Ayça Damgacı, 29 Temmuz 1973'te İstanbul'da dünyaya geldi. Tiyatro sahnesinden sinema perdisine, müzikten yönetmenliğe uzanan çok yönlü bir sanatçı kimliği taşıyan Damgacı, özellikle 2008 yapımı "Gitmek: Benim Marlon ve Brandom" filmiyle hem Türkiye'de hem de uluslararası festivallerde adından söz ettirdi. Senaryosunu bizzat kaleme aldığı ve başrolünü üstlendiği bu film, kendi yaşadıklarından beslenen gerçek bir aşk yolculuğunu konu alır.
Eğitim ve Sahnede İlk Adımlar
Babası iktisatçı İsmet Damgacı, annesi Müşerref Damgacı olan Ayça, öğrencilik yıllarını Özel Selin Koleji ve Nişantaşı Kız Lisesi'nde geçirdi. 1990'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne başlayan Damgacı, bir süre sonra iktisat yerine sahneyi seçmeye karar verdi. Şahika Tekand Oyunculuk ve Sanat Stüdyosu'nda aldığı oyunculuk eğitiminin ardından babasının çeviri bürosunda ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nda çalıştı. Ardından üniversite sınavlarına yeniden girdi ve İstanbul Üniversitesi Dramaturji ve Tiyatro Eleştirmenliği bölümünden mezun oldu.
1998'de Mahir Günşiray'ın kurucusu olduğu Tiyatro Oyunevi ile yolları kesişti. 2012'ye dek bu çatı altında pek çok oyunda rol aldı, aynı zamanda yardımcı yönetmenlik üstlendi. Sahne kariyeri yurt dışına da taştı: 2012'de New York LaGuardia Performing Arts Center'da Özen Yula'nın «Sahibinden Kiralık» oyununda yer aldı; 2015'te ise İstanbul Beyoğlu'ndaki Sismanoglio Megaro binasında, Agapi Molivyatis'in günlüğünden esinlenerek kendi oluşturduğu «Lodos ve Afros» performansını sergiledi.
"Gitmek" ve Uluslararası Ödüller
Hikâyenin arka planı 2001 yılına dayanır. O yaz Kuzey Iraklı Kürt yönetmen Ravin Asaf'ın filminde oynamak için Adıyaman'daki sete giden Damgacı, Kürt oyuncu Hama Ali Khan ile tanışır ve ikili birbirine âşık olur. Çekimler sona erdiğinde Khan Türkiye'de kalamaz ve Irak'a geri döner. 2003 Irak savaşının gölgesinde sevgilisine ulaşmaya çalışan Damgacı, Irak sınırını geçemeyince ikili İran'da buluşur. Khan'ı arkadaşlarına «tam bir Kürt Marlon Brando» diye tanımlayan Damgacı, bu yolculuğu zamanla bir senaryoya dönüştürür.
Senaryoyu Damgacı ile birlikte yazan Kürt yönetmen Hüseyin Karabey filmi çekti. «Gitmek», ilk kez Rotterdam Film Festivali'nde seyirciyle buluştu. Ardından uluslararası arenada bir dizi ödül kapısını araladı:
- 2008 — 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu
- 2008 — 15. Altın Koza Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu (Selen Uçer ile paylaşımlı)
- 2008 — 14. Uluslararası Saraybosna Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu
- 2009 — 13. Nürnberg Türkiye-Almanya Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu
- 2009 — 14. Fas-Tetouan Mediterranean Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu
Sinema, Televizyon ve Müzik
Damgacı'nın filmografisi yalnızca «Gitmek»le sınırlı değildir. 72. Koğuş, Unutma Beni İstanbul, Yozgat Blues, Ay Lav Yu ve Garip Bülbül Neşet Ertaş başta olmak üzere çeşitli sinema projelerinde rol üstlendi. 2021'de ise «Patrida» adlı kısa metrajlı filmin yönetmen koltuğuna oturdu; söz konusu film 14. Documentarist Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne lâyık görüldü.
Televizyon dünyasında Avlu, Aramızda Kalsın ve O Hayat Benim dizilerinde dikkat çeken roller üstlendi. Müzik alanındaki varlığını ise kurucusu ve vokalistliğini üstlendiği Göçebe Şarkılar grubuyla sürdürüyor. Tiyatro sahnesinde Franz Kafka'dan Gogol'e, Bernard Marie Koltès'ten Werner Schwab'a uzanan geniş bir repertuvarı başarıyla yorumlayan Damgacı, 2011'de «Beklerken» oyunundaki performansıyla Direklerarası Tiyatro Ödülleri'nde Küçük Salon En İyi Kadın Oyuncu seçildi.
