Çerkez kökenli araştırmacı yazar ve gazeteci Aytunç Altındal, dinler tarihi, felsefe ve gizli cemiyetler üzerine kaleme aldığı ezber bozan eserleriyle Türkiye'nin en çok tartışılan entelektüellerinden biri oldu. 12 Ocak 1945 tarihinde İstanbul Bakırköy'de dünyaya gelen yazar, 68 yıllık ömrüne sığdırdığı uluslararası akademik başarılar, siyasi davalar ve sürgünlerle dolu hareketli bir yaşamın ardından 18 Kasım 2013'te yine doğduğu şehirde kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Kaleme aldığı eserler ve yürüttüğü uluslararası projeler sayesinde sadece Türkiye'de değil, dünya çapında da derin izler bıraktı.
Eğitim Yılları ve Yazın Dünyasına Giriş
Asıl adı Aytun olan yazar, dört çocuklu bir ailenin en küçük üyesiydi. Futbolculuk ve Beşiktaş kulübünde Haysiyet Divanı Başkanlığı yapan Cavit Bey ile ev hanımı Fatma Hanım'ın oğlu olarak İstanbul'da büyüdü. İlk öğrenimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra, ortaokul eğitimini 1956 yılında Diyarbakır'da bitirdi. Lise yıllarını ise Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liseleri arasında mekik dokuyarak geride bıraktı. Ardından yönünü yurt dışına çeviren Altındal, 1969 ile 1971 yılları arasında Gurnsey Writer's School bünyesinde eğitim aldı. Eğitim hayatına daha sonra Fransa'da devam ederek, 1977 yılından itibaren Sorbon Üniversitesi Fransızca Eğitim bölümünde akademik çalışmalar yürüttü.
Yazı hayatına 1964 yılında adım atan Altındal; Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Günaydın ve Yenigün gibi saygın gazetelerde makaleler yazdı. Şiir, deneme ve inceleme türlerindeki özgün eserlerinin yanı sıra çeviri dünyasında da adından söz ettirdi. Toplamda dokuz çeviri kitabına imza atarken, fikirleri nedeniyle yedi kitabı dönemin yönetimleri tarafından yasaklandı. Yazdığı şiirler Varlık, Sanat Edebiyat, Süreç ve Bilim-Sanat gibi önemli dergilerin yanında Amerika ile İzlanda'daki edebiyat yayınlarında da okuyucuyla buluştu.
Sürgün Yılları ve Uluslararası Akademik Başarılar
Fikirleri nedeniyle sık sık yargılanan araştırmacı, 1973 yılında yayımladığı Partizan adlı şiir kitabı sebebiyle orduya hakaret suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. On yıl sürün hukuk mücadelesinin neticesinde yedi buçuk yıl hapis cezasına çarptırılınca çareyi yurt dışına gitmekte buldu. İsviçre'ye yerleşen yazar, 1975 yılında burada "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" başlıklı çalışmasını yayımladı. Yayıncılık alanında da adımlar atan Altındal, Türkiye'de 1977 yılında Havass, 1984 yılında ise Süreç yayınlarını kurarak entelektüel dünyaya katkı sundu. 1983 yılında Zürih'te kurduğu Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisi'ni on yıl boyunca başarıyla yönetti.
Yurt dışındaki çalışmalarıyla küresel ölçekte kabul gören araştırmacı, 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini üstlendi. Ardından 1992 yılında İngiltere Edinburgh'daki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunun yönetim kuruluna girmeyi başardı. Aynı dönemde İngilizce olarak yayımlanan ve büyük ses getiren Three Faces Of Jesus (Üç İsa) adlı yapıtı, sonraki yıl Rusça'ya da tercüme edildi. 1993 yılında uluslararası bilim çevrelerinde yükselişini sürdürerek hem Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu Bilimsel Kurulu üyeliğine getirildi hem de Avusturya'daki Graz Üniversitesi'nin prestijli konferansında oturum başkanlığı yaptı.
Küresel Temsil ve Entrikalar Dünyası
1995 yılı Altındal'ın kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. New York merkezli Carnagie Council On Ethics And International Affairs bünyesine davet edilen ilk ve tek Türk konuşmacı unvanını kazandı. Aynı sene Birleşmiş Milletler ile bağlantılı olan Global Forum organizasyonunda uluslararası danışman olarak görev aldı. Bilim dünyasına sunduğu katkılar arasında ünlü fizikçi Isaac Newton'un daha önce hiç bilinmeyen bir eserini gün yüzüne çıkarmak da yer alıyordu. Kültürel alandaki üretkenliğini sinema ve tiyatroya da taşıyarak, Uğur Mumcu'nun hafızalara kazınan Sakıncasız isimli eserinin yapımcılığını üstlendi.
Özel yaşamında ilk evliliğini İsviçre'de bulunduğu dönemde Carol Hanım ile gerçekleştiren Altındal, ikinci evliliğini ise Ayşe Hanım ile yaptı. Bu evliliklerinden dünyaya gelen Ahmet, Emine ve Zeyno adlarında üç evlat sahibi oldu. Kanserle mücadelesinin ardından aramızdan ayrılan yazarın geride bıraktığı zengin miras, bugün hala araştırmacılara ışık tutmaya devam etmektedir.
Eserleri
Yazarın din, felsefe, siyaset ve gizli örgütler üzerine yayımladığı başlıca eserler şunlardır:
- Gül Ve Haç Kardeşliği
- Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
- Bilinmeyen Hitler
- Üç İsa
- Vatikan Ve Papa'nın Gizli Türkiye Senaryosu
- Devlet ve Kimlik
- Türkiye'de Ve Dünyada Casuslar
- Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
- Türkiye ve Ortodokslar
- Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler Kitabı
- Türkiye ve Kadın
- Dünün Belgeleri Yarının Tarihi
- Yoksul Tanrı
- Tyanalı Apollonius
