Türk tiyatro, sinema ve dizi sektörünün önemli isimlerinden biri olan Ayça Damgacı, 29 Temmuz 1973 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Başından geçen sıradışı bir aşk hikayesini beyaz perdeye taşıdığı "Gitmek" adlı sinema yapımı ile geniş kitleler tarafından tanındı. Senaristliğini üstlendiği ve başrolünü oynadığı bu özel eserle ödüllere layık görülerek sanat dünyasında kendisini kanıtladı. Sanatçının şekillenen kariyer yolculuğu, çok yönlü üretim yeteneğiyle yıllar içinde olgunlaştı.
Eğitim Hayatı ve Sanata İlk Adımlar
İstanbullu bir ailenin çocuğu olan Damgacı'nın babası Batı Trakya'dan göç eden İsmet Damgacı, annesi ise Müşerref Damgacı'dır. Gençlik yıllarında Nişantaşı Kız Lisesi'nde öğrenim gördükten sonra yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü'ne adım attı. 1990 ile 1995 yılları arasında burada okumasına rağmen diplomayı almadan okuldan ayrılma kararı verdi. Babasının çeviri ofisinde çalışarak iş hayatına atıldı. Aynı zamanda müzikle de yakından ilgileniyordu. Oyunculuğa yönelmek amacıyla Şahika Tekand tarafından yönetilen Oyunculuk ve Sanat Stüdyosu'nda eğitim aldı. Şahika Tekand'ın atölyesindeki oyunculuk derslerinin ardından teorik altyapısını güçlendirmek isteyen Damgacı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesindeki Tiyatro Eleştirmenliği Bölümü'ne kaydolarak eğitim hayatını yeni bir boyuta taşıdı.
Tiyatro Sahnesi ve Müzikal Üretkenlik
Profesyonel sahne yaşamına ise 1998 yılında Tiyatro Oyunevi kadrosuna dahil olarak başladı. Bu çatı altında 2012 senesine kadar hem oyuncu hem de yardımcı yönetmen olarak aktif üretim gerçekleştirdi. Arkadaşlarıyla kurduğu müzik grubunda da şarkı söyledi. Bu toplulukla çeşitli dillerde şarkılar seslendirerek kültürel zenginliğe önemli katkılar sundu:
- Kürtçe
- Ermenice
- Rumca
- Çingenece
Tiyatro Biriken bünyesinde 2007 yılında hazırlanan ancak karşılaştığı muhafazakar çevrelerin yoğun tepkileri nedeniyle sahnelenmesi geciken ve nihayet 2010 yılında seyirciyle buluşabilen tartışmalı "Yala ama Yutma" adlı oyunda önemli bir rol üstlendi. Türkiye gösterimlerinin ardından pek çok uluslararası festivalde sahneye çıkan Damgacı, bu projede dünyaya gönderilmiş bir meleği canlandırdı. Sanatçı, 2012 yılında yine aynı tiyatro ekibiyle Özen Yula imzalı "Sahibinden Satılık" oyununda sahne aldı. Büyük şehirde varlık mücadelesi veren alt sınıf insanların yaşamlarını anlatan bu oyun, New York'ta Handan Özbilgin Bromley rejiörlüğünde Amerikalı tiyatroseverlerle buluştu.
Sinema Serüveni ve Sınırları Aşan Gerçek Aşk
Ayça Damgacı'nın sinema dünyasındaki ilk tecrübesi, Ravin Asaf yönetmenliğinde hayata geçen 2004 yapımı "Sarı Günler" isimli filmle gerçekleşti. Yıkıma uğramış bir Kürt köyündeki çocuk grubunun liderinin kız kardeşini oynadığı bu yapım, hayatının en önemli dönüm noktalarından birine vesile oldu. Rol arkadaşı Hama Ali Khan ile çekim döneminde başlayan yakınlaşma, sınırları aşan bir aşk hikayesine dünüştü. Çekimlerin tamamlanmasının ardından Irak'a dönen sevgilisine ulaşabilmek için savaş bölgesine gitmeyi göze alan başarılı oyuncu, sınır engellerine takıldı. Engelleri aşabilmek için büyük çaba sarf eden çift, zorlu koşullar altında sadece İran'da bir araya gelerek kısa bir süre birlikte kalabildi. Sınırları ve savaş koşullarını aşmaya çalışan bu gerçek yaşam mücadelesi, kendisinin kaleme alacağı "Gitmek" filminin senaryosuna hayat verirken oyuncunun sinema dünyasında adını duyurmasına ve prestijli ödüller kazanmasına zemin hazırladı.
