Aydın Engin, tiyatro sahnelerinden Yeşilçam senaristliğine, aktif siyasetten cesur gazetecilik yazılarına uzanan fırtınalı yaşamıyla Türk basın ve kültür hayatının en üretken isimlerinden biridir. Terzi Sadık Engin ve Adalet Engin çiftinin oğlu olarak 12 Şubat 1941 tarihinde Ödemiş'te dünyaya gelen Engin, 24 Mart 2022'de İstanbul'da yaşamını yitirmiştir. Ortaöğrenimini 1957 senesinde Ödemiş Lisesi'nde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren genç yazar adayının hayatı, geçimini sağlamak adına yaptığı daktilo işleriyle tamamen değişti. Edebiyat dünyasının tanınan isimleri Adalet Cimcoz ve Tahir Alangu gibi yazarların yazılarını daktiloya çekerken yazarlık mesleğiyle tanışan Engin, hukuk eğitimini yarıda bırakarak tiyatro sahnelerine ve oradan da ülke gündemini belirleyen gazetecilik mesleğine yönelmiştir.
Sahne Işıkları ve Yeşilçam Yılları
Hukuk öğrenimini yarıda bıraktıktan sonra amatör olarak Gençlik Tiyatrosu bünyesinde oyunculuğa başlayan Aydın Engin, sanatı profesyonel bir yaşam biçimi olarak benimsedi. Askerliğini yedek subay öğretmen olarak yaptı. Bu dönemde ilk oyunu 'Aykırı'yı yazdı. Eser, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu tarafından sahnelendi ve yazarın dramaturg ve oyuncu olarak çalışmasının kapısını araladı. Tiyatro alanındaki bu ilk başarısının ardından, sinemamızın efsane ismi Yılmaz Güney'in özel senaristliğini üstlendi. Yeşilçam sineması için çok sayıda senaryo üreten üretken yazar, bu filmlerin hiçbirine kendi imzasını koymadı. Sanat dünyasında güçlü bir dayanışma sergileyen yazar, 1967 senesinde yakın dostlarıyla birlikte yeni bir sanat topluluğu kurdu.
Halk Oyuncuları adı verilen bu önemli tiyatro topluluğunun kurucu kadrosu oldukça güçlüydü. Topluluk kurucuları şu isimlerden oluşuyordu:
- Tuncel Kurtiz
- Tuncer Necmioğlu
- Umur Bugay
- Müjdat Gezen
Ekip arkadaşlarıyla birlikte tiyatro serüvenini sürdüren Engin, bu süreçte toplumsal yergi niteliğindeki 'Devri Süleyman' oyununu yazdı ve yönetti. Oyun çok büyük ilgi gördü. Eser tiyatro çevrelerinde yankı uyandırdı.
Daktilodan Manşetlere: Gazetecilik Mücadelesi
Tiyatro alanındaki çalışmalarına 1969 yılında son veren Aydın Engin, hayatının geri kalanına yön verecek olan gazetecilik mesleğine adım attı. Haftalık yayımlanan Yeni Ortam dergisinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev üstlenen gazeteci, 12 Mart Darbesi döneminde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra günlük bir gazeteye dönüşen Yeni Ortam'da yazı işleri müdürlüğü görevine devam etti ve aynı dönemde gazetedeki köşesinde ilk köşe yazılarını yazmaya başladı. 1974 yılına gelindiğinde, eşi Oya Baydar ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile birlikte kuramsal nitelikli 'İlke' dergisinin yayın hayatına başlamasını sağladı. 1976 yılında Politika gazetesinin başına geçti. Burada Genel Yayın Müdürü olarak çalıştı. Bu gazetede kaleme aldığı ve geniş kitlelerce takip edilen 'Tırmık' başlıklı köşesi, cesur eleştirileri nedeniyle yazar hakkında çok sayıda dava açılmasına neden oldu.
Sürgün ve Almanya Dönemleri
Türkiye'deki gergin siyasi ortamın tam ortasında, 1980 yılında cezaevinde bulunduğu sırada yazar hakkında sürmekte olan başka bir davadan dolayı yedi buçuk yıl hapis cezası kararı verildi. Ancak bürokratik bir hata sonucu serbest bırakılınca, tutukluluk halinin devam etmesi gerektiğini bilen yazar Haziran 1980'de ülkeden ayrılmayı tercih etti. Bu ayrılışın ardından gerçekleşen 12 Eylül Darbesi, Engin'in Türkiye'ye dönmesini uzun yıllar boyunca engelledi. Hayatını tam 12 yıl boyunca siyasi mülteci statüsünde Almanya'da sürdüren Engin, bu süre zarfında ülkesindeki davaların gıyabında sonuçlanmasıyla ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Almanya yıllarında da entelektüel üretimini durdurmayan yazar, hayatının bu en zorlu dönemini yine yazarak ve düşünerek geçirdi. Uzun ve üretken ömrünün son durağı İstanbul olan Aydın Engin, 24 Mart 2022 tarihinde bu şehirde hayata gözlerini yumdu.
