dolunay Dergisi ve Edebiyatta Anadolu Rüzgarı
Emeklilik hayatıyla birlikte edebiyat çalışmalarına hız veren usta sanatçı, farklı gazete ile dergilerde kaleme aldığı nitelikli yazılarla edebiyat çevrelerinde ses getirmeyi sürdürmüştür. Kahramanmaraş merkezli olarak 1986 ile 1987 yılları arasında okuyucuyla buluşturduğu Dolunay dergisi, dönemin sanat çevrelerinde ve şiir dünyasında adeta yeni bir soluk olarak kabul edilmiştir. Anadolu'nun bağrından yükselen bu edebi çığlık, kısa sürede ülkenin dört bir yanındaki genç şairler ve yazarlar için bir okul niteliği kazanmıştır. Bu yayın faaliyetiyle de yetinmeyen Karakoç, her sene edebiyatseverleri bir araya getiren geleneksel Dolunay Şiir Şölenleri organizasyonunu başlatarak şiirin sesini meydanlara taşımıştır. Birçok şiiri değişik formlarda bestelenmiştir.
Uluslararası Başarılar ve Ödüllerle Dolu Bir Kariyer
Edebi yeteneği ve şiir dünyasına kazandırdığı değerler sayesinde Bahaettin Karakoç, ömrü boyunca pek çok prestijli ödülle taltif edilerek onurlandırılmıştır. Şairin gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde kazandığı bu büyük başarılar, onun Türk edebiyatındaki kalıcı yerini ve önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Karakoç'un edebiyat dünyasındaki en önemli dönüm noktaları, ödülleri ve başarıları şu şekilde sıralanmaktadır:
- 1986 Yılı Şairi: Türkiye Yazarlar Birliği tarafından kalitesi ve özgünlüğü tescillene rek yılın şairi ödülüne layık bulunması,
- Uluslararası Temsil: 1989 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Türkiye'yi temsil etmek üzere görevlendirilerek ünlü Struga Uluslararası Şiir Akşamları Festivali'ne katılması ve orada hazırladığı bildiriyi başarıyla sunması,
- Münacaat Birinciliği: 1991 yılında Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen büyük Münacaat Yarışması'nda, edebi dehasını yansıtan ve geniş kitlelerce çok sevilen ünlü "Beyaz Dilekçe" isimli şiiriyle birincilik ödülünü kazanması.
Şairin bu başarıları, onun sadece bir şiir yazarı olmadığını, aynı zamanda Türk dilinin ve kültürünün uluslararası alandaki en güçlü elçilerinden biri olduğunu açıkça göstermektedir. Vefatının ardından geride bıraktığı zengin edebi miras, bugün de genç nesillere ilham vermeye devam etmektedir. Sanatçının adı şiirimizle anılmaktadır.
